Son Haberler

Sarıbal: İthalatta rekor kırıyoruz

5 Ocak 2017

CHP Parti Meclisi Üyesi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal; Meclis’te yaptığı basın açıklamasında Türkiye’deki ayçiçeği piyasasını değerlendirdi. Türkiye’de hemen hemen her bölgede ayçiçeği üretiminin mümkün olduğunu söyleyen Sarıbal, ülkemizdeki üretimin tüketimi karşılayamaması sonucu ayçiçeği üretiminde de ithalatçı konumda olduğumuzu dile getirdi.

Ayçiçeğinin en önemli yağ bitkilerinden olduğunu vurgulayan Sarıbal; ülkemizde ayçiçeği üretiminin çoğunlukla yağlık olarak yetiştirildiğini, sulanamayan yamaç ve çorak araziler de dahil birçok yerde üretimi yapılabilen ayçiçeğinin marjinal tarım arazilerini de ekonomiye kazandırdığını belirtti.

En yüksek ayçiçeği rekoltesi Tekirdağ’da

Ziraat Mühendisi Bursa Milletvekili Sarıbal; ülkemizde yetiştirilmekte olan ayçiçeği ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

“Ülkemizde ayçiçeğinin yüzde 52’si Trakya-Marmara Bölgesi’nde yetiştirilmekte olup, bu bölgeyi yüzde 23 ile Orta Anadolu, yüzde 10 ile Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri izlemektedir.

2015 yılı itibariyle en yüksek ayçiçeği rekoltesi 267 bin ton ile Tekirdağ’da gerçekleşmiş; bu ili Edirne (227 bin ton), Konya (218 bin ton) ve Kırklareli (189 bin ton) izlemiştir. Tekirdağ’ın toplam üretimdeki payı yüzde 16, Edirne ve Konya’nın yüzde 13, Kırklareli’nin ise yüzde 11’dir. En fazla ayçiçeği üretilen 10 ilin toplam üretimdeki payı yüzde 75’i aşmaktadır.”

Türkiye, Avrupa Birliği’nden sonra en büyük ithalatçı

Dünya’da ayçiçeği yağını en çok kullanan ülkelerden birisi olduğumuzun altını çizen Sarıbal; yağ üretimindeki açığın ithalatla kapatıldığını açıkladı.

Sarıbal; TBMM’de düzenlediği ayçiçeği ile ilgili basın açıklamasında;

“Türkiye’de ayçiçeği yağı tüketimi yıllık yaklaşık 650 bin tondur. Ancak yerli üretimden elde edilen ayçiçeği yağı yıllık yaklaşık 400-450 bin ton olmaktadır. Ortaya çıkan bu açık ithalatla karşılanmaktadır. Bu nedenle ayçiçeği, ülkemizin önemli ithal kalemlerinden biri olup, Türkiye, Avrupa Birliği’nden sonra en büyük ithalatçı ülke konumundadır.

Türkiye’de gerek hızlı nüfus artışı ve gerekse kişi başına artan tüketim nedeniyle bitkisel yağ tüketiminde sürekli artış gözlenmektedir. Ancak üretim tüketimi karşılamamakta, giderek artan yağ açığı ithalat yoluyla giderilmektedir.

Yağ bitkileri üretimiyle ilgili istikrarlı bir planlamanın olmayışı, mevcut üretim potansiyelinden yeterince yararlanılmamasına, bitkisel yağ açığının artmasına ve sanayinin dışarıya bağımlılığının artmasına yol açmaktadır.

Bitkisel yağ ihtiyacının yüzde 70’i ithalatla karşılanıyor

Son 10 yıl ortalamasında, Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’i ithal tohum ve ham yağdan karşılanmıştır. Ayçiçeği tohumu ithalatına ek olarak işlenmiş ve ham ayçiçeği yağı ithalatı da yapılmaktadır.

Yağlık ayçiçeği tohumu ithalatının yaklaşık yarısı Bulgaristan’dan, diğer bölümün büyük bir kısmı ise Ukrayna, Romanya, Rusya ve Moldova’dan yapılmaktadır.

Gerek birliklerin gerekse de alım yapan kuruluşların dünya fiyatından ürün almasını sağlamak, hem de üreticinin mağduriyetini gidermek amacıyla 1999 yılı ürünü yağlık ayçiçeğinde uygulanmaya başlanan fark ödeme (prim) sistemi halen devam etmektedir.

Birliklerin 2003 yılında toplam rekoltenin yüzde 53’ünü satın almalarına karşılık, 2015 yılında toplam ayçiçeği üretimi içindeki alım payının yüzde 19’a düştüğü görülmektedir.

Piyasa belirleyici kuruluşlardan biri olan Trakya Birlik 2016 Ocak ayı sonunda 2015/2016 yılı kampanya dönemi için yüzde 40 standart yağ oranlı ayçiçeği kesin alım fiyatını 1.605 TL/ton olarak açıklanmıştı. Birlik 2016/2017 kampanya dönemine ilişkin kesin alım fiyatlarını henüz açıklamadı.

Trakya Birlik 2015/2016 yılı kampanya dönemi için yüzde 40 standart yağ oranlı ayçiçeği ön alım fiyatını 1.475 TL/ton olarak açıklamıştı. 2016 yılı için yüzde 40 standart yağ oranlı ayçiçeğinin ön alım fiyatı ise 1.580 TL/ton olarak ilan edildi. Yani Trakya Birlik ön alım fiyatlarımdaki artış yüzde 7’de kaldı.

Dolardaki artış yüzde 16

Oysa 2016 yılı başında 3 lira seviyesinde olan dolar kuru günümüzde 3,5 lirayı aşmıştır. Kabaca yüzde 16 artış söz konusudur. Bu da tarım sektörü açısından üretim maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir.

Mazot fiyatı son 1 yılda yüzde 24 attı

Nitekim 2015 yılı Aralık ayında litresi 3,58 lira olan mazotun fiyatı günümüzde 4,45 lira civarındadır. Yani mazot fiyatı son bir yılda yüzde 24 oranında artmıştır.

Maliyet 1.700, alım fiyatı 1.600 lira

Yöresel olarak değişmekle birlikte 2016 yılı için yağlık ayçiçeği maliyetinin 1.700-1.900 TL/ton arasında değiştiği tahmin edilmektedir. Buna karşılık iç piyasada oluşan fiyatların 1.500-1.600 TL/ton civarında olması üreticinin ne kadar mağdur edildiğini ortaya koymaktadır.

Bu nedenle Trakya Birlik ithalat fiyatlarını, enflasyonu ve girdi maliyetlerindeki artışları dikkate alarak bir an önce ayçiçeğinde kesin alım fiyatlarını açıklamalıdır.

Yağlı tohumlarda uzun yıllardan beri dışa bağımlı olan Türkiye, AKP tarafından uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ithalat kıskacından kurtulamamaktadır. Düşük destek ve yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üretim değil, ithalat daha cazip gelmektedir.” dedi.

Ziraat Mühendisi CHP’li Sarıbal; Türkiye’nin net ithalatçı konumundan kurtulması için üretimin artırılmasının acil gerekli olduğunu, bunun da ancak çiftçiye yapılan desteklerin de artırılması ve girdi fiyatlarının düşürülmesi ile mümkün olduğunu, ithalat ve dışa bağımlılığı azaltacak politikalar uygulanması gerektiğini söyleyerek basın açıklamasını sonlandırdı.

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top