CHP Bursa İl Başkanı Yeşiltaş: Görevimizin başındayız

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK toplantısı sonrası açıklama yapan sözcü Müslim Sarı, Bursa, Erzurum ve Bitlis il yönetimlerini feshettiklerini ve seçilmiş İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'i ihraç talebiyle disipline sevk ettiklerini açıkladı. Karara CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tepki gösterdi.

Haber Giriş Tarihi: 17.06.2026 18:14
Haber Güncellenme Tarihi: 17.06.2026 18:14

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK toplantı sonrası Yeşiltaş’ın yönetimiyle birlikte görevden alındığı ve yerine Turgut Özkan’ın atandığı bildirildi. Karara CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş sosyal medya hesabından tepki göstererek, 'Ne baskıya boyun eğeriz ne de örgütün iradesinin yok sayılmasına sessiz kalırız. Görevimizin başındayız' dedi.

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle;

"Cumhuriyet Halk Partisi #Bursa İl Başkanı olarak disipline sevk edildiğimi butlan sözcüsünün yaptığı açıklamayla öğrendim. Verilen bu karar yalnızca şahsıma yönelik değildir; Bursa örgütünün iradesine, seçilmiş kadrolara ve parti içi demokrasiye yönelik siyasi operasyonun yeni halkasıdır. Partimizin seçilmiş yöneticilerini, örgütün alın teriyle göreve gelmiş kadrolarını disiplin sopasıyla hizaya getirmeye çalışanların aldığı son karar; hukukla, demokrasiyle ve parti gelenekleriyle açıklanabilecek bir karar değildir. Kendilerini #CumhuriyetHalkPartisi’nin gerçek sahipleri gibi görenlerin ihraç mekanizmasını çalıştırmaları kabul edilemez. Geçicilikten kalıcılık üretmeye çalışanlar, öncelikle oturdukları makamların kaynağını sorgulamalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca hiçbir zaman sarayların himayesinde büyümemiştir. Bu parti, baskılara karşı direnenlerin, bedel ödeyenlerin, zindanların ve demokrasi mücadelesinin partisidir. Hiç kimse, geçici yetkilerden güç devşirerek kendisini örgütün üstünde göremez. Bugün alınan kararların arkasında siyasi hesaplar olduğu açıktır. Ama bilinmelidir ki örgütü susturmanın ve parti içi demokrasiyi askıya almanın adı disiplin değildir. Bu anlayış Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, otoriter yapılara yakışır. Bizler, örgütümüzün hakkını savunduğumuz için, partimizin geleceğine sahip çıktığımız için, emekçi halkımızın çıkarlarını savunduğumuz için suçlanamayız. Asıl sorgulanması gereken; yargı süreçleri sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi hiçe sayılarak alınan dayatmacı kararlardır. Şunu herkes bilsin: Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek gücü makam odalarında değil, örgüt binalarında; atamalarda değil, üyelerin vicdanında; geçici yetkilerde değil, halkın desteğindedir. Partiyi kendi siyasi hesaplarının aparatı haline getirmek isteyenler bilmelidir ki CHP ne teslim alınacak bir kurumdur ne de korkutularak yön verilecek bir harekettir. Bu partinin tarihi, baskıya boyun eğmeyenlerin tarihidir. O tarih bugün de yaşamaktadır. Ve hiçbir geçici güç, hiçbir dayatma, hiçbir tasfiye girişimi örgütün iradesinden daha büyük değildir. Tarih gelip geçicileri değil, iradesine sahip çıkanları yazacaktır."