EMEP Bursa'dan Osman Mesten'in açıklamalarına tepki: Nefret saçarak canlıları tehdit ediyor, AKP gerçeklerini söylüyor

AKP Bursa Milletvekili Osman Mesten’in sokak köpekleriyle ilgili sözlerine tepki gösteren EMEP Bursa İl Örgütü, yaptığı açıklamada “Osman Mesten nefret saçarak canlıları tehdit ediyor, AKP gerçeklerini söylüyor” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 09.05.2026 18:43
Haber Güncellenme Tarihi: 09.05.2026 18:43

AKP Bursa Milletvekili Osman Mesten, “Can dost değildir, köpek değil, ittir. Mama değil, yaldır. Köpeklerin varlığı çocuklara, kadınlara saldırıdır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını hedef alan büyük bir terör organizesidir” söylemine Emek Partisi Bursa İl Örgütü tepki gösterdi.

Emek Partisi Bursa İl Örgütü yaptığı yazılı açıklamada ‘Osman Mesten nefret saçarak canlıları tehdit ediyor, AKP gerçeklerini söylüyor’ dedi.

Son iki yıldır AKP eliyle yaratılan sokak hayvanlarına yönelik “tehlikeli” algısı ve Meclisten ısrarla geçirilmeye çalışılan katliam yasasının özellikle köpeklerin soyunu tüketmeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, “Açlıkla, işkenceyle ve her türlü şiddetle karşı karşıya bırakılan sokak hayvanlarına ve özellikle köpeklere yönelik uygulanan zulüm politikasına karşı hayvan hakları savunucuları ve tüm hayvanseverler ise yasanın iptali için sokakta, mecliste ve sosyal medyada mücadele ediyor” denildi.

AKP’li yıllar: Çocuklar okulda ve fabrikada katlediliyor, hayvanlar sokakta katlediliyor

Sokak hayvanlarının mütemadiyen çocuklara saldırdığı ve tehlike arz ettiği propagandası Osman Mesten’in söz konusu röportajda da söylediği ‘500 bin kuduz aşısı’ yalanı gibi kara propagandayla kamuoyuna sunulduğu ifade edilen açıklamada, “Oysa ki veterinerlerin açıklamalarına göre 2007’den beri örneğin İstanbul’da doğrulanmış tek bir kuduz vakası yoktur. Sokak hayvanlarının milli güvenliği, çocukları ve kadınları tehdit ettiği kara propagandasına karşı Türkiye gerçeğine bir göz atalım. AKP’li 24 yılın sonunda Türkiye, MESEM eliyle çocukların iş cinayetinde kurban gittiği, her gün 5 kadının katledildiği bir ülkeye dönüştü. AKP, kendi eliyle büyüttüğü bu sorunları çözmek yerine hamaset üreterek sorunların kaynağının başka bir yerde aranmasını istiyor. Bu şekilde gerici ve ayrımcı politikalarına zemin hazırlıyor. Bunun bir benzerini ‘Suça Sürüklenen Çocuk’ konusuyla da yapıyor, suçun toplumsal kaynağına bakmak yerine ülkenin büyük bir kısmını ‘suçlu’ ilan ederek kendi sorumluluğundan sıyrılmaya çalışıyor” ifadeleri kullanıldı.

“Saray Rejimi’nin kadınları, çocukları korumak gibi bir derdi yok”

Birçok mahalle sakininin sokaktan geçerken başını okşadığı ve yıllarca dostça sokaklarını paylaştığı, beslediği köpeklerin aile, milli güvenlik, kadın, çocuk vb unsurların varlık tehdidiymiş gibi lanse edilmeye çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada şunlar söylendi; “Osman Mesten’in nefret saçan bu söylemlerinin kökenine bakmak için 2021 yılında yaşanan yangınlar sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği sözlere de bakabiliriz. Söz konusu yangınlar sonrası canlı yayına çıkan Erdoğan, canlıları ve doğayı hiçe sayıp kümes hayvanlarından ‘beyaz et’ diye bahsetmiş, ticareti yapılmayan hiçbir hayvanı ise dikkate dahi almamıştı. 2016 yılında Aladağ’da 11 çocuğun yanarak hayatını kaybettiği tarikat öğrenci yurdu yangınıyla ilgili ise ailelerin meclise gelmesi sonrası meclis kürsüsüne çıkan Osman Mesten, ‘’Neredeyse 19 milyona yaklaşan ortaöğretim öğrencisine sahibiz. Bu kadar öğrencinin olduğu bir yerde böyle müessir hadiseler olabilir’’ demişti. Bu örnekler bize şunu net olarak söylüyor: Aile 10 yılı ilan eden Saray Rejimi’nin kadınları, çocukları ve yoksul emekçi halkı korumak gibi bir niyeti yok.”

“AKP çözüm üretmiyor, sorunları büyütüyor”

Hiç kimse sokaklarda çocukların köpek saldırılarına maruz kalmasını istemeyeceği vurgusu yapılan açıklamada, “Ancak sokaklarda 'başıboş köpek sürülerinin insan avına çıktığı’ bir durum olmadığı gibi bu sorunun çözümü de hayvan katliamı değildir. İçinde rehin tutulan hiçbir hayvanın sağlıklı yaşamadığı, barınak denilen ancak ölüm kampından farkı olmayan yerlerde yaşananlar ise herkesin malumu. Bunun sebebi kısırlaştırma ve beslemeye bütçe ayrılmaması, hayvanların açlığa mahkum edilmesi, sokaklarda şiddet ve kötü muameleye maruz kalmasıdır. Ticari çıkar için laboratuvarlarda saldırganlaştırılan bazı köpeklerin insana gösterdikleri refleks de bunun bir diğer kaynağıdır” ifadeleri kullanıldı.

“Geçtiğimiz günlerde Bosch’un anneler günü reklamına gösterilen saldırgan reflekste gördüğümüz gibi yine aynı ‘annelik ve çocukluğun’ kutsal kavramlar olduğundan yola çıkılarak, hayvanlara annelik duygusuyla yaklaşıp bakım vermenin bu iki kavrama hakaret olduğu kara propagandası yapıldı” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Oysa Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta çocukların okulda ders saatinde maruz kaldıkları katliam bize bir kez daha gösterdi ki çocuklar hiçbir kamusal alanda güvende değil. Okula yarı aç giden, tuvaletlerinde sabun dahi olmayan çocuklar devletin radarında değil. Sokak ortasında ve hatta evlerinde öldürülen kadınların katillerine yönelik işletilmeyen yargı süreçleri ile hayvana yönelik uygulanan zulüm ve cinayetlere karşı uygulanmayan cezai yaptırımların birbirinden farkı yoktur. Kadın ve çocuk üzerinde kurulan tahakküm ile hayvanlar üzerinde kurulan tahakküm birbiriyle doğrudan ilişkilidir.”

“Katliam yasasına karşı mücadeleye”

Bursa Milletvekili Osman Mesten’in dinlerken herkesi dehşete düşüren açıklamalarının arkasında AKP’nin politikaları yattığı ifade edilen açıklamada, “Emek Partisi olarak tüm emekçileri bir kez daha tüm canlılara yönelik şiddet ve sömürü politikalarına karşı durmaya, hayvanlara yönelik katliam yasasının tümden geri çekilmesi için mücadeleye çağırıyoruz” çağrısı yapıldı.