
Hatay'ın İskenderun ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde pastanede çalışan İskenderun Mesleki Eğitim Merkezi Yiyecek İçecek Hizmetleri 10. sınıf öğrencisi Mahir Buğra Karagön (16), elektrik akımına kapılarak 1 Mayıs günü hayatını kaybetmişti.
Yaşanan iş cinayeti sonrası TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Korkut, yazılı bir açıklama yaptı.
Ülkemizde işçi ölümleri adeta olağanmış gibi karşılanıyor diyen Korkut, “Her gün en az 5 işçiyi işyerlerinde kaybediyoruz. Bu ölümleri “kaza sonucu kayıp” olarak nitelendirmek mümkün değildir. Çünkü tümü, bilinen ve tekrar eden nedenlerle meydana gelmektedir. Bunun temel nedeni; işyerlerinin ölüm, yaralanma ya da sakatlanma öncesinde yeterince denetlenmemesi ve sonrasında da işverenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanmamasıdır. Bile bile gerçekleşen bu ölümlere “kaza” demek mümkün değildir. Bunlar iş cinayetidir, işveren ihmali kaynaklı ölümlerdir" dedi.
“MESEM, çocuk işçiliğine yasal bir kılıf oluşturmaktadır”Mesleki Eğitim Merkezleri kapsamı dışında da işyerlerinde çocuk işçi çalıştırılmakta ve çocuk işçi ölümleri yaşanmakta olduğunu hatırlatan Korkut, “Ancak MESEM, çocuk işçiliğine yasal bir kılıf oluşturmaktadır. 4+4+4 olarak tanımlanan zorunlu eğitimin 9. sınıftan itibaren sürdürülen bir parçası olan bu sistemde, haftada yalnızca 1 gün okulda teorik eğitim verilmektedir. Ancak bu teorik içerik, gerçek anlamda bir eğitim olarak değerlendirilemez; çocukları hayata hazırlayan nitelikte değildir. Çocuklar, MESEM kapsamında çok tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır. Bu durum, çıraklık eğitimi olarak tanımlanamaz; doğrudan çocuk işçiliğidir. MESEM uygulamalarında çocukları ve gençleri hayata hazırlayacak temel bilgi, bilimsel birikim, beceri ve duyarlılıkların geliştirilmesi söz konusu değildir. “Öğrenci” olarak adlandırılsalar da fiilen işletmelerde çalıştırılmakta ve ucuz işgücü olarak kullanılmaktadırlar. Bu nedenle MESEM’de yürütülen uygulama bir eğitim faaliyeti değil, çocukların gelişimini sınırlandıran bir süreçtir. Oysa Millî Eğitim Bakanlığı’nın temel görevi, çocuklara ve gençlere gerekli bilgi, bilim, beceri ve yeterlilikleri kazandırmaktır. Henüz 14 yaşındaki bir çocuğun işyerinde çalıştırılması eğitim olarak değerlendirilemez; bu durum, çocuğun kendini geliştirme ve gerçekleştirme hakkının ihlalidir. Bu süreçte çocuklar temel bilim eğitiminden uzak kalmakta, akranlarıyla oyun oynayamamakta ve kültürel etkinliklere katılamamaktadır" dedi.
“2025 itibarı ile işyerlerinde meydana gelen kaza sonucu 81 çocuk hayatını kaybetti”İş cinayetlerinin önlenmesi ve çocukların çok yönlü gelişiminin sağlanabilmesi için, MESEM adı altında sürdürülen çocuk işçiliğine son verilmesi zorunludur çağrısı yapan Korkut, “MESEM, çırak ve kalfa yetiştirme adı altında çocuk işçiliğini yaygınlaştıran bir sistem haline gelmiştir. Aynı zamanda işverenlere ücretsiz ya da düşük maliyetli işgücü sağlamaktadır. Çocuk işçiliğinin ve MESEM uygulamalarının yaygınlaşmasının temel nedenlerinden biri de yoksulluktur. Yapılan yasal değişikliklerin ardından MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısında düzenleme öncesi 159.000 den %150'nin üzerinde artış göstererek 400 binin üzerine çıkmıştır. Basın-yayın organlarına yansıyan haberlere göre; devlet tarafından çocuklara ödenen ücretlerin bir kısmı bazı işletmeler tarafından geri alınmakta, çocuklara mobbing uygulanmakta, yoğun çalışma temposu içinde tatil hakkı dahi kullandırılmadan, çoğu zaman cumartesi günleri de dahil olmak üzere çalıştırılmaktadırlar. Üstelik tüm bunlar, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadan, denetimsiz ve tehlikeli koşullarda gerçekleşmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre 2025 itibarı ile işyerlerinde meydana gelen kaza sonucu 81 çocuk hayatını kaybetti. Uygulamaya son verilinceye kadar, MESEM uygulaması yapılan işyerleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince çalışma koşulları, işçi sağlığı ve güvenliği açısından özel bir program çerçevesinde denetlenmeli, sonuçları kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bugüne kadar MESEM kapsamındaki işyerlerinde meydana gelen iş cinayetleri ÇSGB müfettişlerince incelenmeli, kaza nedenleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Çocuk işçiliği ile etkin mücadele konusunda ILO, sadece bakanlık ile değil sendikalar ve meslek örgütleri ile de iş birliği yapmalıdır. Okullarda En az 12 yıl Örgün Eğitim zorunlu olmalı, MESEM uygulaması tamamen kaldırılmalı, yoksul ailelerin çocuklarına eğitim bursu verilmelidir” çağrısı yaptı.