Tekstil ve deride kadın emeği: ‘Uzun çalışma saatleri, sağlıksız koşullar, güvencesizlik, düzensiz ücretler ‘bu işin fıtratından’ sayılıyor’

Uzun çalışma saatleri, sağlıksız koşullar, güvencesizlik, düzensiz ücretler ‘bu işin fıtratından’ sayılıyor. ‘Buralarda zorunluluktan çalışıyoruz’ diyen kadınlar içinse zorluklar hiç bitmiyor…

60 milyar dolarlık cirosu, 27 milyar dolarlık ihracat kapasitesi ve sendikaların ifadelerine göre 2 milyon, resmi rakamlara göre ise 1 milyonu aşkın istihdamla imalat sanayinde ilk sıralarda yer alan tekstil, hazır giyim ve deri ürünleri, kadın istihdamının en yoğun olduğu sektörler.

Türkiye, tekstil ve hazır giyim ihracatında dünya yedincisi. Hükümet, sektörde Türkiye’ye rakip olarak Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Vietnam, Güney Kore, Mısır, Ürdün, Fas gibi ülkeleri sayıyor. Yani işçi haklarının esamisinin okunmadığı, işçi sağlığı konusunda kötü ünleriyle bilinen, 10 kişilik işçi koğuşlarında 90 kişinin yaşamaya çalıştığı, kölece çalışma koşulları yüzünden yaşanan yangınlarda, kazalarda aynı anda yüzlerce işçinin öldüğü ülkeler…

Bu ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de tekstil ve hazır giyim sektörü “rekabet” gücünü, ucuz işgücü olan kadınların yoğun emek sömürüsünden alıyor.

Uzun çalışma saatleri, sağlıksız çalışma şartları, güvencesizlik, kayıtdışılık, çocuk işçilik, düzensiz ücretlerle anılan sektörde çalışmak, geleceği olan bir iş değil, daha çok bir “zorunluluk”, kötü koşullar nedeniyle bir an önce “kurtulmak” istenen bir çalışma alanı olarak görülüyor… Artan yoksulluk, ucuz çocuk ve kadın emeğinin bu sektöre sürekli akışına neden olurken, işsizlik ve krizin etkileri “kurtulmayı” da mümkünatsız kılıyor. Savaş ve ekonomik göçler nedeniyle sayıları sürekli artan mültecilerin en yoğun biçimde tekstil ve deride kölece çalıştırılması ise “fıtrattan” sayılıyor… 

Evlerden fabrikalara uzanan sömürü ağına ‘kadınlara destek’ kılıfı

Yalnızca firmalar arasında değil aynı zamanda ev-eksenli çalışanları da kapsayacak şekilde kurulan taşeron ağı, konfeksiyon sektörünün ayrılmaz bir parçası. Bu ağlar sayesinde kadın ve çocuk işçiler ev içlerinde, uzun saatler yok pahasına fabrikalara üretim yaparken, bu ucuz emekten yalnızca fason üreticiler değil büyük markalar da “kadın emeğinin desteklenmesi” adı altında faydalanıyor.

Yoksul evlerden merdivenaltı atölyelere, organize sanayi bölgelerinden teşviklerle parlatılmış özel üretim havzalarına uzanan bu devasa sektörde çalışanların gerçek sayısı bilinemese de 2019 Ocak ayı resmi rakamlarına göre 1 milyon 42 bin 846 kayıtlı işçi var. Ve işçilerin yalnızca 96 bin 41’i sendikalı ve 2016 verilerine göre sendikalı işçilerin yüzde 30’u kadın.

‘Tamamen köle gibi hissediyorum kendimi’

Bursa’da Demirtaş Organize Sanayide ince tül ve ipek dokuma üzerine bir fabrikada 7 yıldır çalışan Neslihan, daha önce de uzun yıllar tekstil işçisi olarak çalışmış. “Kalifiye işçiyim ama maaşım mesailerimle birlikte 3 bin lirayı belki buluyordur” diyor. Üç vardiyalı fabrikada, 8 saat boyunca ayakta, gürültülü bir ortamda çalışıyor. “Kumaş sarılı toplar bizden ağır, ama kaldırıyoruz. Bu yorgun halimizle bir de gidip evi sırtlanıyoruz” diyerek kaldırıyor kollarını: “En çok bunlar ağrıyor.”

Uzun yıllardır işçilik yaptığını ama daha önce son yıllardaki kadar yorulduğunu ve umutsuzluğa kapıldığını hissetmediğini söylüyor Neslihan; “Tamamen köle gibi hissediyorum kendimi. Eskiden pazara gitmekten bile keyif alıyordum insan görüyorum, hava alıyorum diye; şimdi ondan bile keyif almıyorum, o fiyatları görünce… İşçi arkadaşlar içinde o kadar yorgunluktan sonra ek işte çalışanlar var. Bence tekstil işçisi arasında en az bir kez intiharı düşünmeyen yoktur; ne beyin dinleniyor ne vücut, geçim derdi de bitmeyince iyice içine kapanırsın, kafayı yersin…” Dünya kadar anlatacak şeyi var ama elinin tersiyle yaptığı hareketle “Boş ver” diyor…

Tekstilin başının krizden hiç kurtulmadığını ama böylesi bir kriz dönemini hiç yaşamadığını söylüyor: “Bursa’da dikim üzerine tekstil sektöründe bir azalma var, dokuma, boya ve iplik fabrikalarında da kriz gerekçesiyle tek tek kapananlar olduğunu duyuyoruz. Krizin bedelini biz işçilere ödettikleri yetmiyormuş gibi şimdi tek güvencemiz olarak gördüğümüz kıdem hakkına da göz diktiler. Bizleri tamamen köle yapmaya çalışıyorlar.

Kaynak: ekmekvegul.net sitesinde hazırlanan 1 Mayıs dosyasından Bursa bölümü

ankara escort ankara escort ankara escort beylikdüzü escort istanbul escort porno izle sex hattı