Son Haberler

Zararlı şeker üreticisi Cargill için pancar üretimimiz yok ediliyor

15 Aralık 2016

 

CHP PM Üyesi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın açıklamasında Türkiye’deki şeker pancarının durumunu ve şeker kanununun getirdiklerini anlattı.

Ziraat Mühendisi CHP’li vekil Şeker Kanunu için;

“2001 krizinde uluslararası mali kuruluşlar tarafından görevlendirilen Kemal Derviş öncülüğünde birbiri ardınca yapısal dönüşüm gerçekleştirildi. IMF ve Dünya Bankası’na verilen niyet mektuplarındaki taahhütlere uyularak 15 günde 15 yasa sürecinde çıkarılan 4634 sayılı Şeker Kanunu 19 Nisan 2001 tarihinde yürürlüğe girdi.” bilgisini verdi.

Sarıbal Şeker Kanunu’nun getirdiği düzenlemeleri maddelerle şöyle ifade etti:

Şeker Kanunu’nun getirdikleri

“Bu kanunun getirdiği önemli düzenlemeler şöyle özetlenebilir:

Kamuya ait şeker fabrikalarının özelleştirilmesine zemin hazırlanmıştır.

Kamu tüzel kişiliğine sahip bir Şeker Kurumu kurularak bünyesinde bir Şeker Kurulu oluşturulmuş, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. bu kurula bağlanmıştır.

Şeker Kurulu özel şeker fabrikalarını da kapsayacak şekilde Bakanlar Kurulu tarafından atanacak yedi üyeden oluşturulmuştur.

Şeker üretimine kurulun belirleyeceği bir kota getirilmiş; “Nişasta Bazlı Şekerler” (NBŞ) için kotanın en fazla yüzde 10’u oranında kota tahsis edilmiştir.

Şekerpancarı fiyatları 2002 yılından itibaren şeker fabrikası işleticileri ile pancar üreticileri arasında varılacak mutabakata bırakılmıştır.

Şeker satış fiyatları şeker fabrikası işleticileri tarafından serbestçe belirlenmeye başlanmıştır.”

Sarıbal; AKP’nin 2002 yılında İktidara geldiğinde ilk icraatlarından birinin ABD’li tarım tekeli olan CARGİLL’in birçok defa kapatma ve durdurma kararları olmasına rağmen birinci sınıf tarım arazisinin üzerine NBŞ(Nişasta Bazlı Şeker) fabrikasının inşa edilmesinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu söyledi. Sarıbal; sözlerinin devamında Cargill için;

AKP iktidarının ilk icraatı Cargill’in yolunu açmak oldu

“Günümüzde ülkemizdeki NBŞ üretiminin yüzde 50’si çokuluslu bir şirket olan Cargill’e aittir.

Dönemin ABD Başkanı Bush’un Erdoğan’dan Cargill firmasına destek talebi o dönemde basın organlarında yayımlanmıştı. ABD emperyalizminin önemli sacayaklarından biri olan Cargill, ülkelerin gıda egemenliğini ortadan kaldırarak köleleştirmeye çalışan dev bir tarım tekelidir.” ifadelerini kullandı.

Sarıbal; mısırdan üretilen şekerin sağlık açısından sakıncaları olduğunu şu sözlerle iddia etti:

MISIR ŞURUBUNUN SAKINCALARI

“Mısırdan üretilen şekerin en önemli özelliği sıvı ve ucuz olmasıdır. Kristalize olmadığı için içecek ve hazır gıda sektöründe tercih edilmektedir. Özellikle fruktoz şurubu doyma hissi vermediğinden hem şişmanlığa hem de karaciğerde yağlanmaya yol açmaktadır. Ayrıca birçok bilim insanı pankreas kanseri yanında, görülme sıklığı son yıllarda giderek artan metabolik sendroma da yol açtığına dikkat çekmektedirler.”

CHP’li Sarıbal şeker pancarı üretiminin NBŞ(Nişasta Bazlı Şeker) üreticisi, ABD’li Cargill ve ortakları için yok edilmek istendiğini savunarak basın açıklamasının devamında şöyle konuştu:

Mevcut kanunda şeker nasıl tanımlanıyor?

“4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 2 inci maddesinde Şeker; “Pancar veya kamıştan üretilen kristallendirilmiş sakaroz ile nişasta kökenli izoglukoz, likid ya da kurutulmuş halde glukoz şurubu, sakaroz veya invert şeker veya her ikisinin karışımının suda çözünmesinden meydana gelen şeker çözeltisi ve invert şeker şurubu ile inülin şurubu” olarak tarif edilmektedir.

Mevcut kanuna göre nişasta bazlı şeker kotası

Aynı Kanunun 3’üncü maddesinde ise; “Nişasta kökenli şekerler için belirlenecek toplam A kotası, ülke toplam A kotasının yüzde 10’unu geçemez. Bakanlar Kurulu bu oranı, Kurumun görüşünü alarak yüzde 50’sine kadar artırmaya, yüzde 50’sine kadar eksiltmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Tasarıda glukoz şurubu kota kapsamından çıkarılıyor

Yabancı sermayeli NBŞ şirketleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktür ve OHAL uygulamasının avantajlarından yararlanarak mevcut düzenlemeyi bir oldu bittiye getirerek değiştirmeye çalışmaktadırlar.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanarak ilgili kesimlerin görüşüne açılan Üretim Reform Paketi Kanun Tasarısı Taslağı ile 4634 sayılı Şeker Kanunu’nun 2’inci maddesi (e) bendindeki tüm glukoz formları (likit veya kurutulmuş halde) şeker tanımı içinden çıkarılarak, hem kota kapsamı dışında bırakılmakta, hem de Şeker Kurumu’nun tüm glukoz ürünleri üzerindeki düzenleme ve denetleme yetkisi ortadan kaldırılmaktadır. Yani yeni düzenleme ile; yürürlükteki Şeker Kanunu’nda kota kapsamında olan “likit ve kurutulmuş haldeki glukoz şurubu” kota kapsamından çıkarılmaktadır.

Kota hesabı kuru madde bazında yapılırsa nbş kotası yüzde 33 oranında artacak

Bakanlıkça hazırlanan torba yasa taslağında ikinci kritik değişiklik; kota hesabında kuru madde bazında ve sadece izoglikoz için kotanın belirlenmesidir.

Söz konusu Taslak ile 4634 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi; “Glukoz ya da polimerlerinden üretilen ve kuru madde bazında ağırlık itibarıyla yüzde 10 ve daha fazla fruktoz içeren nişasta kökenli izoglikoz için belirlenecek toplam A kotası, ülke toplam A kotasının yüzde 10’unu geçemez.” şekline getirilmek istenmektedir.

Bu değişiklikle toplam NBŞ kotaları otomatik olarak yüzde 33 oranında artacaktır. Çünkü hâlihazırda NBŞ kotaları yaş ağırlık bazında değerlendirilmekte olup; kuru ağırlık yüzde 33 daha fazla olmaktadır.

Değişiklik NBŞ kotasının yüzde 100 artmasına yol açacak

2016/2017 pazarlama döneminde 265 bin ton olan NBŞ kotasının kuru madde bazında belirlenmesi halinde, yüzde 33’lük artışla kotaları 352 bin tona çıkacaktır. Bakanlar Kurulunun bu oranı yüzde 50 artırması halinde ise NBŞ üretimi neredeyse iki kat artışla ticari bazda 528 bin tona yükselecektir. Bu da NBŞ kotalarının toplam şeker üretimi içindeki kotasının yüzde 100 artırılması anlamına gelmektedir.

AB’de izoglikoz kotası şeker kotasının yüzde 5’i seviyesinde

Oysa AB normlarında Kuru Madde Bazında hesaplanan İzoglikoz kotası hali hazırda kuru madde bazında toplam AB şeker kotasının yüzde 5,1’i seviyesindedir.

Tasarı yasalaşırsa, nbş firmaları şeker piyasasını tümüyle ele geçirecek

Üretim ve yatırımın önündeki engelleri kaldırma hedefiyle hazırlanan tasarı yasalaşırsa, pancar üretiminde Avrupa’da üçüncü olan Türkiye, üretimden vaz geçerek, ABD’nin tarım devi Cargill ile birlikte 5 NBŞ firması, şeker piyasasını tümüyle ele geçirecektir. Nişasta bazlı şekerlere dünyada önemli ölçüde kısıtlamalar ve yaptırımlar getirilirken, ülkemizde ise halkımız bu ürünleri tüketmeye mahkûm edilecektir.

Şeker Kanunu’nda yapılacak değişiklikler Üretim Reformu Paketi’nden çıkartılmalıdır

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk ÖZLÜ, 9 Kasım 2016 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakanlığının 2017 yılı bütçesinin görüşmesi sırasında, Şeker Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklerin Üretim Reformu Paketi’nden çıkartılacağını açıklamıştır. Sayın Bakanın verdiği sözde durmasını bekliyoruz.

2016 yılı şeker pancarı alım fiyatı için verilen söz tutulmalıdır

Öte yandan Başbakan Binali YILDIRIM; 8 Kasım tarihinde, 2016 ürünü şekerpancarı avans alım fiyatını ton başına 210 lira olarak açıklamıştır.

Aynı gün Türk şeker tarafından yapılan açıklamada; 2016 yılı ürünü yüzde 16 polar şeker ihtiva eden A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı 190 TL/ton olarak ilan edilmiştir. 2017 yılı ürünü yüzde 16 polar şeker ihtiva eden A kotası şeker pancarı baz alım avans fiyatı 210 TL/ton olarak belirlendiği duyurulmuştur.

Böylelikle 2016 yılı pancar alım fiyatlarında hiçbir artış yapılmadığı ortaya çıkmıştır. Başbakan pancar çiftçisinin tepkisini çekmemek için 2017’nin alım fiyatını bu yılın alım fiyatıymış gibi açıklamıştır. Geçtiğimiz yıla göre başta mazot ve gübre olmak pek çok tarımsal girdide artış olmasına karşılık 2016 pancar alım fiyatlarında artış yapılmaması çiftçimizi mağdur etmiştir.

Pancar çiftçimizin mağduriyetinin giderilmesi için Başbakanın açıkladığı gibi 2016 yılı pancar alım fiyatı ton başına en az 210 liraya yükseltilmelidir.” diyerek basın açıklamasını sonlandırdı.

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top