18 yıllık BOSCH işçisi: Çocuklarım için gece taksiye çıkıyorum

MESS görüşmelerinin sonuçsuz kaldığı metal sektöründe, işçiler geçim derdini ek işlerle aşmaya çalışıyor. 18 yıllık BOSCH işçisi, “Çocuklarım için taksiye çıkıyorum” diyerek metal işçisinin geldiği noktayı özetliyor.

Haber Giriş Tarihi: 31.12.2025 08:32
Haber Güncellenme Tarihi: 31.12.2025 08:32

MESS ile Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından metal işçileri fabrika içinde eylemlere başladı. Ekonomik krizin etkisi metal işçilerinin yaşamında her geçen gün daha ağır hissedilirken, “Bir ayın bir sonraki aydan daha zor geçtiğini” söyleyen işçiler çıkış yolları arıyor. Kimi işçiler bu çıkışı ek iş yaparak bulmaya çalışıyor, kimi ise borç ve kumar batağına sürükleniyor. Ek iş yapanlar ailelerine ayıracak zaman bulamazken, kumar borcuna saplananlar her geçen gün daha karanlık bir tabloyla karşı karşıya kalıyor.

İstanbul dönüşü gece eve gitmek için otogardan bindiğim takside sohbet ettiğim şoför de bu tablonun bir parçasıydı. Kendisi 18 yıllık bir BOSCH işçisiydi ve haftada bir gün taksiye çıkıyordu. İçinde bulunduğu çıkmazı, “6 sene önce 950 lira kira ödüyordum, şimdi 20 bin lira. Ben o kadar zam almadım maaşıma. Şu an taksideyim çünkü çocuklarıma iyi bir gelecek bırakmak istiyorum” sözleriyle özetledi.

"Her sene aynı tiyatro"

MESS ile sendikalar arasındaki görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması sonrası başlayan fabrika içi eylemleri nasıl değerlendirdiğini sorduğumda, işçinin yanıtı umutsuzluğu açıkça ortaya koydu. “Temsilciler kimseye haber vermeden eylem yapmışlar. Gerçi haberimiz olsaydı da gitmezdik” diyen işçi, kendisi dahil birçok arkadaşında umutsuzluğun hakim olduğunu söyledi. Üç sendikanın da MESS ile “danışıklı dövüş” yaptığını düşünen işçi, “En iyi teklifi Birleşik Metal verdi ama onlar da sonunda anlaşacak gibi. Her sene aynı tiyatro. Ben neden altı ay boyunca enflasyonu bekliyorum?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

"Birlik olunca korku kalmıyor"

Sözleşme sonrası eline geçecek toplu paranın kredi kartı borçlarına gideceğini söyleyen işçi, metal işçilerinin nasıl bir borç sarmalına itildiğini de gözler önüne serdi. Bu gidişatın nasıl değişeceğini sorduğumda arabada kısa bir sessizlik oldu. Ardından, “Belki de korku var içimizde” dedi ve korkunun nasıl aşılabileceğini geçmiş deneyimlerle anlattı:

“Grev niye yasaklanır ki, en temel hakkımız. Fabrikaya zarar mı veriyoruz? 2015’te metal grevlerinde fabrikalara zarar mı verdik? O zaman korku yok muydu, vardı belki. Ama birlik olmamız bütün korkuları yok etti.”

"Zam vergiyle geri alınıyor"

Mevcut eylemleri yetersiz bulduğunu dile getiren işçi, yapılanların göstermelik kaldığını söyledi: “Çatal kaşıklarla protesto ediyorsun, ne işe yarıyor? Yarım saat iş bırakıyorsun, en sonunda kent meydanında basın açıklaması yapıyorsun. Buradan sonuç almamız imkansız. Yıllardır her sözleşme süreci böyle.”

En büyük sorun olarak ise vergi dilimini gösterdi. “Gerekirse maaşıma zam yapma ama vergi dilimini işçinin sırtına bindirme” diyen işçi, “Zam yapıyorsun ama vergi kesintisiyle geri alıyorsun. Üstüne bir de enflasyon karşısında eriyoruz. Günün sonunda 18 yıllık işçiyim, haftada bir taksiye çıkmak zorunda kalıyorum” sözleriyle tabloyu özetledi.

İhsan Çelepkolu