Gençler

Yeşil Bursa’yı katledenler, HESAP VERİN

DOĞADER Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde çevre katliamlarını protesto etti. Çevre gününün kutlanacak değil hesap sorulacak bir gün olduğuna dikkat çeken DOĞADER çevreyi katledenlerin çevre günü kutladıklarını vurgulayarak Heykel’de basın açıklaması yaptı.

Bugün (5 Mayıs) 12.30’da Heykel’de toplanan doğa ve çevre savunucuları adına konuşma yapan DOĞADER Başkanı Caner Gökbayrak “Çevreyi kirletenler, doğa ve tarım alanların yok edenler bunları yapan kendileri değilmiş gibi çevre gününü kutlamak için etkinlikler düzenliyorlar. Oysa DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLANACAK BİR GÜN DEĞİL, HESAP VERME GÜNÜDÜR. İşte biz bugün burada, Dünya Çevre Gününü kutlamak için değil, hesap sormak için toplandık.” diye konuştu.

“Kanun ve yönetmelikleri halkın sağlığı ve yaşam alanlarımızı korumak için değil, sermayenin çıkarı için değiştiren hükümetler ve bu hükümetlerin Çevre, Orman, Tarım, ve Sağlık Bakanlıkları ile belediyeler bugün yaşadığımız çevre sorunlarının baş sorumlularıdır. Bu kamu kurumları, hatalarıyla yüzleşmek yerine, çevre günü için kutlamalar düzenleyerek doğadaki yıkımı maskelemeye çalıştıklarının farkındayız. Neden oldukları çevresel yok oluşu yüzlerine vurup, onlardan hesap sormak için bugün buradayız.” diyen Gökbayrak, yönetenlerin Bursa havasının yaz aylarında bile Dünya Sağlık Örgütü sınır değerleri üzerinde kirliliğin etkisi altında bıraktıklarını, Nilüfer Çayının içinde zehirli sanayi atıklarıyla balık yaşamayan açık lağıma dönüştürülmesine göz yumduklarını dile getirdi.

Hesap Verin

Oysa bütün fabrika ve tesislerin Bakanlıktan onaylı ÇED Raporları var. Bu raporlarda fabrikanın çevreye sözde zararsız olduğu anlatılıyor. Havamız bu kadar kirliyken, Nilüfer Çayı zift gibi bu kadar kötü kokular saçarak akarken sizin ÇED raporlarınızın yazılmış yalan, dolan ve masaldan başka bir anlamı yoktur.

Bursa’da yaşayan herkes, özellikle geceleri ve hafta sonları fabrikaların kirli duman ve atık sularını arıtmadan alıcı ortama bırakarak zehirlediklerini biliyor. İlgili Bakanlıkların Bursa İl Müdürlükleri, Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, nasıl oluyor da herkesin bildiği bu kirletilmeyi görmezden gelebiliyor? Hesap verin.

DOSAB Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nin Bursa’nın ortasına, mahallelerimizin arasına kömürlü termik santral kurulmasına nasıl izin verdiniz? HESAP VERİN.

DOSAB TERMİK SANTRALİ ÇED Raporu, Baro, Akademik Odalar ve DOĞADER olarak birlikte açtığımız ilk davada iptal edildiği halde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hangi yüzle 2. ÇED Raporunu onaylama cesareti gösterildi? 2. ÇED Rapora açtığımız davaya bakan mahkeme, içinde tek bir satır halk sağlığı vurgusu olmayan karar alarak, insandan uzak hangi hukuk anlayışıyla Bursalıların aleyhine sonuçlandırıldı? Hesap verin.

Her türlü kirlilikten uzak Büyükorhan Karaağız ve Mustafakemalpaşa Kosova köylülerinde, Biyokütle Enerji Santrali maskesi altında ileride çöp ve atık yakma tesisine dönüşecek santral için hangi çevre anlayışıyla izin verdiniz? Hesap verin.

Bu iki köyün suları kendine bile yetmezken, santral için su kullanım iznini hangi hakla verdiniz? Köylülerin sağlığını bozacak ve onların tek geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı bitirecek bu santrallere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, nasıl “ÇED gerekli değildir” belgesi verdi? Hesap verin.

Mustafakemalpaşa’da Kömürcükadı Köylülerine ait bütün tarım alanlarını Siyanürlü Altın Maden Alanı içine alarak Kömürcükadı köylülerini tek geçim kaynağı olan gelirlerini elinden almaya hangi vicdanla izin verdiniz. Hesap verin.

Kömürcükadı köyü sınırları, Tümbüldek turizm alanı olarak planlandığı halde siyanürlü altın madeni için plan değişikliğine hangi devlet yönetim anlayışıyla izin verdiniz? Hesap verin.

Mustafakemalpaşa ilçemizin içme suyunun bir bölümünü karşılayan Sarpdere şebeke içme suyu tesisleri, siyanürlü altın maden sahası içinde kaldığı halde hangi sağlık anlayışıyla plan değişikliği yapılmasına izin verdiniz? Hesap verin.

Mustafakemalpaşa’da ormanda onbinlerce ağacı keserek, vergilerimiz harcanarak yapımına başlanan yeni içme suyu barajı, Sarpdere içme suyunun altın madenine terk edileceği için mi yapımına başladınız? Hesap verin.

İznik, Kocaeli arasında Türkiye’nin en değerli el değmemiş ormanı içine 53 adet rüzgar türbini kurulması için proje sahibi Güriş’in ÇED Raporuna hangi ormancılık anlayışıyla “ÇED Olumlu” belgesi verdiniz. Hesap verin.

Rüzgar santralleri, karbon emisyonu oluşturmadan elektrik üretmek amacıyla kurulur. Karbonioksiti havadan aldığı için küresel ısınmaya karşı elimizdeki en önemli koz olan ormandan onbinlerce ağacı keserek rüzgar santrali kurduğunuzda bu amacı bozarsınız. Ayrıca Rüzgar türbinleri ormana kurulduğunda ormanın kendine has sıcaklık ve nemini dağıtarak ormandaki ağaçları kuruyan sağlıksız yapılara dönüştürür. Tüm bu bilimsel gerçeklere rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yuvacık RES’e nasıl izin verdi? Hesap verin.

Nilüfer ilçemizde Kayapa ve Kuruçeşme arasındaki ormanda yüzbinlerce ağacı ortadan kaldırarak üzerine çöp atık depolama alanı kurmak isteyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, hangi akılla bu kadar büyük bir ormanı yok etmek için plan değişikliği yaptı? Hesap verin.

Bursa’nın doğal alanları son 15 yıl içinde taş, mermer ve krom ocağı tarafından yok edildi. Orhaneli Başköylüler geçmişte onlarca dava açarak içme sularını çamura çeviren mermer ocaklarını kapattırdı. Ancak maden ocaklarıyla başı belada olan her köy aynı şansa sahip değil. 2004 yılında değiştirilen Maden Kanunu ile doğal alanların yok edilmesinin önü açıldı. Maden çıkartmak için ülkemizin, Bursa’mızın doğasını bu kadar büyük oranda bozulmasına, yok edilmesine nasıl izin verdiniz? Hesap verin.

Bursa ovası üzerine arıtma tesisi olmadan üretim yapan, havamızı kirletirken, Nilüfer Çayına zehir akıtan 250’ye yakın kaçak fabrika bulunuyor. “Bursa Ovası toprak sınıfına bakılmasızın korunacaktır.” hükmü bulunan 1/100.000 plan notlarına rağmen ova üzerinde bu kaçak fabrikaların işletilmesine izin veriyorsunuz? Hesap verin.

Plan notu değişikliği yaparak ova üzerindeki kaçak fabrikaları 2020 yılına kadar af eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, ŞPO Bursa Şubesi ile açtığımız dava sonucu değişiklik iptal edildiği halde bu kaçak fabrikaları sanayi bölgelerine taşımaya neden zorlamadı? Hesap verin.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 2018 yılı içinde bu kez çizilmiş planlarda değişiklik yaparak kaçak fabrikaları ova sınırları dışına çıkartarak af getirmesine hangi şehircilik anlayışı ile izin verdi? Hesap verin.

Karacabey Taşpınar Köyü ve çevresindeki köylerin tarım alanları haraç mezat kamulaştırılarak üzerine TEKNOSAB – BATI OSB kurulması için inşaat başlatıldı. 1/100.000 plan notlarında “Bursa Ovası toprak sınıfına bakılmasızın korunacaktır.” hükmüne rağmen ova üzerinde Batı OSB için Bursa Valiliği, kimin çıkarları için “kamu yararı” kararı verdi? Hesap verin.

Bursa Barosu, ŞPO Bursa Şube ve DOĞADER olarak açtığımız Batı OSB davasında, mahkemenin atadığı bilirkişilerin raporu bizim haklılığımızı kanıtladığı halde mahkeme, Bursa Valiliğince verilen “Kamu Yararı” kararını gerekçe göstererek hangi adalet anlayışıyla davayı aleyhimize sonuçlandırdı? Hesap verin.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kanunlara aykırı olarak uyguladığı 0,50 emsal artışı kararıyla, sapasağlam binaları çürük raporu vererek yıkılmasına neden oldunuz. Daire sahiplerini değeri iki katına çıkacak diye kandırdınız. 100 dairelik siteleri sağlıksız, bahçesiz, otoparksız 300 – 350 dairelik kulelerde beton hapishanelere çevirdiniz. Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası’nın açtığı yüzlerce davada yapılan uygulamaların kanunsuz olduğunu kanıtladığı halde aynı planı yeniden kabul ederek nasıl oluyor da adaletten bu kadar çok uzaklaşabiliyorsunuz? Hesap verin.

Kocayayla’da DSİ tarafından orman üzerinde onbinlerce ağacı katledip, kilometrelerce öteden su taşıyarak sulama göleti maskesi altında turiztik gölet inşa ettiniz. Bursa Barosu ve DOĞADER olarak açtığımız davada mahkeme, “Yürütmeyi Durdurma” Kararı vererek inşaatı durdurmadı. Aynı mahkeme dava süresince inşaatı tamamlanan gölet için “zarar zaten oluştu” diyerek davayı hangi adalet anlayışıyla aleyhimize sonuçlandırdı? Hesap verin.

Milli Parklar, insan müdahalesine izin verilmeden kendi doğallığına bırakılan doğal alanlardır. Ancak buna rağmen Uludağ Milli Parkı’nda odun deposu, kayak odası ruhsatlarıyla koskoca otellerin yapılıp işletilmesine izin verdiniz. Bunlara af getirmek için yeni planlar yaptınız. Bursa Barosu, ŞPO Bursa Şube ve DOĞADER olarak açtığımız onlarca davada bu planların kanuna aykırı olarak yapıldığını kanıtladık. Buna rağmen, Sarılan ve Çobankaya’da ormanın içine Milli Parklar Kanunu’na aykırı olarak bungalov, lüks konaklar inşa ettiniz. Açtığımız davalarda, mahkeme Yürütmeyi Durdurma Kararı vermediği halde gerekçelerimizi haklı bularak davayı bizim lehimize sonuçlandırdı. Bu haliyle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Uludağ Milli Parkındaki bungalovları, kanunları yok sayarak hangi olmayan yetkiyle bungalovları kiralamaya başladı? Hesap verin.

BursaMuhalif.com

TKP