Sağlık Bakanlığı bütçesinde sağlık emekçilerine ve toplumun sağlığına yine pay yok

Sağlık Emekçileri Sendikası Bursa Şubesi, 2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ne dair açıklama yaptı. Açıklamada, “Sağlık hizmetleri harcamalarında merkezi bütçenin payı arttırılmalıdır” denildi.

Covid-19 pandemisi ve hükümetin yanlış ekonomi politikaları nedeniyle mevcut ekonomik krizin derinleştiğini belirten SES Bursa Şube Başkanı İrfan Açık, temel ihtiyaç maddelerindeki enflasyon oranının TÜİK verilerinin çok üzerinde olduğunu söyledi.

Bütçe değerlendirmelerinin bu dönemin belirleyici özellikleri göz önüne alınarak yapılması gerektiğine dikkat çeken Açık, bütçenin sadece ekonomik taleplerle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etti.

Vergiler döviz olarak şehir hastanelerinin müteahhitlerine harcanıyor

2022 yılı bütçe kanun teklifi görüşmelerine 20 Ekim tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başlandığını aktaran Açık, “Bütçe ödeneklerine bakıldığında, ulaştırma projeleri ile şehir hastaneleri için ayrılan tutarlarda yine önemli artışlar mevcuttur. Bizden toplanan vergilerden ayrılan bu ödenekler; iktidarın, döviz cinsi üzerinden şehir hastaneleri için müteahhitlere verdiği kira ve hizmet bedelleri için harcanmaktadır.” dedi.

Sağlık emekçilerinin mevcut hakları gasp ediliyor

Pandemi sürecinde ortaya çıkan tablonun koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan payının arttırılması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu belirten Açık, “Bakanlığın kendi bütçe teklifinde ortaya koyduğu rakamlara baktığımızda aile hekimliği birimi başına düşen nüfus azalmamış tam tersine artmıştır. Bu yönde taleplere yönelik bir düzenleme yapmayan bakanlık geçtiğimiz günlerde yayınladığı Ceza yönetmeliği ile ASM’lerde çalışan sağlık emekçilerinin mevcut haklarını bile gaspa yönelmiştir. Yine en temel taleplerimizden olan sağlık hizmeti sunmaya uygun olmayan binalarda sağlık hizmeti üretilemeyeceği, ASM’lerin şartlara uygun kamu binaları olması gerektiği talebi görmezden gelinmiş, bu konuda Bakanlık elini taşına altına koymaktan imtina etmiş, sorumluluk yine sağlık emekçilerinin sırtına bırakılmıştır.” şeklinde konuştu.

Koruyucu hizmetler önemsenmemeye devam ediyor

2023 tahmini bütçesine bakıldığında koruyucu hizmetlerin önemsenmemeye ve mevcut durumunun kötüleşmesine göz yumulmasına devam edileceğinin net şekilde görüldüğünü belirten Açık, “2021 Haziran ayı bütçe verilerinin açıklandığını altı aylık bütçe açığının 32.5 milyar TL’ye ulaştığını görülmüştür. Tıbbi malzeme ve ilaç için Ocak-Haziran 2021 dönemi toplam 2 milyar 981 milyon 438 bin TL harcama yapılmıştır. Bu harcama kalemi, 2020 yılı bütçesinde yaklaşık 1 milyar TL idi. Bu artışta aşı ödemeleri ile tartışmalı bazı ilaç alımlarının payı ise bilinmemektedir.” dedi.

SES Bursa Şubesi’nin 2022 yılı genel bütçesi ile ilgili sonuç ve önerileri şu şekilde:

  • “Genel bütçe gelirleri içinde gelir vergisi payı artırılmalıdır. Bu artış, gelir vergisi içinde kurumlar vergisi payı artırılarak sağlanmalıdır. Yoksullardan, emekçilerden, ücretlilerden alınan direk ve dolaylı vergi payları azaltılmalı, sermaye sahiplerinin vergi sorumluluğu arttırılmalıdır.
  • Sağlık hizmetleri harcamalarında merkezi bütçenin payı arttırılmalıdır.
  • Sağlık Bakanlığı bütçesinin genel bütçe içindeki payı %10’un üzerine çıkarılmalıdır. SGK pirim gelirleri içinde çalışanların ve kendi hesabına çalışanların payı azaltılmalı, patronların payı artırılmalıdır. SGK’ye genel bütçeden aktarılan pay artırılmalıdır.
  • Sağlık hizmetleri harcamalarında merkezi devlet harcamalarının payı artırılmalı, SGK ve hane halkları harcamalarının payı azaltılmalıdır. Katkı-katılım, ilave ücret gibi hiçbir ad altında halktan sağlık hizmetleri için ücret alınmamalıdır.
  • SGK’nin özel hastanelerden hizmet satın alması hizmet başına (fee-for-services) ve vaka başına (case payment) ödeme ile değil, toptan bütçeleme (global butgetting) ile olmalıdır.
  • Sağlık emekçileri sayısı OECD ortalamasına güvenceli ve kadrolu istihdamla çıkarılmalıdır.
  • Sağlık emekçilerine ek ödeme, döner sermaye vb. adlarla yapılan, ekip anlayışını bozan, rekabet oluşturan ve çalışma barışını bozan ödeme yöntemi yerine yoksulluk sınırının üzerinde, tek kalemde, tamamı emekliliğe yansıyacak şekilde maaş ödenmesine başlanmalıdır.
  • Özel sağlık kurumlarına aktarılan her türlü pay kaldırılmalıdır. Kamu sağlık kurumları ve sağlık eğitimleri için bütçeden ayrılan pay yükseltilmelidir.
  • Covid-19 pandemisinde gördüğümüz gibi sağlık sistemleri çökme aşamasına gelmiştir. Mevcut kapitalist sistemin doğaya olan tahakkümü nedeniyle yeni pandemilerin olacağı da öngörülmektedir. Bu nedenle toplum sağlığı için Sağlık Bakanlığı’nın kentleşmeden tarım politikalarına, çevre politikalarına ve üretim ilişkilerine kadar müdahil olacak bir yapıya büründürülmesi gerekmektedir. Ayrıca yaşanması muhtemel yeni salgınlara karşı da bütçe kalemi oluşturulmalıdır.
  • Sağlıklı bir toplum için tedavi edici hizmetler yeterli değildir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin yeniden ele alınması ve güçlendirilmesi gerekmektedir.
  • Savaş toplum sağlığına zararlıdır. Ülke içinde ve dışında savaşa karşı barış politikalarının geliştirilmesi gibi konularda da sağlık alanın söz sahibi olması gerekmektedir.
  • Sağlık hizmetlerinin üretilmesi planlanması ve sunulmasının tüm aşamalarında sağlık emekçileri ve örgütlerini ve halkı karar alma süreçlerine dahil edecek mekanizmalar oluşturulmalıdır.
  • Hukuksuz bir şekilde ihraç edilen ve hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan sağlık emekçileri derhal işe başlatılmalıdır.”

BursaMuhalif.com/Haber Merkezi