Son Haberler

Sıcak, daha da sıcak olacak! – İsmail İşel

30 Temmuz 2015

Çok güzel bir şehirde yaşıyoruz… Bana göre hem yaşanabilirlik hem de doğal güzellik olarak Türkiye’nin en doğru şehri Bursa… Başka şehirden misafirlerimiz geldiğinde, en az onlar kadar heyecanlanıyoruz, etkileniyoruz şehri gezdirirken… Aynı zamanda Bursa sakin ve güvenli bir şehir… Birçok metropole göre suç oranları düşük… Bunun en büyük sebebi de şehrin düzensiz ve yoğun bir göç almıyor oluşudur… Diğer büyük şehirler %10 civarında göç hızına sahipken, Bursa’nın göç hızı %6 civarındadır..

Kalkınma ve sanayileşme adı altında son yıllarda ülkemizin hemen hemen her yerinde özel sektör/şirket rantı temelli hoyrat, arsız, plansız ve kuralsız bir şekilde yapılaşmaya girişilmiştir… Maalesef bu hoyrat, arsız, plansız ve kuralsız yapılaşmanın baş mimarı da kamu ve siyasi iktidardır… Ülkenin dört bir yanında yapılan girişimler ülkenin doğal kaynaklarını, taşını, toprağını kirletmekte, yok etmektedir… Yargı kararlarına rağmen çoğu zaman bu girişimlerin önüne geçilememekte, yargı kararlarına dolanarak veyahut yargının yetkileri çıkarılan kanunlarla kadükleştirilerek, iptal edilmiş çevre ve halk düşmanı projeler hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu duruma son ve güncel örnek, Artvin Cerattepe’deki Maden işletmesi girişimleridir…

İşte bu kafa (iktidar/özel sektör ortaklığı) sonunda Bursa’mızı da hedef aldı… Bir yandan 0,50 emsal artışlarıyla da desteklediği alabildiğine düzensiz, kuralsız ve ranta dayalı yapışla, diğer yandan sulu tarım arazilerimize yapılması planlanan OSB’ler, dağlara-ormanlara verilmiş işletme ruhsatları, HES projeleri, neler neler… Sonu gelmiyor… İstanbul-İzmir çevre yolunun bitmesiyle hedef 5 milyonluk “Ulu Bursa”… Önce belediye-TOKİ eliyle büyük bir yumruk yedi güzel yüzüne bu şehir… Yumruğu kimse sahiplenmedi, kim vurduya gitti caanımm kaşı-gözü… Şimdi de midesine, kalbine, beynine, akciğerlerine yumruk atıp öldürmeyi düşünüyorlar bu şehri…. Bir tarafta bu şehre en tepeden bakan, ovasına, suyuna can veren, bin yıldır bu şehrin gözbebeği olan Uludağ’ın doğal dokusu tahrip edilip ranta çevrilmeye çalışırken, diğer yandan da bir zamanların o güzelim uçsuz bucaksız ovasına hem çarpık mahalleleri hem de OSB’leri kurduranlar, şimdi de evlerimizin ortasına kurduğu bu OSB’ye tamamen ticari amaçlı kömür santrali yaptırıp şehrin akciğerlerine pislik ve ölüm bulaştırmak istiyor… Üstelik bu bir başlangıç, yani pilot uygulama… Sırada birçok OSB var… Bu süreç durdurulmazsa eğer kısa süre içerisinde her bir OSB’ye bir ölüm santrali yapılacak…
Bursa şehir merkezinin DOSAB bölgesine yapılması planlanan/yapılmasına izin vermeyeceğimiz bu kömür/ölüm termik santralinde günde 2350 ton kömür yakılacak… Hesaplamalara göre bu miktar Bursa’daki her evde yılda 1 ton kömür yakılmış olması ile eşdeğer… Yakılan kömürün kalıntılarının bir kısmı havaya ve oradan da yediğimiz sulu Bursa şeftalisi veya soluduğumuz dağ havası yoluyla bizim vücudumuza girecek, kalan kısmı ise her gün için 20 tonluk 100’ün üzerindeki bol bol egzoz dumanı çıkaran ağır vasıta araçlarla Bursa ovasındaki “nesli tükenen” tarım alanlarına bırakılacaktır… Santralin suyunun nasıl tedarik edileceği de önemli bir soru işareti olup, işletmecilerin açıklamaları akademik odalar tarafından gerçekçi ve inandırıcı bulunmamaktadır… Günde 4000 ton yeraltı suyunun kuyulardan çekilerek santralde kullanılması öngörülmektedir… Bu miktar 750 bin kişinin günlük su tüketimi olarak hesaplanmaktadır… Santralin bacasından çıkacak zehirli gazları saymıyorum bile… Hiçbir baca filtresinin bu gazların zararını tam olarak engellemediği, sadece olumsuz etkilerini azalttığı bilimsel bir veridir… İnanmıyorsanız DOSAB’ın önünde bir tur atın… Kokusuna/kokusundan bayılacaksınız…

Ve beklenen kara haber geldi… Bursa’nın göbeğine kömürle çalışan termik santralin kurulmasına siyasi iktidar onay verdi… Artık yapılacak tek bir şey var… O da bu ölüm santralinin kurulmaması için mücadele etmektir… Bu güzel şehir bunu hak ediyor… Çocuklarımız bunu hak ediyor…

“DOSAB Termik Santraline Hayır Platformu”nun senin desteğine, sesine, karşı çıkışına bu süreçte ihtiyacı var… Bugün saat 19.00’da Heykel’de meslek odaları ve halkın katılımıyla basın açıklaması yapılacak ve mücadele büyütülecektir…Evet hava çok sıcak, bunaltıcı… İnsanın yerinden kalkıp, adım atası gelmiyor… Ama daha da sıcak olmaması, hepimizi kavurmaması için katılımınız çok önemlidir… Sessiz kalma, ortak olma…

Scroll To Top