İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz

CHP Bursa İl Kadın Kolları Başkanı Aysel Okumuş, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün üç kız kardeşin bir diktatöre karşı verdiği onurlu mücadeleden gücünü aldığını vurgulayan Okumuş, “61 yıl önce canlarıyla bedel ödeyen bu cesur ve onurlu kadınların mücadelesi, bugün de bizlerin omuzlarında yükseliyor. Bu bilinçle, dünyaya ve ülkemize demokrasiyi, adaleti ve eşitliği getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi.

Kadına yönelik şiddet artıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak, dünyadaki ve Türkiye’deki kadın hareketine ses katarak mücadeleyi birlikte büyüttüklerini ifade eden Okumuş, demokrasiden uzaklaştıkça kadına yönelik şiddet arttığını söyledi.

Kadınların sırf kadın oldukları için öldürüldüğüne dikkat çeken Okumuş, “Bizler, en temel hakkımız olan yaşam hakkımıza sahip çıkmak için direniyoruz. Kadınların can simidi olan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı, tek adamın kararıyla çıkılmasını asla kabul etmiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, geçen yıl sözleşmenin bir maddesini hayata geçirdiklerini aktaran Okumuş, “Genel merkezimizde ‘Alo Şiddet’ hattı kurduk. Yaşam en temel haktır diyerek projemize ‘YaşamHak’ adını verdik. 444 82 85 numaralı hattımızı arayan tüm şiddet mağduru kadın ve çocuklara, 7/24 ücretsiz destek hizmetleri verdik ve vermeye devam ediyoruz. Projemiz kanalıyla şunu daha net görüyoruz: İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararından sonra iletilen şiddet vakalarında artış var.” dedi.

İstanbul Sözleşmesi uygunlamadığı için birçok fail caydırıcı ceza almıyor

İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olsaydı ve uygulansaydı, şiddet uygulayan birçok failin caydırıcı cezalar alacağını hatırlatan Okumuş, “İmza tarihinden bu yana öldürülen binlerce kadın bugün hayatta olacaktı, katiller ‘yatarım üç beş ay, çıkarım’ rahatlığıyla hareket etmeyecekti. Çocuğa yönelik cinsel istismarda bulunanlar, delil yetersizliği gerekçesi ile tahliye edilmeyecekti. Süreli nafaka ve aile hukukunda arabuluculuk gibi konular tartışmaya bile açılmayacaktı. Sözleşme her gün aşındırılmaya çalışılan haklarımıza koruyucu kalkan olacaktı.” şeklinde konuştu.

BursaMuhalif.com/Haber Merkezi