Son Haberler

Özdemir: Esence bir dava konusudur

7 Şubat 2017

CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ ve İl yöneticilerinin katılımıyla, Büyükşehir Belediyesi’nin Esence bölgesindeki satışıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Varlık Fonu’na devredilen kamu kurumlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Şadi Özdemir, bunun devlet mallarını talan etmenin başka bir yolu olduğuna dikkat çekerek, benzer uygulamaların Bursa’da da Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını ifade etti.

CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ ve İl yöneticilerinin katılımıyla, Büyükşehir Belediyesi’nin Esence bölgesindeki satışıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İl Başkanı Şadi Özdemir, Başbakan Binali Yıldırım’ın CHP’ye yönelik açıklaması, Varlık Fonu ve Bursa’daki bürokratların referandum kampanyasına destek vermeleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. Başbakan Binali Yıldırım’ın anayasa değişikliğinin gerekçesi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni gösterdiğini ifade eden Özdemir; “Sayın Başbakan tıpkı terör örgütleriyle ilişkilendirmesi gibi bugün de anayasa değişikliğinin gerekçesinin CHP olduğunu beyan etti. Oysa hepimiz biliyoruz ki FETÖ’yle ortaklık yapan da, PKK’yla 3 yıl boyunca çözüm süreci adı altında PKK’nın kentleri silah deposu haline gelmesini, asfaltların altına bomba yığınaklarının yapılmasını ‘görmezden gelin’ talimatı verenler de kendileriydi. Hükümet değişikliği durumunda kendi başlarına gelebilecek meseleleri gördükleri için rejim değişikliğine gidip kendilerini güvence altına almaya çalıştıkları gayet açık. Türkiye’yi başbakan mı yönetiyor belli değil ama bu tür konularda komik açıklamalar yapıyor doğrusu. Bu nedenle bu açıklamaları ciddiye almamak gerekiyor” dedi. Bursa’da bulunan bürokratların açık bir şekilde evet kampanyası yürüttüklerine dikkat çeken Özdemir, bunun kabul edilebilir bir davranış olmadığını belirterek Bursa Valisi İzzettin Küçük’e çağrıda bulundu. “Buradan Bursa Valisi Sayın İzzettin Küçük’e de seslenmek istiyorum” diyen Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Valim Bursa’daki bürokratlar açık bir şekilde sosyal medya üzerinden evet propagandası yapıyor ve siz bunu seyrediyorsunuz. Birçok kaymakam, Emniyet Müdürü muhtarları topluyor ve evet demeleri yönünde baskı kurmaya çalışıyor. Sizin duyarlılığınızı biliyoruz. Lütfen bu konulara devletin valisi olarak müdahil olun. Eğer siz olmazsanız biz farklı yollarla müdahil olacağız. Bunu yapmaya devam ederlerse 32 bin üyemizi, 500 bin oy veren yurttaşımızı sokaklara, evet kampanyası yapan bürokratların kapısına dökeriz. Bursa’nın barışçı bir kent olduğunu bir kez daha hatırlatarak Sayın Valimizden bürokrasisine sahip çıkmasını bekliyoruz. Benim vergilerimden maaş alanlar bu işin tarafı olamazlar. Bu işlerle siyasetçiler ilgilenir, halk ilgilenir ama kamu görevlileri bu konularla ilgilenemez. Bunu bir parti meselesinin ötesinde görüyoruz. Bu bir rejim değişikliği meselesidir. Türk halkı buna sahip çıkacak ve rejim değişikliğine geçit vermeyecektir.”

Bursa kirli sanayiden kurtarılmalıdır

Pek çok kamu kurumunun Varlık Fonu’na devredilmesine de değinen Şadi Özdemir, bunun devletin mallarını talan etmenin başka bir yolu olduğunu söyledi. Varlık Fonu’nun denetim dışı olduğunu ifade eden Özdemir;  “Varlık Fonu’na aktarılan bu kurumlar teminat gösterilerek ek paralar alınacaktır. Ve bunların nerelere kullanıldığını, nasıl verildiğini, nasıl alındığını hiçbir zaman kamuoyu öğrenemeyecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden bu yana kamu mallarını satmaya, talan etmeye devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı ‘bu ülkeye bir çivi çakmayan CHP zihniyeti’ diyor. Hatırlatırım sattıkları bütün kamu mallarının, kurumlarının ve şirketlerinin hepsinin altında Cumhuriyet Halk Partisi’nin imzası var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptıklarını satıyorsunuz. Türkiye ekonomisi batma noktasına geldi. Artık soluk alacak halimiz yok. O yüzden biraz rahatlasın diye vergilerin bir kısmını yılın son üç ayına erteleyerek, beyaz eşya ÖTV vergisini Nisan sonuna kadar kaldırarak bir rahatlama yaratmaya çalışılıyor ama nafile.  Halk sandıkta bunların cevabını verecektir” diye konuştu. Bursa’da da aynı uygulamanın sürdüğünü belirten Özdemir, Mudanya Esence bölgesinde bulunan askeri alanın plan değişikliği, itiraz süreci tamamlanmadan ihaleye çıkarıldığına dikkat çekti. “Bugün saat 15.00’de Esence bölgesiyle ilgili bir ihale var” diyen Özdemir yapılan uygulamanın açık bir dava konusu olduğunu hatırlatarak; “Buradan ihaleye teklif verecekleri uyarıyoruz. Bu açık bir dava konusudur. Orada bulunan askeri alanı daha plan değişikliği süreci tamamlanmadan, itiraz süreci sürerken satışa çıkarmışlar ve bugün ihale yapacaklar. Açık ve net bir şekilde söylüyorum; bu iptal olacak bir satıştır. Merkezi hükümet Cumhuriyet döneminde yapılan bütün kamu kurumları satarak ortadan kaldırıyorsa, Bursa Büyükşehir Belediyesi de kamu alanlarını tek tek satarak azaltıyor. Kültürleri aynı. Bölgeyi ticarileştirmeye çalışıyorlar. Ro-Ro iskelesiyle de bağlantısını düşündüğünüzde İstanbul-Bursa çevre yolu üzerinden akacak yapılanmaları da düşünürseniz Mudanya bölgesini tamamen ortadan kaldırma anlamına geliyor. Biz kamu sorumluluğumuz gereği uyarmak istiyoruz. Planladıkları sanayi projeleri Bursa ovasını yok etmek ve İstanbul sanayisini Bursa’ya taşımak üzerine kurulu. Bursa İstanbul’un arka bahçesi olamaz. Bursa kirli, orta teknoloji sanayiden kurtarılmalıdır” açıklamasında bulundu.

Aktuğ; satarak yönetemezsiniz

CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir’in ardından söz alan Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ, Esence Mahallesi 632 parsel ile ilgili imar plan değişikliğinin 21 Temmuz 2016 tarihinde meclise sunulduğunu ve CHP grubunun önerileri ile tekrar incelenmek üzere geri çekildiğini söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin Bursa’yı katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yönetmediğini ifade eden Aktuğ; “Sayın Altepe CHP, MHP ve DP’nin hayır oyuna rağmen konuyu aynı şekilde tekrar meclise getirmiş ve 11.10.2016 tarih ve 1852 ve 1853 karar no ile tekrar oy çokluğu ile geçirmiştir. 23.12.2016 tarihli mecliste CHP’nin red oyuna karşılık yine oy çokluğu ile satış kararı alınmış ve Askı itirazları da 28.12.2016 tarihli mecliste red edilmiştir” diye konuştu. Bu yer ile ilgili olarak satış ve plan değişikliği konularının mecliste görüşülmesi aşamasında mülkiyet sahibi olan TRT’den, Askeriyeden ve diğer kurum ve kuruluşlarının görüşünün alınmadığına dikkat çeken Aktuğ, bu alanın TRT’ye ait olmasına rağmen plan üzerinde askeri alan olarak görüldüğünü belirterek; “Planlarda bulunan askeri alanlar genelde ülke ve kent savunmasında önemli hakim noktalardır. Böyle bir alan için askeriye ile ilgili kurumların hiçbirine danışılmamıştır. Kamu yararı kararı gözetilmemiştir. Hiçbir plan raporu hazırlanmamıştır. Onaylı jeolik ve jeoteknik raporları yoktur ki bu raporlar olmadan alanın yerleşime uygun olup olmadığı bilinemez. Ulaşım ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır” dedi. “Bu bölgeye çok yakın olan Ketendere’ye RO-RO limanı öngörülerek bu bölge ranta açılmaya çalışılmıştır” diyen Aktuğ sözlerini şöyle sürdürdü: “O proje bakanlığa takılınca daha askı süresi 17 Şubat 2017’de bitecek olan bu alan için beklemeye tahammülü olmayan Sayın Altepe Esence bölgesine gözünü dikmiş ve borç batağına sokmuş olduğu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını Bursa’nın değerlerini satarak kapatmayı hedeflemektedir. Bu şekilde alınan mesnetsiz kararların mahkemelerce iptal edildiğini de yine kamuoyundan takip etmekteyiz. Oysaki bu tarz tesislerin yer seçiminde yerleşim alanları, tarım alanları, zeytinlik gibi özel mahsul alanları, akarsu alanları, sit alanı,  sulama alanları vb. alanlara etkisi ve uzaklığı göz önünde bulundurulması gerekirken bunların hiçbiri yapılmamıştır. Bunun dışında bölge halkının, vatandaşların, odaların, muhtarların, dernek ve sivil toplum örgütlerinin itirazları dikkate alınmamıştır. Olmaz, her şeye rağmen olmaz Sayın Recep Altepe. Satarak Bursa’yı yönetemezsiniz.”

Yoruma kapalı.

Scroll To Top