
Nazım Hikmet Kültür Evi’nde şiirseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen Dünya Şiir Günü etkinliğinde sanatın dünyayı iyileştirici gücü ve şiirin evrensel dili üzerine paylaşımlarda bulunuldu.
Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz, belediyenin sanata bakış açısını ve edebi mirasa verdiği değeri şu sözlerle ifade etti: “Şiir, insanın en derin duygularını en az sözcükle anlatan en kıymetli sanattır. Nilüfer Belediyesi olarak bizler, bir kentin ruhunu besleyen en önemli unsurun onun edebi hafızası olduğuna inanıyoruz. Bu vizyonla Türkiye’nin ilk şiir kütüphanesini kuran ilçe belediyesi olmanın gururunu yaşıyoruz. UNESCO’nun 1999 yılında ilan ettiği Dünya Şiir Günü köprüsünün bir parçası olarak, şiirin kapılarını toplumun her kesimine sonuna kadar açık tutmaya devam edeceğiz. Sanata ve sanatçıya verdiğimiz destekler, kütüphane ve müze müdürlüklerimizin çalışmalarıyla büyüyerek sürecektir.” Etkinlikte BUYAZ Başkanı Bülent Elitok da sanatın dünyayı estetik olarak yeniden kurgulayan yüksek bir dil olduğunu ifade ederken; PEN Yazarlar Derneği adına Hidayet Karakuş tarafından kaleme alınan bildiriyi seslendiren Gülsüm Işıldar, şiirin gücüne dikkat çekti. Bildiride yer alan, “Şiir okuyan bir toplum olsaydık kadın cinayetleri, yolsuzluk ve hırsızlıklar olmayacaktı; çünkü şiir okuyan cinayet işleyemez” ifadeleri büyük alkış aldı.
Şiir mutlak sadakat isterGecenin söyleşi bölümünde moderatör Sedat Çağlar’ın sorularını yanıtlayan şair Nisa Leyla, şiirsel yaratım süreci üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Nisa Leyla, şiire dair görüşlerini şu çerçevede paylaştı: “Şiir, insanın çocuk ruhunu koruma biçimidir, ne kadar kırılırsak kırılalım ayağa kalkıp dünyayla savaşmak ve dünyayı iyileştirmek için en büyük aracımızdır. Şair yaşadığı çağı ilkel bir içgüdüyle koklamalı, bir yılan gibi dokunmalı ve bir kartal gibi geleceği görmelidir. Şiir öyle bir disiplindir ki asla ‘kuma’ kabul etmez; o bir kraliyettir ve kendisine mutlak bir biat, tam bir sadakat ister. Eğer şiiri aldatırsanız, sizi bir çırpıda silip atar. Özellikle bir kadın olarak şiir yazmak, toplumsal sorumluluklar ve mutfak ile sanat arasında parça parça olmayı gerektirir. Ancak kadın doğurgandır; acılar, ölümler ve yaşanmışlıklar şiirin hacmini büyütür. Şiir dili, tüm sanatların kökünde yatan varlığın dilidir. Kalıcı olan her resim veya heykel, aslında o şiir dilini yakalayabildiği için zamana direnir.” Etkinlik boyunca Nisa Leyla’nın kendi şiirlerinin seslendirmesi de gerçekleştirilirken, programın sonunda Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz ve BUYAZ Başkanı Bülent Elitok tarafından Nisa Leyla’ya 2026 Dünya Şiir Onur Ödülü ve çiçek takdim edildi.