Yeni Ortaöğretime Geçiş Sistemini Birlikte Durdurabiliriz! – Atakan Erdağı

Yeni sınav sisteminin yıkıcı sonuçlarından çocuklarımızı, öğrencilerimizi kurtarabilmek için bu sistemin bu yıl uygulanmamasını talep ediyor, Bakanlığı eğitim emekçilerinin, velilerin ve öğrencilerin sesine kulak vermeye davet ediyoruz.
Atakan Erdağı – Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı

Aylardır, çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceğini geri alınamayacak şekilde olumsuz etkileyecek bir konuya dair, TEOG sonrası getirilecek yeni sisteme karşı kamuoyunu bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor ve mücadele ediyoruz.

Ancak gerek yetkililerin gerekse Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yaptığı açıklamalardan, yeni sistemde Bakanlığın ısrarcı olduğunu, uyarılarımızın ve itirazlarımızın gerektiği biçimde ele alınmadığını görüyoruz. Üstelik her fırsatta, TEOG yerine getirilen sistemin, üniversiteye giriş sınavı gibi olmadığını, dolayısıyla öğrencilerimizin ikinci bir şansının bulunmadığını, bu nedenle de öğrencilerimizin telafisinin mümkün olmayan bir sisteme mahkum edildiğini belirtiyoruz.

Bu mahkumiyeti özetlememiz gerekirse;

MEB tarafından yapılan açıklamaya göre, sınava girecek 1 milyon 200 bin öğrencinin sadece %10’u, yani 126 bin 536 öğrenci, Bakan Yılmaz’ın nitelikli olarak tarif ettiği 1367 okula yerleşecek. Bu okulların yarısından fazlası imam hatip ve meslek liselerinden oluşacak.

Bugüne kadar işaret ettiğimiz sorunu doğrulayan bu açıklamaya daha yakından bakıldığında, 1367 okuldan 747 okulun imam hatip ve meslek liselerinden oluştuğu görülmektedir. Dolayısıyla AKP, 4+4+4 sisteminden bu yana eğitimde izlediği dinselleştirme ve işçileştirme politikasındaki ısrarını sürdürmekte, sınavda başarılı olmuş çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, imam hatip ve meslek liselerine yönlendirerek “ödüllendirmektedir”!

Bilinmelidir ki bu okullar ile velilerin beklentileri karşılanmayacaktır. Çünkü okulun akademik başarısı, öğretmenlerle doğrudan ilgilidir. Ancak hükümetin yayınladığı KHK ile bu okullarda 8 yılını tamamlamış öğretmenler başka okullara tayin edilebilmektedir. Böylelikle hem velilerin beklentileri karşılanmamış olacak hem de bu okullardaki öğretmenler sürgün edilerek yeni bir kadrolaşmanın önü açılacaktır.

%10’luk dilimden öğrenci alacak okullara daha yakından bakıldığında; Isparta, Çorum, Gümüşhane, Kütahya, Kırklareli, Kırıkkale, Kilis ve Edirne gibi en az 31 ilde %10’luk dilime giren öğrenciler için belirlenmiş 1 tane dahi Anadolu lisesi bulunmamaktadır.

Adrese dayalı kayıt sistemi üzerinden yerleşecek olan 1 milyonun üzerindeki öğrenci ise 3 Anadolu, 3 meslek ve 3 imam hatip lisesi olmak üzere toplam 9 lise içerisinden 5 liseyi tercih sisteminde belirtmek zorunda bırakılacak. Yani Anadolu lisesine gitmek isteyen bir öğrenci, 3 liseyi yazdıktan sonra mutlaka iki farklı lise türünden tercih yapmak zorunda kalacak. Bu nedenle Bakan Yılmaz’ın “Hiçbir öğrencimizi, velimizi istemediği bir liseye, bölüme yönlendirme yok” açıklaması fiili zorlamayla anlamını yitirmiş olacak.

5 tercih yapmaya zorlanan öğrencilerin, 2. ve 3. tercihleri, üçlü çember sistemi nedeniyle fiilen etkisiz kılınacak. Örneğin ilk üç tercihinde Anadolu lisesi yazan A, B ve C isminde üç öğrenci ele alalım. A adındaki öğrencinin birinci tercihi ile B adındaki öğrencinin ikinci tercihi ve C adındaki öğrencinin de üçüncü tercihi birbiriyle çakışacak. Haliyle Bakanlığın öğrencileri lise türlerine göre “dengeli dağıtacak” komisyonu da öğrencinin adresine en yakın liseye gitmesini amaçlayacak. Bu durumda A adlı öğrenci, ilk tercihine yerleşemediğinde haliyle 4. ve 5. tercihlerine yazmak zorunda kaldığı farklı lise türlerine yönlendirilecek. Tercih sisteminde işlemlerine son verebilmesi için 5 tercih yapmak zorunda bırakılan öğrenci, bu zorunluluk nedeniyle gitmek istemediği liseleri tercih etmek zorunda olacağı için de Bakanlık, öğrenci bu liseyi tercih etti diyerek sorumluluğu üzerinden atmış olacak. Özetle, ilk 3 tercihine Anadolu Lisesi yazan bir öğrenci, 4. ve 5. tercihlerinde imam hatip ve meslek liselerinden birini ya da her ikisini tercih etmek zorunda bırakıldığı için, bu dayatmanın adı “Öğrenci istemediği okula gitmiyor” olarak kamuoyuna lanse edilecek.

Aynı liseyi tercih eden ve puanları aynı olan öğrencilerle karşılaşıldığında ise öğrencilerin ortaöğretim başarı puanları, yıl sonu başarı puanları, okula devam ettiği gün sayıları ve son olarak yaşları da kimin o okula yerleşeceğini belirlemek için temel kriter olarak kullanılacak. Ancak, MEB’in yayınladığı yönetmelikte ve yönergede bu kriterlerin hangi sıraya göre sorgulanacağı açıkça ifade edilmediği için farklı uygulamalarla da karşılaşılacak!

Son olarak söz konusu

5 tercihinden herhangi birine yerleşememe kaygısı güden öğrenciler için de pansiyonlu liselerden 5 tercih yapılabilmesi sağlanacaktır. Ancak resmi rakamlara göre söz konusu pansiyonlu/yatılı liselerin yarısı da İmam Hatip Lisesi olacak!

Bursa ilindeki durum nedir inceleyelim;

  • Yayınlanan kılavuza göre Bursa’da %10’luk dilimden öğrenci alacak toplam 47lisenin 32’si meslek ve imam hatip liselerinden oluşmaktadır. Geçen yıl TEOG’la öğrenci alan okul sayısı: 204. Bu yıl sınavla öğrenci alan okul sayısı: 47. Geçen yıla oranla bu yıl sınavla öğrenci alan okul sayısında yüzde 76,47’lik bir azalma var.
  • Geçen yıl TEOG’la bir okula yerleşen öğrenci sayısı: 30.006. Bu yıl sınavla bir okula yerleşecek öğrenci sayısı: 4.590. Geçen yıla oranla bu yıl sınavla bir okula yerleşecek öğrenci sayısında yüzde 84,70’lik bir azalma var.
  • Geçen yıl TEOG’la öğrenci alan Anadolu Lisesi sayısı: 61, öğrenci sayısı: 10.982, Bu yıl sınavla öğrenci alacak Anadolu Lisesi sayısı: 8, öğrenci sayısı: 1.590
  • Geçen yıla oranla bu yıl sınavla öğrenci alan Anadolu Lisesi sayısında yüzde 86,88’lik bir azalma var. Anadolu Lisesi’ne girecek öğrenci sayısında ise geçen yıla oranla yüzde 85,52’lik bir azalma olacak.
  • Geçen yıl TEOG’la öğrenci alan Anadolu İmam Hatip Lisesi sayısı: 52, öğrenci sayısı: 5.918
  • Bu yıl sınavla öğrenci alan Anadolu İmam Hatip Lisesi sayısı: 8, öğrenci sayısı: 1.020
  • Geçen yıla oranla bu yıl sınavla öğrenci alan Anadolu İmam Hatip Lisesi sayısında yüzde 84,61’lik bir azalma var. Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne girecek öğrenci sayısında ise geçen yıla oranla yüzde 82,76’lık bir azalma olacak.
  • Geçen yıl TEOG’la öğrenci alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sayısı: 83, öğrenci sayısı: 18.326. Bu yıl sınavla öğrenci alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sayısı: 24, öğrenci sayısı: 1.230. Geçen yıla oranla bu yıl sınavla öğrenci alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi sayısında yüzde 71,08’lik bir azalma var.
  • Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne girecek öğrenci sayısında ise geçen yıla oranla yüzde 93,28’lik bir azalma olacak.

Bu kapsamda;

MEB’in ilgili yönetmelik ve yönergesine karşı ayrı ayrı yargıya başvuruyoruz.

Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmaların ötesine geçerek, konunun sadece 8. Sınıf öğrenci velilerinin değil, tüm toplumun sorunu olduğunu daha güçlü örgütleyebilmek için eylem ve etkinlikler düzenleyeceğimizi ifade ediyoruz.

Yeni sınav sisteminin yıkıcı sonuçlarından çocuklarımızı, öğrencilerimizi kurtarabilmek için bu sistemin bu yıl uygulanmamasını talep ediyor, Bakanlığı eğitim emekçilerinin, velilerin ve öğrencilerin sesine kulak vermeye davet ediyoruz.”

Sonuçlar:

  • Geçen yıla oranla kontenjanlardaki azalma en çok Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yüzde 93,28 ile görülürken, öğrenci kontenjanındaki azalma en az yüzde 82,76 ile Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görülüyor.
  • Bursa’da toplam 2.190 öğrenci Anadolu Lisesi veya Fen Lisesine yerleşebilecek. Yani Bursa’daki öğrencilerin Anadolu ya da Fen Lisesi’ne yerleşme ihtimali yüzde 5,4.
  • Bursa’da 17 ilçenin 13’ünde sınavla öğrenci alan Anadolu Lisesi yok.
  • Bursa’da 17 ilçenin 12’sinde Fen Lisesi yok.
  • Bursa’da 17 ilçenin 8‘inde Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi yok.
  • İznik, Yenişehir, Orhaneli, Keles, Harmancık, Büyükorhan ve Gürsu’da sınavla öğrenci alan hiçbir okul yok.
  • Kestel ve Orhangazi’de birer Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi var, onlarda da sadece birer sınıf, 30 kontenjan var.

Görüldüğü üzere sistemin yapılandırılmasındaki temel amaç, resmi istatistiklerle de kanıtlanmış olan ve öğrencilerin tercih etmek istemediği, imam hatip ve meslek liselerine öğrencilerin gitmek zorunda bırakılmasıdır. Haliyle velilere bu sistemden çıkış yolu olarak da özel liseler işaret edilmekte ve bu nedenle de özel liselere erken tercih imkânı tanınmaktadır.

Kaldı ki yeni sistemin özellikle Büyükşehirlerde ve içerisinde 9 lise bulunmayan ilçelerde neden olacağı sorunların boyutları dahi tahmin edilememektedir. Bakanlığın bu soruna bulduğu tek çözüm İl, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okulun bağlı olduğu Genel Müdürlük tarafından yerleştirmenin yapılmasıdır. Yani, öğrencinin ve velinin iradesi, eninde sonunda Bakanlığın vereceği kararlara teslim edilmektedir.

Bizler, eğitim emekçileri ve veliler olarak çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geri dönülemeyecek bir yola sokulmasını kabul etmiyoruz. Her çocuğun, hükümetin siyasi arzularının ötesinde bir önemi, değeri olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerimizin ve çocuklarımızın hayatlarını böylesine olumsuz etkileyecek bir sisteme karşı çıkıyoruz.

Bursa Muhalif Gazetesinde yayınlanmıştır.