Son Haberler

Piknikte sahne aldı, tutuklandı, iki aydır adalet bekliyor

3 Temmuz 2017

Bursa’da 6 Mayıs günü HDP’nin pikniğinde sahne aldığı için gözaltına alınarak, tutuklanan müzisyen Cafer Alp 57 gündür tutuklu. “Ciddi adli kontrol şüphesi” gerekçe gösterilerek tutuklanan Alp, yaklaşık iki aydır iddianamenin hazırlanmasını bekliyor. 

20 yıldır Bursa’da sahne alan müzisyen Cafer Alp 6 Mayıs günü Mustafakemalpaşa’daki HDP pikniğinde sahne aldıktan hemen sonra gözaltına alınarak tutuklandı. Bursa H Tipi Cezaevi’nde yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan Alp, Bursa Muhalif’e gönderdiği mektubuyla sesini duyurmaya çalışıyor. Ailesinden, işinden alıkonulan Alp,  “Bir gün bütün halkların barış içinde özgürce yaşayacağı ve gerçek adaletin tesis edileceği yarınlara olan inancım sonsuzdur. Yaşasın barış ve kardeşlik, yaşayın adalet, yaşasın özgürlük.” diyerek gönderdiği mesajıyla adaletin bir gün sağlanacağına olan inancını yineliyor.

Cafer Alp tarafından 20 Haziran’da kaleme alınan mektubun tamamı;

Merhaba, 1998 yılında müzik hayatıma amcam Adil Botan sayesinde başladım. Yaklaşık 20 yıldır devam eden müzik hayatımda Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı – Türk Sanat Müziği bölümünde 2004 – 2006 yılları arasında 2 yıl boyunca müzik eğitimi aldım.

2015 yılında Mir Müzik grubunu kurdum. “Mir” kelimesinin anlamı; ben aslen Şırnaklıyım. O bölgede halkın önde gelen kişilerine “mir” denilirdi. Kısaca “Mir” önder demektir diyebiliriz. Genellikle Kürt düğünlerinde yöresel müzik yapmaktayım. Ayrıca mitinglerde, konserlerde, şölenlerde, birçok dernek ve kurum gecelerinde de sahne almaktayım.

6 Mayıs 2017 günü Bursa HDP’nin davet ettiği Bursa’ya bağlı Mustafakemalpaşa ilçesindeki pikniğe sanatçı olarak katıldım. Yaklaşık 150 kişi vardı. 2 saatlik bir müzik dinletisi ile Kürtçe, Türkçe, Zazaca türküler ve halaylar çaldım. Çok eğlenceli bir piknik oldu. Herkes icra ettiğim şarkılara eşlik ediyor, herkes halay çekip eğleniyordu. Hatta arada piknik yapan birçok kişi ve ailelerde katıldı halaylara. Daha sonra müzik programını bitirdim ve piknik alanından ayrıldım. Fakat 500 metre ileride jandarma tarafından gözaltına alındım. Ve Mustafakemalpaşa İlçe Merkez Karakolu’na götürüldüm. 2 gece nezarette tutuldum. 2 gün boyunca istihbarat olduğunu söyleyen kişiler tarafından gayri resmi ifadem alınmak istendi. Sürekli olarak tanımadığımı söylediğim halde, bazı insanların isim ve fotoğraflarını göstererek bu kişilerin ‘örgütçü’ olduğunu söylememi istediler. Eğer bunu söylersem beni hemen bırakacaklarını söyleyip, bana baskı yaptılar. Ama ben, tanımadığım insanlara kesinlikle iftira atmayacağımı belirtince, üçüncü gün resmi ifadem alındı ve savcılığa gönderildim. Savcılık ifadesinden sonra Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldım ve hakime suçsuz olduğumu, sadece işimi yaptığımı, iki çocuk babası olduğumu, 30 yıldır aynı semtte ikamet ettiğimi ve daha evvel hiçbir suça bulaşmadığımı, yani adli sicil kaydımın temiz olduğunu belirttiğim halde, hakim ‘Ciddi adli kontrol şüphesi’ gerekçesi ile tutuklanmama karar verdi. Ve Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nde hapsedildim. Bu, bana çok hukuksuzca geldi. Çünkü basit bir piknik eğlencesinin (Ki çevreden hiçbir şikayet söz konusu olmamış, aksine çevredekilerin eğlenceye katıldığı bir piknikti) terör örgütü faaliyeti gibi gösterilmesi tam anlamıyla hukuksuzluktur. Grup Yorum, Ahmet Kaya, Agire Jiyan, Ferhat Tunç ve Neşet Ertaş gibi halkın ortak kültürünün sesi olmuş sanatçı ve grupların şarkılarını çalmak, nasıl terör örgütü faaliyeti sayılabilir? Mesleğini icra etmeye çalışan bir müzisyenin tek geçim kaynağını icra etmesine engel olmanın, sazını elinden almanın neresinde hukuk var adalet var?

Ben bu ülkede yöresel ve geniş toplumsal kitlelere hitap eden sanatçılara yapılan bu baskılara tüm kalbimle kınıyorum. Sanata, kültüre, anadile ve ifade özgürlüğüne karşı duran bu zihniyetin, insanları devletine küstürmekten başka bir sonuç doğurmayacağına kesinlikle inanıyorum. Bu baskıcı zihniyet bu topraklarda bitmediği sürece gelecek nesillere bırakılacak tek miras, “kendi devletine güvensizlik” bilinci olacaktır.

45 gündür tutuklu bulunduğum halde, halen hakkımda dosya açılmamıştır. Bu tamamen keyfi bir uygulamadır. Çünkü suç teşkil edecek hiçbir şeyin olmadığını iddianameyi hazırlayanlar da çok iyi bilmektedir.

Ailemden, dost ve arkadaşlarımdan, mesleğimden, özgür yaşamımdan ve sanatımdan hukuksuzca alıkonulduğum bu dört duvar arasından naçizane mesajım şudur:

Bir gün bütün halkların barış içinde özgürce yaşayacağı ve gerçek adaletin tesis edileceği yarınlara olan inancım sonsuzdur. Yaşasın barış ve kardeşlik, yaşayın adalet, yaşasın özgürlük.

Cafer Alp

BursaMuhalif.com

Yoruma kapalı.

Scroll To Top