Nilüfer’de sanat, pandemide de doludizgin

Geçtiğimiz günlerde Zehra Değirmenci’nin sunduğu Palto programının konuğu olan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan, Nilüfer’de kültür-sanat çalışmalarını değerlendirdi.

Pandeminin başlamasıyla beraber yaşanan süreçte, sosyal hayat neredeyse yok denecek kadar azaldı. Yapılan kısıtlamalar neticesinde kültür-sanat etkinlikleri durakladı ve ulaşım yolları azaldı. Ancak bu konuda ısrar da yok değildi. Nilüfer Belediyesi de kültür-sanat etkinlikleri konusunda ısrarcı olan kurumlardan birisi oldu. 

BursaMuhalif’te Palto programına konuk olan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan, Nilüfer’de yapılan ve yapılması planlanan etkinliklere dair değerlendirmelerde bulundu.

Etkinliklerimize devam ettik

Pandeminin başlamasıyla beraber tüm Türkiye’de olduğu gibi Nilüfer’de de tam kapanmalar yaşandı. Şüphesiz bu kapanmalardan en çok etkilenen de kültür-sanat çalışmaları oldu. İlk kez yaşanan ve deneyimleme konusunda hiç tecrübenin olmadığı bu alanda, kurumlar hızla sürece adapte olmaya başladı. Nilüfer Belediyesi de çeşitli etkinliklerle, pandemi nedeniyle duraklayan kültür-sanat çalışmalarını ayakta tutmaya devam etti. Nilüfer’de pandemi sürecinde kültür-sanat çalışmalarına dair yorum yapan Nejla Aslan, “Pandemiyle beraber biz de ilk başlarda hiç kimsenin önceden öngöremediği olağanüstü bir sürece adım atmış olduk. İlk başlarda tanımadığımız döneme girmenin şaşkınlığını yaşadık. Kapanma sürecinde çocukların okula gidemediği için çok sıkıldıklarına dair velilerden yorumlar aldık. Bu yüzden ilk başta çocuklarla dijitalde atölyeler gerçekleştirmeye başladık.” dedi.

Bu süreçte çeşitli atölyeler ve etkinliklerle çocukların sosyal yaşamdan uzak kalmaması adına Nilüfer Belediyesi kolları sıvadı. Etkinliklere katılıma bakılırsa, bu konuda da başarılı oldular. Elbette etkinliklerin hedefi yalnızca çocuklar değildi. Bu anlamda Bursa’da yaşayan pek çok yurttaş için Nilüfer can suyu oldu. Çalı Köy Filmleri Festivali hakkında konuşan Aslan, “Havalar ısınmaya başlayınca, etkinliklerimizi sokaklara taşıdık. Elbette bu etkinlikler sırasında tüm sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ettik. Çalı Köy Filmleri Festivali de bunlardan yalnızca biriydi. Festival boyunca kamp sandalyelerini tek tek yerlere çivileyerek mesafenin ortadan kalkmaması için elimizden geleni yaptık. Her gösterim sonrası da sandalyeleri yine tek tek dezenfekte ederek hijyenik hale getirdik.” diyerek pandemide sanat nasıl yürütülebilir sorusunun cevabını vermiş oldu. Üstelik festival sadece filmlerle sınırlı kalmadı, çeşitli atölye ve etkinliklerle de dört gün boyunca keyifli vakit geçirilmesini sağladı.

Balat Ormanı’nda yaz boyunca devam eden arabalı film gösterimleri de yine Bursalılar açısından hem sosyal mesafe kurallarının ihmal edilmediği hem de keyifle sosyalleşebilecekleri bir imkan sağladı. 

Müziği ve müzisyenleri unutmadılar

Pandeminin ilk günlerinde özellikle İtalya’da binalarda insanların kendi kendilerine balkonlardan şarkılar söyleyerek morallerini yükseltmeleri viral oldu. Bu videolar, müziğin bu tip durumlarda ne kadar iyileştirici olduğunun gücünü de göstermiş oldu. Nilüfer Belediyesi de bunu bilerek mahalle parklarında küçük konserler yaparak, insanların buhranlı dönemlerinde bir nebze de olsa ilaç görevi gördü. Üstelik müzik etkinlikleri yalnızca bunlarla sınırlı değildi. Bu süreçte açlığa ve yoksulluğa mahkum edilen müzisyenler de unutulmadı. Müzik çalışmalarını aktaran Aslan, “Pandemi öncesinde Bursalı müzisyenlerle parklarda müzik dinletilerine başlamıştık. Pandemiyle beraber bu durum aksadı. Daha sonrasında dijital ortama taşımaya karar verdik ve Müzik İnsanları Derneği’yle ortak bir proje geliştirmeye başladık. Pandemi nedeniyle iş kaybı yaşamış bütün Bursalı müzisyenlere kapılarımızı açtık.” derken,  “En büyük kriter pandemi nedeniyle müzisyenlerin işlerini kaybetmiş olmalarıydı. Müzikten para kazanan ve gelirleri ortadan kalkan müzisyenlere kapımızı açtık. Bu projeyle hem müzisyenlerin profesyonel video kayıtlarını yaptık hem de müzik arşivi oluşturmaya başladık. Ayrıca müzisyenlere de temas etmiş olduk.” dedi. Bu etkinliklerde sağlanan bir diğer önemli fayda ise seslerini duyuramayan müzisyenlere kulak veren bir kurumun olmasıydı şüphesiz. 

Sevindirici bir diğer detay da bu çalışmalara önümüzdeki günlerde de pandeminin seyrine göre devam edecek olmaları.

Geçtiğimiz yıllarda ocak-şubat aylarında yapılan Caz Festivali’nin bu yıl mayıs-haziran aylarında hayata geçirilmesi planlanıyor. Mekanlar ise açık alanlara taşınacak. Belediye; atölye, söyleşi, eğitim ve film gösterimleriyle bütün şehre yayılan etkinlikler dizisi yapmak istiyor.

Yılın yazarı Gülten Akın

Her yılı bir yazara adayan Nilüfer Belediyesi, bu yılın yazarını Gülten Akın olarak belirlemişti. Edebiyatta erkek hegemonyasının çatladığı bu dönemde, bir kadın şairi yılın yazarı olarak seçmek oldukça başarılı bir tercih. Yılın yazarı etkinlikleri kapsamında Bursa bir yıl boyunca şiire ve Gülten Akın’a doyacak. ‘Yılın yazarı Gülten Akın’ etkinlikleri hakkında konuşan Aslan, “Geçmiş yıllardaki etkinliklerin devamını bu süreçte yine devam ettireceğiz. Liseler arası kitap kapağı tasarım yarışması, öğretmenlerle buluşmalar, şiir ve okuma atölyeleri gerçekleştireceğiz. Çocuklar, karikatür üzerinden Gülten Akın’ı değerlendirecekler. Yılın yazarı sergisini de devam ettireceğiz. Bu yıl kadın sanatçılarla, onların zihinlerindeki Gülten Akın’ı çalışacakları farklı bir sergi yapmayı planlıyoruz. Bu yıl kadınlarla, çocuklarla, meslek odalarıyla Gülten Akın’ı buluşturmayı düşünüyoruz.” sözleriyle Nilüfer’i güzel şeylerin beklediğinin müjdesini de verdi.

BursaMuhalif.com/Zehra Değirmenci

escort izmir izmir escort izmir escort bayan türk porno porno izle escort antalya