
Yeni adli yıl açılışı öncesi Büro-İş Bursa Şubesi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada artan iş yükü, eksik personel, giderek ağırlaşan çalışma koşulları, eriyen ücretler ve yıllardır çözüm bekleyen özlük haklarımızla yeni adli yılı karşılıyoruz ifadeleri kullanıldı.
Bugün adliyelerde iş yükü her geçen gün artmaktadır denilen açıklamada, “Bir çalışanın kapasitesinin çok üzerinde dosya ve işlemle karşı karşıya bırakılması yalnızca bir çalışma hayatı sorunu değildir. Aşırı iş yükü ve personel yetersizliği, vatandaşın hızlı ve nitelikli adalet hizmetine erişimini de doğrudan etkilemektedir. Yargı hizmetinde personel eksikliğinin bedelini hem çalışanlar hem de adalet hizmetinden yararlanan yurttaşlar ödemektedir. Ücretlerimiz hayat pahalılığı karşısında her geçen gün erimektedir. Yıllarını kamu hizmetine vermiş yargı çalışanları bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta, barınmakta ve ailesinin geçimini sağlamakta zorlanmaktadır. Kamu emekçisinin maaşı daha cebine girmeden kira, gıda, ulaşım ve faturalar karşısında tükenmektedir. Yargı emekçisinin emeğinin karşılığı yoksulluk olmamalıdır” denildi.
Binlerce personelin görev yaptığı adliyelerde çalışanların çocuklarını güvenle bırakabilecekleri, erişilebilir ve nitelikli kreşlerin bulunmaması ciddi bir sorun yarattığı vurgusu yapılan açıklamada, “Özel kreş ücretlerinin kamu çalışanlarının bütçesini zorladığı mevcut ekonomik koşullarda çocuk bakımının çalışanın kişisel imkânlarına bırakılması kabul edilemez. Hiçbir çalışan, mesleği ile çocuğunun bakımı arasında seçim yapmak zorunda bırakılmamalıdır. Kreş bir ayrıcalık değil, çalışanların en temel ihtiyaçlarından biridir" ifadeleri kullanıldı.
Her yeni adli yıl açılışında hukukun üstünlüğünden, adaletin etkinliğinden ve yargının hızlandırılmasından söz ediliyor denilen açıklamada, “Ancak adalet hizmetinin niteliğini konuşurken bu hizmeti her gün omuzlarında taşıyan çalışanların koşullarını görmezden gelmek mümkün değildir. Yorgun, ekonomik kaygılarla boğuşan, sürekli artan iş yükü altında çalışan ve emeğinin karşılığını alamayan personelden daha hızlı ve daha nitelikli hizmet beklemek çözüm değildir. Çözüm; yeterli personel istihdam etmek, çalışma koşullarını iyileştirmek, liyakati esas almak, sosyal hakları geliştirmek ve yargı emekçisine yaptığı işin sorumluluğuna yakışır bir ücret ve özlük hakkı sağlamaktır. Taleplerimizin hiçbiri ayrıcalık değildir. İnsanca yaşayabileceğimiz bir ücret, güvenceli ve sağlıklı çalışma koşulları, liyakat, yeterli personel ve emeğimizin karşılığını istiyoruz. Yeni adli yılın başlangıcında Adalet Bakanlığı'na çağrımız açıktır: Yargı çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarını artık ertelemeyin. Adalet hizmetini güçlendirmek istiyorsanız, o hizmeti üreten emeği güçlendirin. Çünkü iyi işleyen bir adalet sistemi; ancak emeğinin karşılığını alan, çalışma koşulları iyileştirilmiş ve geleceğe güvenle bakabilen yargı çalışanlarıyla mümkündür. Yeni adli yılın; hukukun üstünlüğünün güçlendiği, adalete güvenin arttığı ve yargı emekçilerinin haklarının teslim edildiği bir yıl olmasını diliyoruz” denidli.
Büro-İş Bursa Şubesi taleplerini şöyle sıraladı:
1. Adalet Hizmetleri Sınıfı oluşturulmalıdır. Yargı hizmetlerinin niteliği, taşıdığı sorumluluk ve çalışma koşulları dikkate alınarak Adalet Hizmetleri Sınıfı bir an önce hayata geçirilmelidir.
2. Adalet Hizmetleri Tazminatı artırılmalı ve tüm yargı çalışanlarını kapsamalıdır. Merkez ve taşra ayrımı yapılmaksızın, yargı hizmetinin yürütülmesinde görev alan bütün çalışanlar bu haktan yararlanmalıdır.
3. 3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın uygulanmalıdır. Yıllarını kamu hizmetine veren çalışanlar arasında unvan ayrımı yaratılmamalı; 3600 ek gösterge tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.
4. Yargı çalışanlarına fiili hizmet süresi zammı verilmelidir. Yoğun iş yükü, stres, sorumluluk ve çalışma koşulları dikkate alınarak yargı çalışanlarına fiili hizmet süresi zammı hakkı tanınmalıdır.
5. Yargı ödeneği yargı çalışanlarını da kapsamalıdır. Yargı hizmetinin bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle, yargı çalışanlarına da yaptıkları işin niteliği ve sorumluluğuyla uyumlu yargı ödeneği verilmelidir.
6. Fazla mesai ve nöbet ücretleri günümüz koşullarına göre artırılmalıdır. Fazla çalışma ve nöbet karşılığında ödenen ücretler ekonomik gerçeklere uygun şekilde güncellenmeli; merkez ve taşra ayrımı yapılmadan tam ve zamanında ödenmelidir.
7. Kaldırılan havuz paraları yeniden ödenmelidir. Yargı çalışanlarının geçmişte yararlandığı havuz ödemeleri günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlenerek çalışanlara verilmelidir.
8. Görevde yükselme sınavlarında sözlü sınav kaldırılmalıdır. Görevde yükselme ve unvan değişikliklerinde objektiflik ve liyakat esas alınmalı; çalışanların bilgi, birikim ve emeğini tartışmalı hâle getiren sözlü sınav uygulamasına son verilmelidir.
9. Personel eksikliği giderilmeli, istihdam gerçek iş yüküne göre belirlenmelidir. Yeni mahkeme ve müdürlükler açılırken yeterli personel görevlendirilmeli; personel ihtiyacı yalnızca kadro sayılarına göre değil, dosya ve iş yoğunluğu esas alınarak belirlenmelidir.
10. Adliyelerde yeterli ve erişilebilir kreşler açılmalıdır. Çalışanların çocuklarını güvenle bırakabilecekleri, nitelikli ve ekonomik olarak erişilebilir kreşler oluşturulmalı; mevcut kreşlerin kapasitesi çalışan sayısına göre artırılmalıdır.
11. Yargı çalışanlarının karar ve çalışma süreçlerinde sendikal temsili güçlendirilmelidir. Çalışanları doğrudan ilgilendiren komisyonlarda ve çalışma koşullarına ilişkin karar süreçlerinde sendika temsilcilerine yer verilmeli, çalışanların söz ve temsil hakkı güvence altına alınmalıdır.
12. Yargı çalışanlarının soruşturma usulündeki eşitsizlik giderilmelidir. Yargı çalışanlarının görevlerinden kaynaklanan soruşturmalarda, hâkim ve savcılar için öngörülen özel soruşturma usullerinin çalışanlara uygulanmasına son verilmeli; kamu görevlisi statülerine uygun olarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni güvencesinden yararlanmaları sağlanmalıdır.