Mudanya Belediyesi, 2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile ilçe belediyelerine devredilen, öncesinde köy ortak malları olarak bilinen mera, yaylak, kışlak gibi bilinen arazileri ihale yoluyla satışa çıkardığı gerekçesi ile son günlerde hedefte. Konuya dair görüştüğümüz Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, satış sürecinin arka planını BursaMuhalif’e anlattı.
Dalgıç, belediyeye devredilen taşınmazların 28 tanesini tespit edip iki ayrı dönemde kiralama ihalesine çıktıklarını ancak herhangi bir talipli çıkmadığı için ihalelerin iptal olduğunu belirtiyor. “Dönümüne yıllık bin lira istedik, kimse kiralama talebinde bulunmadı. Köylülere gittik siz alın, size taksit de yapalım, kolaylık yapalım, siz işleyin bu toprağı dedik, ona da giren olmadı.” diyen Dalgıç, 2024 yılı Eylül ve Ekim ayları Belediye Meclis Toplantılarından satış yetkisini aldıklarını ifade ediyor.
“Bu alanlar orada durup duruyor, bir işe de yaramıyor, kullanılmıyor. Mudanya’da eskiden yapılan hayvancılık da artık kalmadığı için dolayısıyla buralar kullanılmayan alanlara dönüşmüş durumda. Bunları köyler için bir yatırıma çevirelim, zirai birtakım çalışmalar için gelire dönüştürelim istiyoruz” diyen Dalgıç, bu alanların kolay kolay satılacak yerler olmadığının altını çiziyor.
“Ayrıca ‘köylülerin ortak kullanım alanı’ iddiasıyla gündeme getirilen bu tartışma, gerçekte köylülerin kolektif talebinden değil, söz konusu arazileri fiilen kullanan birkaç muhtarın ve sınırlı sayıda kişinin mevcut ücretsiz, bedelsiz, işgalen kullanımını sürdürme isteği etrafında şekilleniyor. Zira elimizde somut veriler bulunmaktadır.” diyen Dalgıç, belediye olarak yaklaşımlarının bu olmadığına dikkat çekiyor. “Biz kişisel kullanım ilişkilerini değil, kamu yararını esas alan, şeffaf ve kayıtlı bir çözüm üretmek olduğundan, satış kararı da bu çerçevede, denenen ve sonuç vermeyen yöntemlerin ardından gündeme geldi.” diyor.
Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda satış yetkisi alınan 28 taşınmazın 20’sinin kamp alanı, turizm, tarım ve kamu yararı odaklı projeler kapsamında değerlendirilebilir nitelikte olduğunu saptadıklarını, bu nedenle bu 20 alanın satış kapsamı dışında tutulduğunu belirten Dalgıç, “Sadece ekonomik değeri düşük, kamu yatırımı açısından işlevlendirilmesi mümkün olmayan 8 taşınmaz satışa konu edildi” diyor.
Buna rağmen, bu taşınmazlar için yarın ihale günü olmasına rağmen ihale dosyası dahi alan olmadığını söyleyen Dalgıç, “Eğer iddia edildiği gibi köy arazisi, tarımsal değeri olan ya da üretim açısından cazip alanlar satışa çıkarılmış olsaydı, bu taşınmazların hemen karşılık bulması beklenirdi. Talep oluşmaması, bu alanların iddia edildiği nitelikte olmadığını kanıtlıyor.” vurgusu yapıyor. Ayrıca bu alanların imara açılma ihtimalinin de bulunmadığının altını çiziyor.
Hasbelkader satış gerçekleşirse de oluşan kaynakla belediye olarak 20 taşınmazın bazısına soğuk hava deposu, güneş enerjisi santrali, kesme çiçek tesisi veyahut kamp alanı yapmak istediklerini ve hatta projelerinin de hazır olduğunu belirtiyor. “Çepni’de olduğu gibi bir yağhane niye yapmayalım? Satabilirsek satacağız, satamazsak da devam edeceğiz.” diyen Dalgıç şöyle devam ediyor:
“Dolayısıyla burada tartışılan konu köylünün toprağının elinden alınması değil; kamu mülkiyetinin, kamu yararı gözetilerek en rasyonel şekilde yönetilmesi meselesi. Bu nedenle, üreticiyi koruyan, kişisel kullanım ilişkilerini dışarıda bırakan yeni kullanım ve kiralama biçimlerini hayata geçirmeye devam etmeyi planlıyoruz."
"Kaldı ki yeni açılışını yaptığımız Çepni Zeytinyağı Fabrikası’nın mülkü belediyemize ait olup, tüm harcamalar belediyemiz tarafından yapıldığı halde ilçedeki 8 Köy Kalkınma Kooperatifi ortak edilmiş, belediye hissesi sadece yüzde 24 olarak tutulmuştur. Yani gönlümüz ve icraatımız daima köylü üreticiden yanadır. Köylü hemşehrilerimizi köylerinde tutup, çiftçiliğe devam etmelerini sağlayabilmek için meclisimizde karar alıp imarı olmayan köylerde ev yapabilmelerini sağladık hatta projelerini bile biz veriyoruz."
Kaynak: Haber Merkezi