Son Haberler

Sarıbal: ‘DOSAB termik santrali öldürücü’

30 Temmuz 2015

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, DOSAB’ta kurulması planlanan termik santralinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, “ÇED Raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açacağız.  Yaz, kış, gece, gündüz hiç durmadan havamızı kirletecek; pencerelerimizi bile açamayacağımız hale getirecek bu santralin kurulmasına izin vermeyeceğiz.”

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal DOSAB’ta kurulması planlanan kömür santraliyle ilgili basın açıklaması yaptı.  Fosil yakıtların içerisinde en kirletici olan yakıt türünün kömür olduğu bilgisini veren Sarıbal, “Hangi yakma teknolojisi kullanılırsa kullanılsın, kömürün içinde var olan ve yaşam için tehlikeli maddeler, yanma sonrası tümüyle bertaraf edilemediğinden; soluduğumuz havaya, suya ve toprağa karışır” dedi. Türkiye’nin dünya genelinde, özellikle ABD ve AB’deki gerileme eğilimine rağmen kömür kaynaklı enerji üretimindeki muazzam artışı nedeniyle takip altına alınan ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Sarıbal,  “80’i aşkın yeni kömürlü termik santral, proje aşamasında. Bu planlar, ülkeyi Avrupa bölgesindeki en büyük, dünyada ise Çin ve Hindistan’dan sonra üçüncü büyük kömür yatırımcısı haline getirecek” diye konuştu.  Milletvekili Sarıbal, kömürden üretilen elektrik birim maliyetinin doğalgaza oranla yüzde 53 avantaj sağladığı sanıldığını ancak kömürden elektrik üretimine çevresel kirlilik ve halk sağlığı gibi dışsal maliyetler dâhil edildiği takdirde yenilenebilir enerji kaynaklarının güç üretimi için kullanımının kömürden daha ucuz olduğunun görüleceğini vurguladı.

DOSAB’daki firmalar enerji sıkıntısı yaşamıyor

DOSAB’ın, Osmangazi İlçesi sınırları içerisinde 484 hektar alan üzerine kurulu, bünyesinde 428 faal firma bulunan bir organize sanayi bölgesi olduğunu söyleyen Sarıbal, şunları sıraladı: “Bu firmalar içinde enerji sıkıntısı nedeniyle üretim yapamayan firma bulunmamaktadır. Yeni bir buhar ihtiyacı yoktur. Bursa’nın elektrik santrali kurulu gücü 2.923 MW’dır. Toplam 37 adet elektrik enerji santrali bulunan Bursa’daki elektrik santralleri yıllık yaklaşık 14.666 GW elektrik üretimi yapmaktadır. Bursa’nın yıllık yaklaşık 12.222 GW elektrik tüketimi mevcuttur. Yani Bursa’da elektrik üretimi, tüketiminden fazladır. DOSAB verilerine göre tesiste günde bin 200 ton kömür yakılacağını da aktaran Sarıbal,  “Bir ailenin ortalama 1,2 ton kömür kullanarak kış ayını geçirdiği düşünülürse, tesisin 1.000 ailenin bir yılda yakacağı kömürü 1 günde yakacağı anlamına gelmektedir. Kömürün 60 kapalı kasa araç ile getirileceği iddia edilmektedir. Kireç ve kül taşıması ile birlikte günde 90 araçlık bir hareket olacaktır” şeklinde konuştu.  DOSAB akışkan yataklı kömür yakma teknolojisini kullanacağını ve bunun yeni nesil bir teknoloji olduğunu iddiasının da gerçekçi olmadığını ifade eden Sarıbal, “DOSAB’ın yeni nesil teknoloji olarak adlandırdığı akışkan yataklı yakma hücreleri 40 yıldan fazladır kullanılmaktadır” dedi.

Ölümcül etkileri var

Santral kurulduğunda halk sağlığının olumsuz etkileneceğini de sözlerine ekleyen Sarıbal, şöyle devam etti: “Bilimsel kanıtlara göre; kömürlü termik santrallerin solunum sistemi ve kalp – damar sistemi hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa, hatta kansere ve erken ölümlere yol açtığını bilinmektedir. Akut etkiler göğüs sıkışması, öksürme ve şiddetli astım krizleri gibi solunumla ilgili belirtileri de içerir. Hassasiyeti olan çocuklar, yaşlı insanlar ve hastalar bu tip etkilere daha açıktırlar. Santralden kaynaklanacak zehirli kimyasalların havamıza, suyumuza karışacak olması bir yandan asit yağmurlarına neden olacak, diğer yandan da iklimi değiştirerek küresel ısınmaya katkıda bulunacaktır. Santralın suyumuzu kirletecek olması nedeniyle bu suyla sulanacak tarım arazilerimizde yetişen gıda maddeleri kirlenecek; aynı zamanda topraklarımızın verimi de düşecektir.”

Tarım alanlarına göz diktiler

Termik santral yapmak için sanayi bölgesi içerisinde yeterli alan bulamayan DOSAB yönetimi, bölgenin doğusundaki tarım alanına gözünü diktiğini söyleyen Sarıbal, “Bu alanı “Teknik Altyapı Alanı” olarak plan değişikliği yapmak için Büyükşehir Belediyesine başvuruda bulunmuş; söz konusu belediye bu talebi Tarım İl Müdürlüğüne göndermiştir. Konu Toprak Koruma Kurulu toplantısında değerlendirilirken, Kurul kararına “enerji üretim tesisi yapılmamak” koşulu ile ibaresini ekleyerek talebi uygun bulmuştur. Bu ibare, Büyükşehir Belediye Meclisi kararına da eklenmiştir. Yani bu alanın plan değişikliği kararlarında açıkça “enerji üretim tesisi yapılamaz” ifadesi mevcuttur” dedi.

Projeyi hayata geçirmek hukuka aykırı

DOSAB yönetimi “Biz bacaları içeri yapıyoruz” şeklinde açıklama yaptığını anımsatan Sarıbal, “Yani üretimin yapıldığı bacalar içeri yapılacak ama kömür depolamaktan tutun da diğer tüm işlevler bu yeni eklenen alanda olacak. Bu tesisler bir bütündür; bacaların içeride olması bir şey değiştirmez. Tarım İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarında açıkça “bu alanda enerji üretimi yapılamaz” ibaresi varken bu projeyi hayata geçirmek hukuka aykırıdır” diye konuştu.

Santralin kurulmasına izin vermeyeceğiz

23 Aralık 2014 tarihinde Ankara’da DOSAB yetkilileri ile kamu kurumları tarafından yapılan, halka kapalı, bilim insanlarına kapalı İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) toplantısına katılanların 1 Nisan 2015 tarihinde kararlarını açıkladığını dile getiren Sarıbal, sözlerini şöyle noktaladı: “İDK toplantısı kararı beklenildiği gibi patronlardan yana onların kar hırsına hizmet edecek şekilde oluşmuştur. Meslek odalarının, doktorların, mühendislerin, bilim insanlarının, avukatların ve en önemlisi Bursa halkının olumsuz görüşüne rağmen, İnceleme Değerlendirme Komisyonu ÇED başvuru dosyasını yeterli bulmuş ve nihai ÇED raporu olarak kabul etmiştir. Tüm itirazlara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Müdürlüğü “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)” olumlu kararı vermiş resmi internet sayfalarında yayımlamıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir kez daha rantın yanında saf tutmuştur. Önümüzdeki süreçte halkımızla, sivil toplum örgütleriyle ve sivil toplum örgütleriyle ÇED Raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açacağız.  Yaz, kış, gece, gündüz hiç durmadan havamızı kirletecek; pencerelerimizi bile açamayacağımız hale getirecek bu santralin kurulmasına izin vermeyeceğiz.”

Yoruma kapalı.

Scroll To Top