Son Haberler

Prysmian ve SCM işçilerinden Renault direnişine destek

16 Mayıs 2015

Birleşik Metal İş üyesi PRYSMIAN ve SCM işçileri, Renault işçilerinin direnişine destek eylemi yaptı.

image

DİSK Birleşik Metal İş’e üye PRYSMIAN ve SCM işçileri, 15 Mayıs’ta Renault işçilerinin direnişine destek vermek için eylem yaptı. Mudanya İskele Meydanı’nda Birleşik Metal İş Bursa Şubesi pankartıyla bir basın açıklaması yapıldı. Ayrıca SCM işçileri, fabrika önünde Renault işçileriyle dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Eylemde okunan basın açıklaması şöyle:

Kurtuluş mücadelesi veren metal işçilerinin yanındayız!

Metal işçileri bir kez daha ayağa kalktı!

İşbirlikçi ve dayatmacı toplu sözleşme düzenine karşı, düşük ücret sistemine, sermaye denetiminde sahte sendikaya karşı metal işçileri isyan ediyor.

Başta Renault işçileri olmak üzere MESS üyesi işyerlerinde giderekk büyüyen isyan dalgası emin adımlarla ilerliyor.

Sahte sendikadan istifalar her geçen gün artıyor.

Sadece Renault’da istifalar 4500’e ulaştı. Tofaş, Mako, Çoşkunöz, Delphi, Ototrim ve daha pek çok işyerinde işçiler dalga dalga sahte sendikadan istifa ediyorlar.

Elele verdiler. Önce MESS ve Türk Metal grup toplu sözleşmesini düşük ücret sistemini kalıcılaştırarak, işçilerin satın alma güçlerindeki erimeyi durdurma süresini 2 yıldan 3 yıla uzattılar. İşçilerin sömürü koşullarını ağırlaştırdılar, yaşam ve çalışma koşullarının iyileşme mücadelesine engel oldular.

Bu işbirliği sonucunda ortaya çıkan toplu sözleşme dayatmasını kabul etmeyen Birleşik Metal-İş ve üyeleri greve çıkınca bu kez üçgen tamamlandı. Siyasal iktidar, hangi sınıftan yana olduğunu ortaya koydu ve sermayenin çıkarlarını korumak için grevlerimizi yasakladı.

İşçi karşı ittifaka kimi hukuk kurumları da dahil oldular. Danıştay’a yaptığımız yürütmeyi durdurma başvurusu oy çokluğu ile reddedildi.

Dayatmayı kabul etmedik, işçilere düşmanca davrananlarla aynı masaya oturmadık, grev yasaklayan ve sermayenin ofisi gibi çalışan bir siyasal iktidarın atadığı özel arabulucuyla görüşmedik.

Dosya Yüksek Hakem Kurulu’na gitti. Orada da işçi düşmanı ittifak faaliyetini sürdürdü. Kurul’un toplantısı bitmeden, sahte sendika kurul kararını öğrenmiş ve bildiri dağıtmaya başlamıştı.

YHK’dan da aynı sözleşme çıktı diyerek metal işçilerinin isyanını sönümlendireceklerini sandılar.

Sömürü düzenleri devam etsin, egemenliklerine zarar gelmesin diye tüm köşe başlarını tutmuşlardı.

Ama keser döndü, sap döndü. Gün geldi hesap döndü.

Grup sözleşmesinden memnun olduğunu iddia ettikleri ana metal fabrikalarında işçiler isyan ettiler.

O çok güvendikleri, sağlam olduğunu düşündükleri kalenin içi karıştı.

Kalenin içinin karışmasına birkaç somut olay neden oldu.

Birincisi, grup sözleşmesini iyi sözleşme diye duyurdular Bosch’ta farklı sözleşme imzaladılar. Diğerleri aynısını talep edince yasal olarak mümkün değil yalanına sarıldılar.

İşçiler istifaya yönelince, işçi kanı döktüler.

IRenault’da işten atmayı denediler, işçi direnerek atılanları geri aldırdı ve kart basma nöbeti yeni eylem biçimi olarak diğer fabrikalarda da hayata geçirildi.

Bardağı taşıran damla işçilerin taleplerinin karşılanamayacağı yolunda yapılan işveren ve MESS açıklamaları oldu.

14 Mayıs gününün son saatlerinde Bursa’da Renault fabrikasındaki işçiler üretimi durdurdular, diğer vardiyalar ise kapı önüne desteğe geldiler.

Direniş ve dayanışma her geçen dakika büyüyor.

Birleşik Metal-İş sendikası ve üyeleri, metal işçilerinin haklı ve onurlu mücadelesinin sonuna kadar ve hiçbir şart olmaksızın yanındadır.

Bunu sadece sözle değil, eylem ve etkinlikleri ile de ortaya koymaya devam edecektir.

Renault işçilerinin talepleri şunlar:

1- Ücretlerde iyileştirme yapılsın.

2- İşten atılma olmasın

3- İşçilerin seçtiği temsilciler yönetim tarafından tanınsın

4- Sahte sendika ve temsilcileri işyerlerine sokulmasın

Biliyoruz ki bu talepler tümüyle haklı ve karşılanabilir taleplerdir. Ancak yine biliyoruz ki sermayedar sınıf bu talepleri karşılamamak için her türlü yol ve yöntemi deneyecektir. Havuç ve sopa politikaları uygulamaya konmuştur.

Biz daha önce yaptığımız çağrımızı yineliyoruz.

Metal işçilerinin gündeminde yeni bir sendikal bölünme yaratmak yoktur.

Sendikalı, sendikasız tüm metal işçilerinin ortak gündemi sermaye denetimindeki sahte sendikal yapının ve işbirlikçi ve dayatmacı toplu sözleşme düzeninin ortadan kaldırılmasıdır.

Bu mücadelenin tek adresi ve öncüsü Birleşik Metal-İş sendikasıdır.

Birleşik Metal-İş işçilerin kendi sendikasıdır. Sermayeden, devletten ve siyasal partilerden bağımsızdır.

Birleşik Metal-İş sendikasını üyeleri yönetirler.

Temsilcilerini, sendika delegelerini, yöneticilerini kendi aralarından seçerler. Beğenmezler ise görevden geri alırlar. Bütün bu haklar tüzük ve yönetmeliklerce güvence altına alınmıştır.

Birleşik Metal-İş sendikasında toplu iş sözleşme süreçleri üyelerin belirlediği toplu sözleşme kurulları aracılığıyla yürütülür.

Teklif bu kurullarda hazırlanır, tüm eylem ve etkinlik kararları bu kurullar aracılığıyla alınır, sözleşmenin imzalanıp imzalanmayacağına bu kurullar karar verir.

Metal işçileri sahte sendikadan kurtuluyorlar. Ancak sarı sendikacılık işçiler üzerinde hep aynı etkiyi yaratır. Sendikadan nefret.

Oysa metal işçileri kendi sendikaları ile sahte sendikayı birbirinden ayırt etmek zorundalar.

Gerçek sendika, metal işçisinin işverenin ve taşeronu sendikanın iki dudağı arasından kurtulması, kendi yaşam ve koşullarını iyileştirme mücadelesini kendi belirlediği biçimde sürdürmesidir.

Bu nedenle Birleşik Metal-İş metal işçilerinin kendi sendikasıdır.

image

Sendika.org

Yoruma kapalı.

Scroll To Top