CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında, Bursa İl Başkanı Turgut Özkan ile Nilüfer İlçe Başkanı Deniz Baykal, son günlerde gündeme gelen “görevden alma” ve “atama” iddialarına karşı basının karşısına birlikte çıktı.
CHP Nilüfer İlçe Binasında yapılan açıklamayı İlçe Eğitim Sekreteri Uğur Kartum okudu.
Bursa, Türkiye ekonomisinin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biridir diyen Kartum, “Bursa üretiyor, Bursa ihraç ediyor, Bursa büyüyor. Peki Bursa’da çalışan emekçi neden aynı oranda refah içinde yaşayamıyor? Bursa gibi sanayi ve konut maliyetlerinin yüksek olduğu bir kentte bu gelirle bir ailenin geçinmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor. Çalışanlarımız; kira, elektrik, doğalgaz, ulaşım, gıda, çocuklarının eğitim giderleri, sağlık harcamaları, kredi ve borç ödemeleri arasında sıkışmış durumda. Bizim meselemiz işçi mi, işveren mi meselesi değildir. Bizim meselemiz, emeğin hakkını korurken üretimi, yatırımı ve işletmeleri de koruyabilmektir. Çünkü güçlü sanayi olmadan güçlü istihdam olmaz. Ancak işçinin hakkını sürekli bastırarak, ücretleri düşük tutarak ve çalışma koşullarını ağırlaştırarak sürdürülen bir ekonomik model de uzun vadede sürdürülebilir değildir. Bursa’nın ihtiyacı; işçiyi de işvereni de koruyan, üretimi artırırken refahı da artıran adil bir ekonomik modeldir. İşverenin üzerindeki vergi ve finansman yükleri azaltılırken, ortaya çıkan ekonomik kazanımın çalışanlara da yansıması sağlanmalıdır” dedi.
Emeklinin ihtiyacı yalnızca maaş değildir diyen Kartum, “Uygun fiyatlı konuta, ücretsiz veya indirimli ulaşıma, uygun fiyatlı ve sağlıklı gıdaya, sağlık hizmetlerine, sosyal ve kültürel yaşama ve mahalle ölçeğinde dayanışma merkezlerine ihtiyacı vardır. Bu nedenle Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle birlikte “Emekli Dostu Bursa” modeli oluşturulmasını öneriyoruz. Her ilçede emeklilerin uygun fiyatla yemek yiyebileceği sosyal tesisler artırılmalı, ulaşım destekleri genişletilmeli, emeklilerin sosyal ve kültürel yaşama katılabileceği merkezler oluşturulmalıdır” çağrısı yaptı. Bursa’nın birçok sorunlarına değinen Kartum, “Bursa, Türkiye’nin üreten kentidir. Fabrikalarında işçilerimiz çalışıyor. Tarlalarında çiftçilerimiz üretiyor. İşletmelerinde esnafımız mücadele ediyor. Yıllarca çalışmış emeklilerimiz ise bugün hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Bursa’nın zenginliği yalnızca fabrikaların, şirketlerin veya ihracat rakamlarının büyüklüğüyle ölçülemez. Bir kentin gerçek zenginliği, o kentte yaşayan insanların ne kadar insanca yaşayabildiğiyle ölçülür. Biz Bursa’da; işçinin hakkını, emeklinin onurunu, çiftçinin emeğini, esnafın alın terini, sanayicinin üretme gücünü ve gencin geleceğini aynı ekonomik bütünün parçaları olarak görüyoruz. Çünkü bizim anlayışımızda: Üreten kazanacak. Emek karşılığını alacak. Emekli insanca yaşayacak. Genç geleceğini Bursa’da kurabilecek. Çiftçi ürettiğinin karşılığını alacak. Esnaf ayakta kalacak. Sanayici yatırım yapabilecek. Ve en önemlisi: Bursa’nın ürettiği değer, Bursa’da yaşayanların refahına dönüşecek” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi