ILO yayınladığı rapor ile  PTT-SEN’i haklı buldu

Uluslararası çalışma standartlarını belirleyen Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)  PTT-SEN’in yaşamış olduğu toplu sözleşme hakkı gaspına dair ve bu konuda Türkiye Hükümetinin sorumluluğunu işaret eden rapor yayınladı. 

Haber Giriş Tarihi: 29.12.2025 19:25
Haber Güncellenme Tarihi: 29.12.2025 19:25

PTT-SEN kurulduğu 2019 senesinden bu yana iş kolu barajı üstü kalarak toplu iş sözleşmesi (TİS) yapmaya yetkili sendika konumunda iken iş kolu değiştirilerek hile ile örgütlenmenin önüne geçilmek istenmişti. Yaşanan süreci Cenevre ILO merkez ofislerine, Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi’ne taşıyan PTT-SEN incelemeler sonucunda hazırlanan raporun lehlerine olduğunu açıkladı.

Bağımsız sendikacılıkta bir ilke imza attı

Kurulduğu günden bu yana PTT’den ihale alan taşeron şirketlerden Metroyol, Berteks, Erhanlar, Saf ve Avrasya adi ortaklığı, Park Konak, UFS, Latin Atçı ortaklığı şirketlerinde çoğunluğu sağlamış, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusunda bulunarak yetki belgesi almıştır denilen açıklamada, “Berteks ve Erhanlar şirketlerinde süreci tamamlamış, Berteks şirketinde çalışanların TİS farkı geçmişe dönük çalışanlara yatırılmış, Erhanlar şirketi iflas göstererek kaçmış, çalışanların da alacaklarına çökmüştür. Geriye kalan tüm girişimlerimizde yetki itiraz süreçleri şirketlerin ihale bitiminden sonra sonuçlanmış veya şirketlerin ihalesi bitse de davaları devam eder durumdadır. Kuruluşumuzdan itibaren bu başarıları sağlamamız kimi kesimleri rahatsız etmiş yönetimimizin haksız şekilde işten çıkarılması gibi süreçlerle de karşılaşsak da mücadele etmeye devam ettik. Tüm yargı kararları lehimize sonuçlansa da geç gelen kararlar şirketlerin kazancına dönüşmüş çalışanların TİS’ten kaynaklı kazançları bürokrasi, yargı boşluklarından yararlanan şirketler tarafından işçinin alacağına çökme pratiğine dönüşmüştür. Son dönemlerde şirketler iş kolu değişikliğine giderek örgütlenmenin tamamen önüne geçme çabalarını sürdürmektedir. Tüm bunlara karşı sendika olarak yargı, bürokrasi kanallarını da sonuna kadar kullanmaya devam ediyoruz. Bununla beraber, 2024 senesinde ILO Türkiye Ofisi ile Ankara merkezlerinde yaptığımız görüşmede sendikamızın ve üyelerimizin yaşamış olduğu hak kayıplarını dile getirdik. Kendilerinin de desteğini alarak konuyu Cenevre ILO merkez ofislerine, Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi’ne taşımış bulunuyoruz. Komite’nin detaylı incelemeler sonucunda hazırlamış olduğu ve sonucunda lehimize kanaat bildiren rapor 3 Aralık 2025 günü yayınlanmıştır” denildi.

“İş kolu değiştirilerek hile ile örgütlenmemiz kırılmak istenmektedir”

Raporda özetle sorunların giderilmesi ve hukuki dava sonuçlarının ILO’ya bildirilmesi Türkiye hükümetinden istendiği vurgulanan açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı, “Türkiye hükümeti ILO’ya verdiği savunmada yaşadığımız süreçleri münferit bir olay olarak değerlendirerek sorumluluğunu kabul etmemektedir. Dahası ILO başvurumuz sonrasında gerçekleşen süreçte bile, sırf örgütlenmemizin önüne geçmek maksadıyla, işveren ve sarı sendikaların istekleri doğrultusunda, binlerce üyemizin çalıştığı iş kolu değiştirilerek hile ile örgütlenmemiz kırılmak istenmektedir. 2022-2024 arası ihaleyi kazanan Latin Atçı ortaklığı ve UFS şirketlerinde tüm ayak oyunlarına rağmen çoğunluğu sağlayarak aldığımız yetki belgelerine yapılan haksız itiraz davaları devam etmekte iken şirketlerin ihalesi bitmiştir. Bu ve benzeri çok sayıda örnek bizlere bunun münferit bir olay değil, sistematik devam eden bir hak kaybı olduğunu, hukuk sisteminde işverenlere açılan alanların işverenlerce örgütlenmeyi kırmak için fütursuzca kullandıklarının en açık göstergesidir. Sendikamız PTT-SEN tüm zorluklara, hukuki ve fiili engellemelere rağmen, yıllarca süren mücadelesi ile haklılığını ve meşruluğunu hem Türkiye işçi hareketi nezdinde hem de uluslararası mecralarda göstermiş bulunmaktadır. Yayınlanan ILO raporu yalnızca sendikamız PTT-SEN için değil tüm sendikal hareket ve işçi mücadelesi açısından kayda değer bir başarı olarak değerlendirmekteyiz. Günümüz bağımsız sendikacılıkta birçok ilki tecrübe eden bir sendika olarak, sahip olduğumuz özgün konumun ve omuzlarımızda taşıdığımız ağır sorumluluğun farkında olarak disiplin ve özveriyle hareket etmekteyiz. PTT taşeron işçileri ile birlikte olmaz denilen nice şeyi oldurduk, inanıyoruz ki gasp edilen toplu sözleşme hakkımızı da alacağız.”