
Muradiye Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen CHP'liler, sağlık alanlarımız satılık değil satılamaz dedi. Yapılan açıklamaya CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve CHP TBMM Grup Başkanvekilİ Gökhan Günaydın'da katıldı.
Hastane önünde yapılan açıklamayı CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş okudu.
Türkiye’de sağlık sisteminin adım adım piyasaya teslim edildiğinin ve kamuya ait alanların ranta açılmak istendiğinin en açık göstergelerinden birini ne yazık ki Bursa’da yaşıyoruz diyen Yeşiltaş, “16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla başlayan ve kapsamı giderek genişletilen bu süreç sistematik bir tasfiye programına dönüştü. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazlarla başlayan bu dalga, bugün Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi Bursa’nın sağlık omurgasını oluşturan kritik alanlara kadar uzandı. Bu, teknik bir “planlama” ya da masum bir “dönüşüm” değildir. Bu, açık ve net bir şekilde kamu sağlık altyapısının tasfiye edilmesidir. Ve bu tasfiye süreci, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı politikaların doğrudan sonucudur. AKP, sağlık alanını bir kamu hizmeti olmaktan çıkarıp, kar odaklı bir sektör haline getirme hedefini hiçbir zaman gizlemedi. “Sağlıkta dönüşüm” adı altında yürütülen politikalarla önce kamu hastaneleri sistemli biçimde zayıflatıldı, nitelikli hizmet üretme kapasitesi törpülendi, sağlık çalışanları ağır çalışma koşullarına mahkum edildi, ardından da ortaya çıkan sorunlar gerekçe gösterilerek özelleştirme dayatıldı. Bunu bilinçli yaptıklarını” söyledi.
“Seçim bütçesi mi yaratmaya çalışıyorsunuz?”Bugün “özelleştirme kapsamına alma” kararı verilen bu yerlerin yarın hangi projelere, hangi sermaye gruplarına devredileceği sorusu ortada ve bu soruya bugüne kadar tatmin edici tek bir yanıt verilmediğini söyleyen Yeşiltaş, “Bursa’nın en kıymetli sağlık alanlarını hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına alıyorsunuz? Şehir hastanesinin ayakta kalması için gözünüzü daha nerelere dikeceksiniz? Bu alanların geleceğine kimlerle, hangi çıkar ilişkileri doğrultusunda karar veriyorsunuz? Bursa’da ve Türkiye’nin dört bir yanında kamuya ait alanları satarak kendinize seçim bütçesi mi yaratmaya çalışıyorsunuz? Eğer hedefiniz buysa hiç uğraşmayın, kamu alanlarını satmayı bırakın. Çünkü bu halk sizi zaten ilk seçimde gönderecek” dedi.
“Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz”Bu politikalarla kazanan halk olmuyor diyen Yeşiltaş, “Bu politikalarla kazanan, kamu kaynaklarını kendi çevresine aktaran dar bir çıkar grubu oluyor. Kaybeden ise Bursa’da hastanelerde yatak bulamayan, randevu alamayan, her geçen gün nitelikli sağlık hizmetine erişmekte zorlanan yurttaşlarımız oluyor. Sağlık hizmeti bir haktır. Anayasal bir haktır. Ancak parası olanın daha hızlı, daha kaliteli hizmet aldığı; parası olmayanın ise sistemin dışına itildiği bu düzen kabul edilemez. Kamu hastanelerini işlevsizleştirip sonra “bakın çalışmıyor” diyerek özelleştirme yolunu açmak, halkın aklıyla alay etmektir. Bizler Bursa’da bu sürecin karşısında durmaya devam edeceğiz. Bu kentin sağlık altyapısının talan edilmesine, geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacağız. Bu kararların iptali için mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu ülkenin hastaneleri, sağlık merkezleri, arazileri bir avuç iktidar sahibinin tasarrufunda değildir. Bunlar 86 milyonun ortak değeridir. Bursa’nın iradesine çöktünüz, Bursa’nın suyuna çöktünüz, Bursa’nın yeşiline çöktünüz, şimdi Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz” dedi.