Yeşil Sol Parti “Bursa’nın yeşili her gün biraz daha soluyor”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü Bursa’nın Avrupa Yeşil Başkenti yarışmasına katılması hakkında basın açıklaması düzenledi. Bursa’da belediyelerin imar politikaları ve sanayileşmeye ağırlık vermesiyle yeşilin her geçen gün daha da solduğunu hatırlatılan açıklamada Uludağ Milli Parkı’nın talan edilmesi, DOSAB Termik Santrali gibi bir çok soruna değinildi.

Açıklama şu şekilde;

Bursa Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, bugüne kadar 10 kentin “Yeşil Başkent” unvanı kazandığı “Avrupa Yeşil Başkenti Yarışması”nın 2020 yılı adayları arasına 12 ülkeden 13 şehir girdi. Türkiye ise Bursa ile aday listesinde yerini almış!

Avrupa Komisyonu’nun 2010 yılından beri her yıl çevre dostu şehir yaşamını teşvik etmek üzere düzenlendiği ve bugüne kadar Avrupa ülkelerinden 10 şehrin kazandığı “Avrupa Yeşil Başkenti Yarışması”nda, Türkiye, İngiltere, Macaristan, Belçika, Portekiz, Finlandiya, Çek Cumhuriyeti, İtalya, İspanya, Estonya, İzlanda ve Polonya’dan 13 kent olacak.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş “Bursa, çok güzel bir şehir. Yeşiliyle, doğasıyla, Uludağ’ı, denizi, tarihi, kültürü, maneviyatı ve tüm güzellikleriyle özellikli bir şehir. Bursa, her zaman yeşil sıfatıyla nitelenmiş, akıllarda ‘Yeşil Bursa’ olarak yer etmiş bir şehir. Bizler de bugün ve geleceğe yönelik çalışmalarımızı planlarken, Bursa’daki bu doğal zenginliği ve yeşili öne çıkaran, kentin estetiğini gözler önüne seren adımlar atmaya özellikle dikkat ediyoruz” demiş.

Evet, Bursa’nın “Avrupa Yeşil Başkenti” olması gerçekten çok güzel, çek değerli. Bunu, en az sizin kadar biz de isteriz. Ama biraz gerçekçi olalım, bir zamanların ‘Yeşil Bursa’sı ne duruma getirildi bir bakalım!

Bursa’nın simgesi olan Uludağ turizm ve su projeleri ile yağmalanmış durumda. Nilüfer çayı sanayi atıkları ile kirlenerek simsiyah akıyor. Tarım alanları, ormanlık alanlar bir bir sanayi bölgesi ilan edilirken Bursa’nın yeşili her gün biraz daha soluyor. Zeytinlikler, şeftali bahçeleri imara açılıp, İznik gölü kıyısındaki ağaçlar kesilirken hangi “Yeşil Bursa”dan söz edeceğiz? Taş ve maden ocaklarının yok ettiği yeşillikler geri gelir mi sanıyorsunuz!

Bunlar yetmezmiş gibi Bursa’nın bağrına saplanmak istenen “DOSAB Termik Santrali” projesi tüm Bursa halkının, hatta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Bursa Valisinin de karşı çıkmasına rağmen hala iptal edilmedi. Ek inşaatlar devam ediyor. Bursa Çimento Fabrikasının kente verdiği zarar yetmemiş, Nilüfer ilçesinde yeni bir çimento fabrikası kurulmak üzere. Yine aynı bölgede katı atık depolama tesisi çalışmaları yapılıyor.

“Kentsel Dönüşüm” adı altında kentin rant yapan bölgelerinde yeşili katlederek, nüfus yoğunluğunu iki katına çıkararak mı “Yeşil Bursa” inşa edilecek? Son günlerde basına yansıyan haberlere göre Yunuseli hava alanını imara açarak mı Bursa yeşillendirilecek?

Eğer gerçekten “Yeşil Bursa” istiyorsanız havamızın, suyumuzun, toprağımızın elimizden alınmasına ve kirletilmesine izin vermemeniz gerekiyor. Tarım alanlarının, ormanların imara ve sanayiye açılmasına dur demeniz gerekiyor. Uludağ’ı, Nilüfer Çayını, İznik ve Uluabat göllerini korumanız gerekiyor. Doğanın talanına izin vermemeniz gerekiyor. Kentsel dönüşümün “rantsal dönüşüme” evrilmesine hayır demeniz gerekiyor!

Bunları yapacak olursanız tüm gücümüzle yanınızda oluruz ve “Avrupa Yeşil Başkenti” ödülünü hep birlikte kutlarız, ama aksi takdirde havamızı, suyumuzu, toprağımızı yani kentimizi onu talan etmek isteyenlere karşı gücümüz elverdiğince savunacağız!

BursaMuhalif.com