Son Haberler

Sarıbal: Tarım küçülmede rekor kırıyor

29 Aralık 2016

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal; Meclis’te düzenlediği basın açıklamasında “TÜİK verilerine göre tarım sektörü; ilk çeyrekte yüzde 5,6 , ikinci çeyrekte yine yüzde 5,6 küçülürken; yılın 3. çeyreğinde tarım sektörü yüzde 7,7 küçülme ile rekor kırdı.” diyerek AKP’nin tarım politikalarının üretimi teşvik etmediği eleştirisinde bulundu.

CHP’Lİ Sarıbal; TÜİK’in açıkladığı 2009 bazlı “yeni” milli gelir serisinin verilerine göre Türkiye ekonomisinin, 2016 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını içeren üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 daraldığını söyledi.

Ziraat Mühendisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal; “AKP tarımda ülke kaynaklarını, potansiyelini değerlendirmeye yönelik üretimi temel alan politikalar yerine ithalatı teşvik eden ve destekleyen politikalar uygulamaktadır. Stratejik ürünleri esas alan bir üretim planlaması yoktur. Bu politikalar tarımda istikrarsızlık yaratmakta tarımın büyüme hızı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme hızının altında kalmaktadır. Nitekim 2003-2015 yıllarının kapsayan AKP döneminde GSYH(Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) yıllık ortalama yüzde 4,7 oranında büyümüş; buna karşılık tarım sektöründeki büyüme hızı yüzde 2,3’te kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

Dünya’nın en pahalı girdileri ile tarımın küçülmesi kaçınılmaz

“AKP iktidarının, 14 yıldır tarımda üretmek yerine ithalatı destekleyen politikalar uyguladığını iddia eden Sarıbal; bu koşullarda üretimin artmamasının, tarımın küçülmesinin kaçınılmaz olduğunu, AKP’nin iktidar döneminde mısır, çeltik ve ayçiçeği dışındaki tüm tarla bitkilerinin de üretiminin gerilediği iddia etti.

Sarıbal; tarım sektörünün küçülmesiyle ilgili Meclis’te düzenlediği basın açıklamasını;

“2015 yılında üretiminin rekor düzeyde olduğu belirtilen buğdayda kişi başına yıllık üretim miktarı 2002 yılının gerisinde gerçekleşmiştir(2002 yılı 295 kg, 2015 yılı 287 kg).

Sulama yatırımlarının ihmal edildiği tarımsal üretimde doğaya bağımlılık devam etmektedir. Ayrıca tarım girdileri bakımından büyük ölçüde ithalata bağımlılık vardır; fiyatlarda istikrar sağlanamamaktadır.

2016 yılı başında 3 lira seviyesinde olan dolar kuru günümüzde 3,5 lirayı aşmıştır. Kabaca %16 artış söz konusudur. Bu da tarım sektörü açısından üretim maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir.

Nitekim 2016 yılı Aralık ayında litresi 3,58 lira olan mazotun fiyatı günümüzde 4,45 lira civarındadır. Yani mazot fiyatı son bir yılda yüzde 24 oranında artmıştır.

Çiftçinin ürünü para etmemekte, ihracat pazarlarındaki sıkıntılar sürmektedir. Tüm bunlardan dolayı tarım sektörü büyümemekte, aksine küçülmektedir. Tarımda sürdürülebilir bir ortam olmadığı için çiftçi üretimden vazgeçmektedir. Çünkü zaten ayakta zor duran çiftçinin yeni yatırım ya da hedefler ortaya koyması çok zordur. Orta ve uzun vadede hem yerli, rekabetçi üretim hem de üretilen ürünün pazarlanması noktasındaki sıkıntılar çözülmediği ve ihracat pazarları çeşitlenmediği sürece tarımda sağlıklı ve kalıcı büyüme sağlamak mümkün değildir.

2015 yılında 16 milyar dolarlık tarım ve gıda ürünü ithalatı yapılmıştır. (AKP’li yıllarda tarım ve gıda ürünleri ithalatı toplam 155 milyar dolar olup; bu rakam tarıma verilen toplam desteğin yaklaşık 4,5 katını aşmaktadır).

Ayrılan kaynakların büyük bir bölümü canlı hayvan ithalatına, yem hammaddelerine, kimyasal gübreye ve hammaddelerine, ilaç, aşı, tohum vs. gitmektedir. Bunların normalde yerli üretimle, içeride kendi çiftçimizi destekleyerek gerçekleştirmemiz gerekir. Ancak uygulanan ithalat politikasıyla yurtdışındaki çiftçileri destekler konumdayız.

Örneğin; 2010- 2015 döneminde canlı hayvan ve et ithalatı için 3,8 milyar dolar ödenmiştir; ancak sorun hayvan varlığının yetersizliğinden kaynaklandığı için halen devam etmektedir. Oysa iflas eden ithalata dayalı hayvancılık politikası yerine üretim odaklı politikalar uygulanması gerekmektedir.

Tarım sektöründe büyüme üzerinde kur baskısı, ithalat baskısı, yüksek girdi maliyetleri,  orta ve uzun vadeli politika eksikliği ile plansız üretim ve pazarlama baskısı sürmektedir. Bunlar ortadan kalkarsa büyüme pozitife dönebilir.

Bunun için tarımda uluslararası mali kuruluşların, çokuluslu tarım/gıda şirketlerinin yönlendirmelerine değil, kendi insanlarının ihtiyaçlarına ve ülkemizin özgül ekolojik şartlarına göre planlanmış programlar uygulanması gerekir.” sözleriyle sürdürdü.

Sarıbal basın açıklamasında, Gazeteci Ahmet Şık’ın gözaltına alındığını belirterek, basın özgürlüğünün kısıtlandığını dile getirdi.

Yoruma kapalı.

Scroll To Top