Öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik için Bursa'da binlerce öğretmen yürüdü

İstanbul Çekmeköy’de bir lisede bıçaklanan öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından Bursa'da öğretmenler, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü.

Haber Giriş Tarihi: 03.03.2026 17:29
Haber Güncellenme Tarihi: 03.03.2026 17:29

İstanbul Çekmeköy’de bir lisede 17 yaşındaki öğrencinin bıçaklı saldırısının ardından öğretmen Fatma Nur Çelik hayatını kaybetmişti. Fatma Nur Çelik’in katledilmesini protesto etmek için Bursa'da öğretmenler bugün iş bıraktı.

https://t.co/ycx43aSbjg

— BursaMuhalif Gazetesi (@BursaMuhalif) March 3, 2026

Eğitim sendikalarının çağrısıyla Fomara Meydanı'nda bir araya gelen binlerce öğretmen Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne yürüdü. Yürüyüş öncesi polis izin alınmadığını gerekçe göstererek yürüyüşe engel olmak istedi. Yapılan görüşmeler sonrası öğretmenler Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yürüdü.

Milli Eğitim bahçesine sığmayan öğretmenler bahçe dışına taştı. Öğretmenlerin Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesine girişini zorlaştırmak için bahçe kapısının bir kısmı kilitlendi. Öğretmenler tek kapıdan bahçe içerisine girdi.

"Somut ve kalıcı adımlar atılmadı"

Daha kaç öğretmenimizi kaybedeceğiz diye soran Anadolu Eğitim Sendikası (AES) İl Başkanı Göksel Koyuer, "Tüm kamu kurumlarında güvenlik görevlisi varken okullar kaderine terk edilmiş vaziyettedir. Tüm okullarda güvenlik görevlisi olması devletin asli görevidir" dedi.

Eğitim Gücü Sen Başkanı Okan Atar ise, "Kentler ve isimler değişse de eğitim çalışanlarının güvenlik kaygısı değişmiyor. Her olayın ardından güvenlik tedbirlerinin arttırılacağı açıklandı. Gördük ki bu açıklamar sahaya yansımıyor. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığını" söyledi.

"Ucube sistem öğretmenleri öldürüyor"

Bilimsellikten uzak, liyakatsiz yöneticilerin keyfi değişiklikleriyle ortaya çıkan ürün işte bu. Şiddet eğilimli, tanınamayan, tedavi edilemeyen çocuklar diyen Eğitim İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, “Bu cinayetin arkasındaki asıl failler başka. O bıçağı; öğretmeni değersizleştiren, eğitimi piyasalaştıran, bilimi reddeden bir zihniyet tutuyordu. Eğitim programlarında keyfi değişiklik son bulsun. Bilimsel temelli, uzun vadeli politikalar geliştirilsin. Erken müdahale mekanizmaları kurulsun. Okullarda Rehberlik hizmetleri güçlendirilsin. Öğrenci takip sistemi bilimsel hale getirilsin. Suç eğilimli davranışlar erkenden tespit edilsin. Yusuf Tekin ve siyasi irade sorumluluk alsın. Okullara kan bulaştıran Yusuf Tekin İstifa etsin. Biz yamalı bohça sistemin kurbanı olmak istemiyoruz. Bilimsizliğin, liyakatsizliğin bedelini canımızla ödemek istemiyoruz" dedi.

Okullarda şiddete artık yeter!

Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık diyen Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem, “Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.

Devlet Memurları Eğitim Sendikası Başkanı Metin Öksüz ise şunları söyledi, "Okulları korumasız bırakan anlayışın ve yıllardır yapılan uyarıların dikkate alınmamasının sonucudur. Bir kişi elinde bıçakla ya da silahla okula girebiliyorsa burada sistemsel bir çöküş var."

Okul giriş-çıkışlarında güvenlik eksikliğinin olduğunu ifade eden Hürriyetçi Eğitim Sen Bursa 1 No'lu Şube Başkanı Abit Şenel, " Okullarda savunmasız öğretmenler var. Okullarımıza çelik yelekle değil, kağıt, kalemle gitmek istiyoruz" dedi.

"Şiddet sarmalının karşısında olacağız"

Lakap takılan, sözlü hakaretlere uğrayan, yüksek ders notu vermesi için sosyal baskı uygulanan, ders işlenişi esnasında dikkate alınmayıp dışlanan ve en sonunda yaralama ve öldürme kastı ile fiziksel saldırıya uğrayan öğretmenlerin, kamuoyunda itibarsızlaştırılmasında bazı yetkililerin ve siyasilerin aleyhteki söylemlerini de unutmamak gerekir diyen TÖB-SEN Bursa Temsilcisi Serkan Bebek, "Bizler eğitim emekçilerine yönelik her türlü şiddetin karşısındayız. Siyasi aidiyeti, yaşam tarzı, üyesi olduğu sendikaya bakmaksızın eğitimciye yönelik şiddet sarmalının karşısında olacağız. Şiddeti besleyen büyüten bu bataklığın kuruması içinde elimizden geleni yapacağız, Şiddeti besleyen ve büyütenlere de buradan çağrı yapıyorum, bu tabłódaki sorumluluğunuzun farkına varın. Öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesi için, sadece yasal düzenlemeler yapmak yeterli değildir. Eğitimde şiddete son vermek için tüm yetkilileri acilen harekete geçmeye, şiddetin doğmasındaki paylarını görmeye davet ediyoruz" çağrısında bulundu.