Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Cumartesi Anneleri: "Kenan Bilgin'in akıbeti hala karanlıkta"

Galatasaray Meydanı'ndaki 1068'inci eyleminde Cumartesi Anneleri Kenan Bilgin'in akıbetinin hala karanlıkta olduğunu belirterek; "Kaç yıl geçerse geçsin, adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 13.09.2025 14:16
Haber Güncellenme Tarihi: 13.09.2025 14:20
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Cumartesi Anneleri: "Kenan Bilgin'in akıbeti hala karanlıkta"

Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen ve öldürülen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1068. kez bugün İstanbul Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi.

Gözaltında kaybedilen ve öldürülen yakınlarının akıbetini sormak, faillerin yargılanmasını talep etmek için bir araya gelen Cumartesi Anneleri, ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve karanfillerle adalet çağrısını yineledi. Bu haftaki eylemde özellikle 12 Eylül 1994'te Ankara Dikmen'de gözaltına alındıktan sonra kaybettirilen 35 yaşındaki Kenan Bilgin akıbeti soruldu.

Cumartesi anneleri adına bu hafta basın açıklamasını Kayıp Yakını Setenay Yarıcı okudu. Yarıcı, 1068 haftadır Galatasaray Meydanı'ndan katılımcı sınırlamaları ve polis bariyerleriyle ayrıldıklarını hatırlatarak, Türkiye'de cezasızlığın yarattığı adalet krizinin çözülmeden barış ve demokratikleşme sürecine geçilemeyeceğini vurguladı.

"Zamanaşımı, failleri korumak için kullanılan cezasızlık aracıdır"

Yarıcı, "1068 haftadır söylüyoruz: Gözaltında kaybetmelerde zamanaşımı, failleri korumak için kullanılan etkili bir cezasızlık aracıdır. Oysa gözaltında kaybetmeler insanlığa karşı suç kapsamındadır ve zamanaşımına uğratılamaz. Faillerin yargılanarak cezalandırılması, devletin hukuki barışı tesis etme, toplumu ve bireyleri ihlallere karşı koruma ve suçun tekrarını önleme görevinin bir gereğidir" dedi.

"Tanıklar, Kenan Bilgin'i şubede işkence altında gördüklerini açıkladı"

Yarıcı, Kenan Bilgin dosyasının AİHM mahkûmiyeti ve tanık beyanlarına rağmen etkin soruşturma yürütülmeden zamanaşımına sürüklendiğini belirterek, Bilgin'in 12 Eylül 1994'te Ankara Dikmen'de bir otobüs durağında gözaltına alındığını ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüğünü aktardı. Yarıcı, "Ailesi, avukatları ve İnsan Hakları Derneği, Kenan Bilgin'e ulaşmak için girişimlerde bulundu. Ancak Ankara Emniyeti gözaltını inkâr etti. Bunun üzerine 11 tanık, Kenan Bilgin'i şubede işkence altında gördüklerini açıkladı" dedi.

Yarıcı, ailenin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Kenan Bilgin'in bulunmasını istediğini, fakat başsavcının görevini yapması engellenerek Ankara'dan sürüldüğünü söyledi. Devamında soruşturmayı devralan Başsavcı Vekili Özden Tönük'ün, tanık başvurularını dikkate almadığını, 3 sayfalık raporla dosyayı kapattığını ve bunun AİHM kayıtlarına geçtiğini belirtti.

"Bilgin'in akıbeti 31 yıldır karanlıkta; failleri korundu"

AİHM'in 17 Temmuz 2001'de oybirliğiyle Türkiye'yi mahkûm ettiğine dikkat çeken Yarıcı, şu ifadeleri kullandı: "Mahkeme, Kenan Bilgin'in 12 Eylül 1994'te güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını, 3 Ekim 1994'e kadar ellerinde olduğunu tespit etti. Ancak iç hukukta hiçbir sonuç alınamadı. 31 yıldır Kenan Bilgin'in akıbeti karanlıkta, failleri korundu. Kaç yıl geçerse geçsin, adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz."

"Yaramız taze, yüreğimiz kanıyor"

Basın açıklamasının ardından Kenan Bilgin'in abisi İrfan Bilgin söz aldı: "Otuz bir yıl oldu. Kenan gözaltına alındı ve kaybedildi. Ama bu bana halen dün gibi geliyor. Yaramız taze, yüreğimiz kanıyor. Bu devletin göz yumması, sessiz kalması acımızı taze tutuyor. Her şey ortada; tanık ifadeleri, savcı raporları, basın açıklamaları... Buna rağmen hiçbir işlem yapılmadı, dosyalar kapatıldı."

“Kenan Bilgin'in tanığıyım”

Bilgin'in kaybedilmesinin tanığı Cavit Naci Tarhan'ın mektubu, Cumartesi İnsanlarından Taylan Bekin tarafından okundu. Tarhan, mektubunda 31 yıldır tanıklığını her fırsatta dile getirdiğini belirterek, devletin kayıp dosyalarını açması ve sorumluların açığa çıkarılmasını talep etti. "Ben tanığım. Kenan Bilgin'in Ankara Emniyetinde gözaltında kaybedildiğine ve her anına tanığım. Aynı dönemde ben de Ankara Emniyetinde gözaltındaydım. Bugünlerde kurulan ve işletilmeye çalışılan "Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" bir şeyleri aydınlatacaksa, bir adım atacaksa kayıpların dosyalarını açmalı ve bütün sorumlular açığa çıkartılmalıdır. Şimdiye kadar gözaltında kaybedilen herkesin dosyası kaybedilme kararları imza altına alınarak devletin arşivlerinde saklanmaktadır. Bunun örneklerini ortaya çıkan belgelerle Arjantin de, Şili de gördük. Türkiye'de TBMM Araştırma Komisyonu'nun Cemil Kırbayır Raporunda gördük. Her şeyi belgeleyen devlet bunları kamuoyunun ilgisine açmalı ve barış sürecini gözaltında kayıplarla başlatmalıdır. Kenan Bilgin'in gözaltında kaybedilişinin 31.yılında bir kez daha söylüyorum: Kenan Bilgin'in tanığıyım! Kenan Bilgin ile birlikte gözaltına alınıp Ankara Emniyetine götürüldüğümüzün ve sonrasının tanığıyım.Tanıklık etmeye; bu insani görevimi yerine getirmeye devam edeceğim."

Kaynak:Evrensel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.