Yeni adli yıl açılışında ‘Bağımsız ve Tarafsız Yargı’ mesajı

Bursa Barosu 2018-2019 Adli Yılı’nın açılışı nedeniyle Bursa Adalet Sarayı bahçesinde tören düzenledi. Törende konuşan Bursa Barosu Başkanı Gürkan Aktun; “Yargı ve sorunları nedeniyle Türkiye’nin yaşadığı problemleri sıraladı, çözüm önerilerini anlattı.”

OHAL KHK’ları savunma hakkını daraltmıştır

Hukukun üstünlüğünden, laiklikten, sosyal hukuk devletinden, bağımsız, tarafsız, güven veren mahkemelerden, bağımsız ve cesur cumhuriyet savcılarından, özgür savunmadan asla taviz verilmemelidir diyen Altun; “OHAL döneminde birçok KHK çıkarıldığını, darbecilerle hesaplaşmak ve terör örgütünün kökünü kurutmak için kullanılması gereken OHAL KHK’lerinin hayatın her alanında, en çok da hukuk ve savunmaya kısıtlamalar getirmek için kullanıldı. OHAL KHK’ları ile savunma hakkının kullanımı, etkinliği, mahiyeti daraltılmış, kısıtlanmış mesleğimiz yapılamaz hale getirilmiştir. Yasal düzenlemelerin yerini OHAL kararnameleri almıştır. Yeni kararname ve düzenlemeler ile OHAL’in sadece adı kalkmış, adeta olağan hale gelmiştir” diye konuştu.

Altun, “OHAL sonrası yapılan çıkarılan 703 sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi olan valiler, kamu düzenini ya da kamu güvenliğini bozabileceği kuşkusu bulunan kişilerin belirli yerlere girişlerini, dolaşmalarını ve toplanmalarını kısıtlayabilecek; Gözaltı süreleri 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda 4 gün olacak ve bu süreler 2 kez uzatılabilecek; Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilecek; Tahliye talepleri 30’ar günlük sürelerle karara bağlanabilecek; Tutukluluk incelemesinin, kişi ya da müdafinin dinlenmesi kaydıyla yapılabilmesi 90’ar gün arayla olabilecek; Kurumların kendi içinde oluşturacakları komisyonlar, 3 yıl süreyle, ilgili hakkında soruşturma açmadan ve ilgililere savunma hakkı tanımadan, ihraç işlemlerini yapabileceklerdir” dedi.

Siyasi kararlar yargının bağımsızlığına gölge düşürüyor

Seçim süreci ve sonrasında belli aralıklarla gündeme getirilen idam cezası ve af istemlerinin yarattığı çelişkiye de dikkat çeken Altun şöyle devam etti: “Biz hukukçular çok iyi biliyoruz ki, ikisinin de toplum vicdanında yaratacağı hasar, sonrasında ne yapılırsa yapılsın tamir ve telafi edilemez. İdamın da, affın da gündemden bir an önce düşürülmesi, doğabilecek zararların siyasi iradeye ve halka bıkmadan usanmadan anlatılmalıdır. Gerçekler, popülist politikalar nedeniyle siyasilerin işine gelmeyebilir ama bu iki uygulamadan doğacak sakıncaları anlatmak biz hukukçuların görevidir. Yine son zamanlarda siyasal karar gibi görünen tutuklama ve tahliye kararları da yargının bağımsızlığına gölge düşüren önemli olaylardır. Örnek vermek gerekirse mafya lideri olduğu bilinen ve topluma şiddet içerikli mesajlar verdiği halde dokunulmayan Sedat Peker gibi;
Alman DieWelt Gazetesi Türkiye Temsilcisi Deniz Yücel gibi, Amerikalı Rahip Andrew Brunson gibi…
Savunma ve adil yargılanma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve nihayetinde hukuk devletinin teminatı olan savunma mesleğine yönelik olarak yeni Avukatlık Yasası Tasarısı ve HMK tasarısı ile yeni kısıtlama ve engellemeler getirilmeye çalışılmakta adeta ‘Avukatsız Yargılama’nın önü açılmak istenmektedir. Zorunlu arabuluculuk, noterlere devredilen yargısal işler ve uzlaştırma derken, zaten daraltılan avukatlık mesleğinin faaliyet alanı vekalet ücretlerinin tırpanlanmasıyla iyice zor yapılır hale getirilmiştir. Bunun yanda avukatlara yönelik fiili ve sözlü saldırılar her geçen gün artmakta, geçen yıl birçok meslektaşımız sadece avukatlık görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle silahlı saldırıya maruz kalmıştır. Mesleğimize yönelen tüm bu saldırıların bir an evvel son bulmasını diliyoruz. Tüm bunların yanı sıra, başta avukatlık olmak üzere yargının mekanizmasının tümünü tehdit eden başka bir unsur da, hukuk fakültesi enflasyonu dolayısıyla gittikçe kalitesi düşen hukuk eğitimi… Hukuk fakültesi sayısı 130’a ulaştı, daha önce 150 bine çekilen barajın bu yılki sınavda 190 bine çekilmesi sonucu 16 bine yakın öğrenci hukuk fakültesi kazanmış oldu. Böylesine düşük puanlar karşısında aileler çocuklarını ‘Git bir hukuk diploman olsun’ diye teşvik edebiliyorlar. Dünyanın başka bir ülkesinde göremezsiniz bunu. Adalet, hukuk, yargı bu kadar ucuz olmamalı… Başka ülkelerde ancak en yüksek puanlı öğrenciler hukuk seçebiliyor. Bu da şapkamızı önümüze koyup düşünmemizi gerektiren bir durum…”
Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş da, yaptığı konuşmada yeni adli yılın hayırlı olmasını diledi. Atatürk Anıtı önündeki törenin ardından Adalet Sarayı giriş holündeki kokteyle geçildi. Burada hakim, savcı, avukatlar ve adliye personeli birbirlerine yeni yılın hayırlı olmasını dilediler.