
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) 59. kuruluş yıldönümü nedeniyle Kent Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Yapılan açıklamayı DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın okudu.
DİSK, işçi sınıfının sermaye düzenine karşı bir yanıtı olarak kurulmuş ve varlığını hep bu şekilde sürdürmüştür diyen Aydın, “DİSK, “Artık bu böyle gitmez” diyen işçilerin, tarihin akışını değiştirme iddiasıdır. Bizi kurtaracak olan kendi güçlü kollarımızdır. Bugün nüfusun dörtte üçü ücret gelirleri ile hayatını sürdürüyorken, işçi sınıfı bu toplumun üreten çoğunluğu iken, bizim hiçbir söz ve karar hakkımızın olmadığı bir düzen adım adım inşa edilmektedir. Bu düzenin değişmesi, örgütlü işçi sınıfı ile mümkündür. Bu düzeni değiştirebiliriz, değiştirmek zorundayız. İnsanca yaşadığımız bir ülkeyi; eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin ülkesini kurabiliriz ve kuracağız. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim. Acilen değiştirmemiz gereken ne varsa örgütlenerek değiştirebiliriz” dedi.
"Sadece gelirde değil, vergide adaleti sağlamanın yolu da örgütlü mücadeleden geçmektedir.2026 için asgari ücretin açlık sınırının altında belirlenmesinin nedeni de; hatta daha elimize geçmeden 1.350 lirasını enflasyon karşısında kaybetmemizin nedeni de sendikalaşmanın önündeki engellerdir; Türkiye işçi sınıfının örgütsüz bırakılmış olmasıdır ifadelerini kullanan Aydın, “Asgari ücretin bile altındaki en düşük emekli aylığı daha yılın ilk ayında 968 lira gerilediyse, 2025 sonunda emekliye verilen şubat ayı itibarıyla geri alındıysa nedeni bellidir: Emeklilerin örgütlenmesinin önüne türlü türlü engeller çıkaranlar, emekli sendikalarını kapatmaktadır. Sadece gelirde değil, vergide adaleti sağlamanın yolu da örgütlü mücadeleden geçmektedir. Son 12 yılda ücretlilerden kesilen toplam gelir vergisi 5,2 trilyon lira iken şirketlerin kârlarından alınan kurumlar vergisi 3,6 trilyon lirada kaldıysa; yani biz işçiler patronlarımızdan daha fazla vergi veriyorsak; üstelik vergi dilimlerinin düşük belirlenmesi nedeniyle 2026’da çok daha fazla vergi vereceksek; bu adaletsiz düzeni değiştirmek için örgütlenmekten başka bir çare yoktur. AKP hükümeti başta olmak üzere çeşitli hükümetler işçi sınıfının en önemli kazanımlarından olan kıdem tazminatına defalarca el uzatmaya kalkmış, DİSK başta olmak üzere işçi sınıfının direnişi karşısında her seferinde ellerini geri çekmek zorunda bırakılmıştır. Bu hakkımızı korumanın, geliştirmenin ve çocuklarımızın emanetine sahip çıkmanın yolu örgütlü olmaktır, örgütlerimizi büyütmektir" dedi.
"Gerçek bir demokrasi için örgütlü toplum şarttır"DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın açıklamanın devamında şunları söyledi;
"İşçilerin örgütlü mücadelesini büyütmek; sadece işçilerin meselesi değil aynı zamanda memleket meselesidir. Nüfusun büyük bir çoğunluğunu oluşturan ve sendikalı olduğunda hayatı durdurabilecek olan işçi sınıfı, örgütsüz kaldığında sadece işimiz, aşımız, ekmeğimiz değil demokrasimiz de tehditlere karşı savunmasız kalmaktadır. İktidarı ele geçirenler “Anayasa’yı tanımıyorum”, “Mahkeme kararlarını tanımıyorum”, “Seçimleri tanımıyorum”, “Seçmen iradesini takmıyorum” dediğinde; yargı siyasallaştığında ve güçlüleri denetlemesi gerekirken onların emrine girdiğinde tüm bunları önleyecek olan güç kimdir? Her zaman söylediğimiz gibi; gerçek bir demokrasi için örgütlü toplum şarttır. Örgütlü toplum için de işçi sınıfının örgütlü olması, sendikalı olması şarttır. Nüfusun üretici çoğunluğu olan işçi sınıfı ne kadar örgütlü ise Cumhuriyet’e ve demokrasiye çok daha güçlü sahip çıkabilecektir. Çünkü demokrasi işçinin ekmeğidir, haklarının güvencesidir. Bu bilinçle biz, 22 sendikamızla her türlü engele, baskıya, hukuksuzluğa rağmen tek tek, işyeri işyeri, iğne ile kuyu kazarcasına örgütlenmeye; işkolu barajlarını yıkmaya devam ediyoruz. Sendikalı olmak için direnen, grev hakkını grev yaparak savunan biz DİSK’liler, insanca bir yaşamı ve insanca bir ücret kavgasını işyeri işyeri, havza havza, meydan meydan örmeye devam ediyoruz. Kadını-erkeği, beyaz yakalısı-mavi yakalısı, tüm işkollarında çalışan ve asgari yaşamaya mahkûm edilmek istenen Türkiye’nin dört bir yanındaki sınıf kardeşlerimizle buluşmak için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. “Benim işyerim küçük işletme-büyük işletme, beyaz yaka-mavi yaka, tezgah başı masa başı” demeden bugün DİSK’li olmaya ilk adımı atabilirsiniz. Her üyelik sadece işyerindeki çalışma koşullarını düzeltmeye yönelik bir adım olmayacak; aynı zamanda DİSK’e bağlı sendikaların üye sayısındaki her bir artış gelirde, vergide ve ülkede artan adaletsizliklere karşı mücadelemize de güç verecek. Her yeni DİSK’li, kıdem tazminatına göz koyanların iki kere düşünmesini sağlayacak. DİSK’li olmak emeğimizi, ekmeğimizi, cumhuriyeti ve demokrasiyi savunan bir irade beyanı anlamına gelecek. Artık herkes biliyor, herkes farkında: Kurtuluş yok tek başına! O zaman kimse tek başına kalmayacak. Hemen şimdi örgütlü olacağız. Hemen şimdi, 59’uncu yılımızda bir kez daha söz vereceğiz: Tek bir işçi kardeşimizi tek başına bırakmayana kadar örgütlenme çabalarımıza devam edeceğiz."