Unutma, Yıkılma! Depremler afete dönüşmesin

Merkez üssü Düzce olan, 12 Kasım 1999 Cuma günü saat 18.57’de atasel büyüklüğü 7.2 olarak ölçülen 30 saniye süreyle etkili olan, pek çok ilimizde hissedilen, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi’nin açıklamasına göre, ölü sayısının 845, yaralı sayısının 4948 olan depremin 19. yılında TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, BAOB Ortak Salon’da bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Ferudun Tetik tarafından yapılan açıklamada,”İnsan onuruna yakışır, sağlıklı ve güvenli konutlarda yaşamak her insanın hakkıdır. Depremi asla unutturmadık ve asla unutturmayacağız. 17 Ağustos Kocaeli Depreminin 3 ay sonrasında yaşanan bu ikinci afet, ülkemiz deprem gerçekliğinin ne derece göz ardı edilmiş olduğunu ağır bir fatura ile birlikte ortaya çıkardı. Ertesi günü yayınlanan gazetelerin sayfaları ve televizyon ekranları “Devletimiz büyüktür; yaralar hemen sarılacak; yıkılan konutların yerine yenisi hemen yapılacak ; sorumlular cezalandırılacak …. ” şeklinde sözlerle doldu. 12 Kasım 1999 Depreminin üzerinden geçen 19 yılın ardından geriye baktığımızda bu sözlerin, yetkililerin bildik söylemleri olmanın ötesine geçmediğini görüyoruz. En son örneğini 23 Ekim 2011 Van  Depreminde yaşadığımız gibi 19 yıllık süre sonunda hala işin başındayız, afetlere hazırlık konusundaki hızımız kelebek uçuşunu geçemedi” ifadeleri kullanıldı.

“Dünya, üzerindeki her şeyin hareket ve değişim içinde olduğu dinamik bir varlıktır ve depremler bu doğal süreçlerin bir parçasıdır. Bir doğa olayı olan depremlerin herhangi bir irade ile durdurulması, değiştirilmesi mümkün değildir. Depremler sarsmaya devam edecekler. Ancak, varolan ekonomik, siyasal, kültürel ve afet yönetim sistemimiz içinde bu doğa olaylarının afete dönüşmesi kaçınılmaz gibi gözüküyor, depremleri değiştiremeyiz ancak sistemi değiştirebiliriz” diyen Tetik, açıklamaya şöyle devam etti:

“Yönetim Sistemimizin liberal yaklaşımlardan arındırılmasını, kamu yararı, bilimsel normlar, katılımcılık çerçevesinde yeniden ve ivedilikle oluşturulması gerekliliğini, merkezi ve yerel yönetim kurumlarındaki yöneticilere bir kez daha hatırlatıyoruz.

Sorunu çözmekten uzak, özelleştirmeci anlayışın ve sistemin değiştirilmesi, bu sistem yerine kamusal yarar ve denetimin egemen olduğu yeni bir sistemin inşa edilmesi gereklidir. Depremleri değiştiremeyiz, ancak sistemi değiştirebiliriz.”