
Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bulunan Tuna İlkokulunda görev yapan bir öğretmen evinde saldırıya uğradı. Saldırıyı engellemeye çalışan bir başka emekli öğretmenin köprücük kemiği kırıldı.
Yaşanan saldırıyı Eğitim-İş Bursa Şubesi Orhangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasıyla protesto etti.
Maraş'ta ve Urfa'daki okul saldırılarının şoku ve acısı henüz tazeyken, Bursa Orhangazi'de bir meslektaşımızın evinin kapısına dayanarak saldırıya uğraması, ağabeyi olan diğer meslektaşımızın köprücük kemiğinin kırılması; okullarımızı saran şiddet sarmalının tesadüf değil, bir sistem zafiyeti olduğunun en acı kanıtıdır diyen Eğitim İş Bursa Şube Sekreteri Engin Yurdakul, “Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak altını çiziyoruz ki bu şiddetin faili sadece o yumruğu atan, suç makinesi öğrenci velisi değil; o yumruğa giden yolu taşlarla döşeyen liyakatsiz yönetim anlayışıdır. Öte yandan failler arasındaki benzerliğin bize söylediği net bir şey var: Mevcut eğitim sistemimiz ve liyakatsiz eğitim yöneticilerinin kurduğu bu kör düzen, sorunlu şahısları ne tespit edebiliyor ne de rehabilite edebiliyor" dedi.
"Eğitimdeki yangının müsebbipleri" Eğitim İş Bursa Şube Sekreteri Engin Yurdakul, eğitimdeki yangının müsebbiplerini şöyle sıraladı:
1. Değersizleştirme Politikası: Hükümet ve MEB'in söylemleriyle öğretmenlik mesleği toplum nezdinde itibarsızlaştırılmış, öğretmen "herkesin hesap sorabileceği, müdahale edebileceği bir figür" haline getirilmiştir.
2. Cezasızlık Kültürü ve Adalet Garabeti: Görüyoruz ki bu ülkede artık iktidarı eleştirmenin, muhalif olmanın dışında hiçbir şey suç sayılmıyor! Suç dosyası kabarık bir zorba, bir öğretmenin evini, en mutlu gününde basıp kemiklerini kırıyor ve hastane raporlarına rağmen elini kolunu sallayarak adliyeden çıkabiliyor! Adaletin terazisi sadece muhalifleri, hakkını arayanları tartmak için mi çalışıyor? Bu cezasızlık kültürü, saldırganları cesaretlendirmekte, sırtlarını sıvazlamaktadır!
3. Öğretmeni Hedef Gösteren Katil Yönetmelikler: Sınıf değiştirme gibi tamamen pedagojik ve idari bir işlemin, yönetmeliklerle sadece ve sadece "velinin yazılı talebine" bağlanması, açıkça öğretmeni hedef tahtasına oturtmaktır! Öğretmeni, kaprisli ve saldırgan velilerin insafına terk eden; veliyi müşteri, öğretmeni köle gören bu tüccar zihniyet şiddete davetiye çıkarmaktadır. Bu ucube yönetmelik maddesi acilen ve derhal değiştirilmelidir!
4. Güvenlik Zafiyeti: Okullarımızda kadrolu ve alanında uzman güvenlik görevlisi istihdam etmek yerine, bu hayati mesele okul aile birliklerinin kıt imkanlarına veya "saldım çayıra" mantığına bırakılmıştır. Güvenlik zafiyeti artık okulları da aşmış, evlerimizin içine kadar girmiştir.
5. Müfredat Eksikliği: Toplumsal şiddeti eğitimle geriletecek, barışçıl ve bilimsel bir müfredat yerine ideolojik dayatmalarla vakit kaybedilmektedir.
"Okullardaki güvenlik açığını görmezden gelmeyi bırakın"Milli Eğitim Bakanlığı'na seslenen Yurdakul, “Disiplin kararlarını siyasi veya bürokratik kaygılarla iptal ederek okulları barut fıçısına çevirmekten vazgeçin. Okullardaki güvenlik açığını görmezden gelmeyi bırakın. Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak; Orhangazi'de evi basılan Mustafa Kılıç ve darbedilen Kadir Kılıç meslektaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. Bu olayın hukuki sürecini en üst perdeden takip edecek, öğretmenimizin yalnız olmadığını o karanlık zihniyete öğreteceğiz. Okullar savaş alanı, okulun paydaşları da bu savaşın kurbanı değildir! Okulda ve evimizde huzur ve can güvenliği sağlanana kadar mücadelemizden geri adım atmayacağız” dedi.