Direnişten sonra… – Dilek Canbulat

Son zamanlarda dünyanın dört bir yanında baş gösteren direniş hareketlerinin bir ayağı da geçtiğimiz aylarda Gezi Parkı’yla Türkiye’de patlak verdi. Dünyadaki diğer direnişlerle benzer noktası bulunsa da Gezide diğerleri gibi kendine has özellikler barındırmaktadır. Geziyi daha iyi anlayabilmemizin yolu bu benzer ve kendine has özelliklerini anlayabilmekten geçmektedir.

Bu benzer noktaların başını ekonomik krizler, liberal yapının çıkmaza girmesi ve sistemin tıkanması çekmektedir. Baş gösteren direniş hareketleri 2011 yılından itibaren tüm dünyaya yayılmaya başladı. Yunanistan, Amerika, İspanya, Mısır, Tunus ve Gezi sisteme karşı ciddi bir saldırıya dönüştü. Bu direnişlerin ortak noktası neoliberalizme karşı kendiliğinden ortaya çıkan halk direnişleri olmalarıdır. Gezinin kendine has özelliklerine gelecek olursak bunda AKP’nin iktidarda olduğu dönem boyunca uygulamaya çalıştığı liberal-muhafazakar politikalarının sonucu kamu alanı ve toplumsal özel alanı iç içe geçirmesi, bunun da sonuçları olarak özel ve kamusal alana müdahalelerin gerçekleşmesi olarak nitelendirebiliriz.

Geziyi daha iyi okuyabilmek için Türkiye siyasetinin son dönemlerini iyice gözden geçirmek gerekmektedir. Özellikle AKP’nin ortaya çıkmasının zeminini hazırlayan süreçleri inceleyecek olursak, başta 12 Eylül faşist darbesinden sonra Türkiye solunun hızlı bir biçimde sindirilmesi ve gücünü kaybetmesi, iktidarda sağ partilerin yer alması, cemaatlerin büyümesi ve son olarak 28 Şubat süreci AKP’nin ve Cemaatin iktidara gelmesini hazırlayan etmenlerdir. Yıllardır mağdur edebiyatı yaptıkları bu süreç AKP’nin kurulması için ABD eliyle gerçekleşmiş bir süreçtir. Doğuya göz kırpan Erbakan’ın sindirilmesi onun yerine ABD Cemaat işbirliğiyle AKP’nin kurulması Türkiye’de Ilımlı İslama geçiş sürecini ve yeşil sermayenin Türkiye’ye uygun hale getirilmesini sağlamıştır. AKP’nin kurulma sürecinde Cemaat, Milli görüşün yenilikçi çizgisini savunan kesimi dışında, bir de liberaller yer almaktadır. Askeri vesayettense en kötü sivil iktidara bile razı olan liberaller eklenince AKP’nin iktidara geliş zemini hazırlanmış oldu. AKP, izlediği politikayla ve söylemlerle demokrat bir görüntü çizmesi oylarını katlayarak bugüne gelmesine ve son olarak 12 Eylül referandumuyla gücünü netleştirmesine neden oldu.

Bu gücün vermiş olduğu öz güvenle birlikte iç ve dış politikada daha sert tutumlarda bulunmaya başlayan AKP, şehrin ortasındaki son yeşil alanı da kapitalizme kurban etmeyi dayatması ve çevre duyarlılığıyla insanların buna karşı çıkması sonucu yaşanan şiddet olayları, Gezinin görünürdeki çıkış noktası olsa da ondan önce bunun zeminini hazırlayan Taksim’in 1 Mayıs’ta yasaklanması, Emek Sineması’nın yıkılması, içki yasağı gibi kamusal ve özel alanlara olan müdahaleler halk direnişinin ortaya çıkmasını etmenlerden bazılarıdır. Geriye doğru gittiğimizde yaşananları inceleyince ve işe bir de tüm dünyada ortaya çıkan sistemin sorunlarını ekleyince Gezinin çıkışını anlamamız kolaylaşıyor.

Peki gezinin nasıl bu kadar kitleselleştiğine gelecek olursak Kürt hareketiyle barış sürecine girilmesi, ölüm haberlerinin gelmemesi, gezideki birleştiriciliği sağlayan etkilerden bir tanesidir. Yıllarca Türk, Kürt, Alevi, sünni, sağcı, solcu diye kutuplaşmış insanların aynı talepler etrafında olmasa da benzer itirazlar üzerinden isyanı büyütmesi, gezinin ne tür bir isyan hareketi olduğu üzerine çok fazla tartışmalara yol açtı. Gezi bazı kesimler tarafından orta sınıf hareketi olarak yorumlanıp sınıf mücadelesi dışında tanımlanarak bir haysiyet isyanı olarak nitelendirildi. Böylece isyanın sınıfsal boyutu ve devrimci mücadelenin bir parçası olduğu gerçeği yok sayılmaya çalışılmaktadır. Geziyi diyalektik bir akılla incelediğimizde sınıfsal nitelikli bir halk isyanı olarak nitelendirilebilir.

Solun Gezinin gerisinde kalması örgütlerin uzun vadeli bir programlarının olmaması ve ilk defa karşılaştıkları bu tür bir direnişe nasıl reaksiyon vereceğini bilememesi sebep olmuştur. Gezi, örgütlerin kendilerini sorgulamaları için bir vesile oldu. Bundan sonraki süreçte geziden devrim bekleyemeyiz, fakat gezi devrime giden yoldaki mesafeleri kısaltmak için atılan koca bir adımdır ama yol uzun. Süreci hızlandırmak adımları büyütmek için geziyi iyi okuyup bütünleştirici bir dil ve ilişki biçiminin yakalanması gerekmektedir. Solcular için Gezinin en büyük kazanımlarından bir tanesi de 30 yıldır kendine olan güvenini kaybetmesi ve umutsuzluğa kapılma halinin kırılmasını sağlamasıdır. Bundan sonraki süreçte solun ihtiyacı olan şey, hareketin içinde kendini büyütmeye çalışmak yerine hareketin büyütülmesini temel alan bir anlayıştır.

bahis Casino Siteleri Baymavi tipobet paykwik paykwik bozum paykwik satın al ucuz paykwik Paykwik Nedir paykwik al dalaman airport transfers https://paykwikevi.com/ Marmaris günlük turlar Marmaris dalış turu Marmaris Tekne turu