Bursa’da sağlık alanlarının satışı protesto edildi: Sağlık ticaret konusu değildir

Bursa’da emek ve meslek örgütleri hastane arazilerinin özelleştirilmesine tepki göstererek, hastane yerleri satılamaz dedi.

Haber Giriş Tarihi: 27.04.2026 15:45
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 15:45

16 Mart ve 24 Nisan’da yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Bursa’da çok sayıda sağlık alanı özelleştirme kapsamına alındı. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazların ardından kapsam genişletilerek, Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa’daki Tepecik Aile Sağlığı Merkezi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi önemli sağlık alanları da programa dahil edildi.

Ali Osman Sönmez Hastanesi önünde bir araya gelem emek ve meslek örgütleri özelleştirme kararını protesto etti. Yapılan açıklamayı Bursa Tabip Odası Başkanı Ferda Firdin okudu.

Bu mesele, basit bir bina ya da arsa satışı değildir diyen Firdin, “Bu, devletin güvence altına almakla yükümlü olduğu en temel haklardan biri olan sağlık hakkının halkın elinden alınması meselesidir. Bursa, sanayisiyle, tarımıyla ve turizmiyle ülke ekonomisine yüksek katkı sunan bir kenttir. Ancak ne yazık ki hastane yatak sayısı ve yoğun bakım kapasitesi açısından ülkemizin gerisinde kalmaktadır. Mevcut kapasite yetersizken, halkın kolay ulaşabildiği sağlık alanlarının elden çıkarılması kamu yararıyla açıklanamaz. Ekonomiye kaynak bulmanın yolu hastane yerlerini satışa çıkarmak değildir. Ücretsiz bir şekilde devlet tarafından verilmesi gereken sağlığa ulaşım hakkı bu satışlarla gasp edilmektedir. Halkımızı zaten aylarca randevu sırası beklemek zorunda bırakan mevcut durum daha da kötüleşerek parası olanın özel hastanelerden hizmet alabildiği, olmayanın alamayacağı bir konuma getirecektir” dedi.

"İnsan hayatı piyasa hesabına sığmaz"

Bursa Tabip Odası üyesi hekimler olarak görev ve sorumluluklarımızdan birinin yalnızca hasta tedavi etmek değil halkın sağlık hakkını korumak olduğunun bilincindeyiz diyen Firdin, “Bu nedenle burada bulunan meslek odaları, emek ve sendika örgütleri ve vatandaşlarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün burada yalnızca bir hastane yerini değil, bu kentin sağlık hakkını, kamusal vicdanını ve ortak geleceğini savunuyoruz. Bu topraklarda sağlık bir ticaret konusu değildir. Hastane bir yatırım aracı değildir. İnsan hayatı piyasa hesabına sığmaz. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Bu karar yanlıştır ve kabul edilemez. Sağlık hakkı savunulmadan hiçbir hak güvende değildir” dedi.