Öğretmenlerin haklı mücadelesi polis şiddetiyle engellenemez!

Ankara’da açlık grevinin dokuzuncu günündeki özel sektör öğretmenlerine Bursa’dan destek geldi. Fomara Meydanı'nda yapılan açıklamada, mücadelenin sürdüreceği vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 23.06.2026 22:39
Haber Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 22:39

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının çağrısıyla Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürülen eylemler devam ediyor. Ankara’da direnişlerinin 10’uncu, açlık grevlerinin ise 9’uncu gününde olan özel sektör öğretmenlerine Bursa'dan desetek geldi. Fomara Meydanı'nda yapılan açıklamada öğretmenlerin talepleri bir kez daha dile getirildi.

Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada konuşan Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem, “Öğretmenlere yönelik müdahaleler tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler, günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta; dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır. Buradan açıkça soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır? Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın, öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir” çağrısında bulundu.

"Öğretmenlerin talepleri karşılanmalı"

Yaşananlar yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen meslektaşlarımızın sorunu olmadığını ifade eden Erdem, “Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır. Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir. Bizler öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddediyor; kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Taleplerimiz açıktır: Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir" dedi.