Son Haberler

OHAL’in yıldönümünde Bursa’da protesto: AKP OHAL’i fırsata çevirdi

20 Temmuz 2017

CHP Bursa İl Sekreteri Muharrem Or, OHAL ilanının yıldönümünde açıklamada bulunarak, ülkenin bir yıldır Olağanüstü Hal koşullarında yönetildiğine dikkat çekti. FETÖ ile mücadele gerekçesiyle ilan edilen OHAL’in, AKP iktidarı tarafından amacının dışında kullanıldığını söyleyen Or; “OHAL, bugüne kadar gerekçesinin çok dışında bir şekilde; devleti tek başına yönetmek, Meclis’i etkisizleştirmek ve muhalifleri susturmak için kullanıldı” dedi.

CHP Bursa İl Örgütü, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’i protesto ederek, Kent Meydanı’nda basın açıklamasında bulundu. İl Yöneticileri, İlçe Başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları, Sendika ve Oda temsilcilerinin de hazır bulunduğu eylemde açıklamayı İl Başkanlığı adına CHP Bursa İl Sekreteri Muharrem Or yaptı. Muharrem Or, Fethullah Gülen’in, Türkiye’nin iç politikasını şekillendirmek isteyen güçlerin uzun süreli planının bir parçası olduğunu söyleyerek; “Fethullah Gülen cemaati üyeleri, AKP iktidarı sonrasında çok daha rahat bir şekilde devletin tüm kurumlarını ele geçirme planında olağanüstü bir başarı göstermiştir. AKP iktidarı tarafından kendi elleriyle devletin tüm kurumlarına yerleştirilen FETO terör örgütü elemanlarının, 15 Temmuz 2016 günü kendi iç anlaşmazlıkları sonucunda hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Bir yıllık süre içinde AKP tarafından üzeri bilerek örtülen bu kontrollü darbe girişimi sarayın diktatörlüğü ile hedefine ulaştırılmıştır. Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen aydınlatılmayan hatta üstü kapatılan darbe girişimine karşı, toplum, tüm kesimleriyle darbeye karşı çıkmış ve demokrasiden yana bir duruş sergilemiştir” dedi. Or, FETÖ ile mücadele konusunda tüm siyasi partilerin AKP’nin yanında olduklarını açıkladıklarını ve 20 Temmuz 2016’da üç aylık OHAL ilan edildiğini ifade ederek; “Özellikle FETO terör örgütü ile mücadele etmek amacı ile kısa süreli olacağı vurgulanan OHAL bu gün sürekli hale getirilerek tam bir sivil darbeye dönüştürülmüştür. Bugün itibariyle tam bir yıldır OHAL ile yönetiliyoruz. FETÖ ile mücadele gerekçesiyle ilan edilen OHAL, bugüne kadar gerekçesinin çok dışında bir şekilde; devleti tek başına yönetmek, Meclis’i etkisizleştirmek ve muhalifleri susturmak için kullanıldı. Darbe girişimini fırsata çeviren AKP iktidarı, OHAL koşullarında referandum yaparak Cumhurbaşkanına bütün yetkilerin verildiği tek adam diktatörlüğünün anayasa değişikliğini gerçekleştirdi. Türk siyasi tarihine ‘mühürsüz seçim’ olarak yazılan 16 Nisan referandumunda, YSK’nın mühürsüz zarfları geçerli saymasıyla anayasa ihlali yapılmış, açık ve net bir şekilde suç işlenmiştir. Bu, AKP iktidarının OHAL’i fırsata çevirdiğinin en açık örneklerinden biridir” açıklamasında bulundu.

Mücadelemiz sürecek

On binlerce insanın işten atılarak aileleriyle birlikte mağdur edildiğini belirten Muharrem Or, üniversitelerin durumuna da dikkat çekerek; “Muhalif akademisyenlere yönelik kıyım yapılmış, seçilen değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat atanan rektörler üniversiteleri eğitimden, bilimden, sanattan ve fikir zenginliğinden hızla uzaklaştırmıştır. Bu süreçte yapılmayan tek şey ise FETÖ ile mücadele etmek olmuştur. Darbenin gerçek sorumluları ortaya çıkarılmamıştır. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmamış hatta ortaya çıkmaması için üstün çaba sarf edilmiştir” şeklinde konuştu. “Bizler yani demokrasiden, Cumhuriyetten, insan haklarından, özgürlüklerden, bilimden ve sanattan yana olan insanlar hayatımız boyunca FETÖ gibi cemaat adı altındaki mezhepçi, dinci yapılanmalarla mücadele ettik” diyen Or,  bu tür yapılanmalarla mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP iktidarı 2013 yılına kadar bu hainlerle kol kolaydı. Kandırılmıştı. Ancak bu kol kola yürüyüşün bugün de devam etmekte olduğu görülmektedir. AKP iktidarına göre; FETÖ’nün okulları, en iyi okullardı. FETÖ’nün dershaneleri en iyi dershanelerdi. Türkçe olimpiyatları için hatıra para bastınız. Ordu içine FETÖ’cüleri siz yerleştirdiniz. Polisin içine FETÖ’cüleri siz yerleştirdiniz. Yargı sistemi içine FETÖ’cüleri siz yerleştirdiniz. FETÖ’cü valileri, vali yardımcılarını, kaymakamları siz atadınız. Hangi devlet kurumuna hangi FETÖ’cüyü yerleştirdiğinizi en iyi siz biliyordunuz. Bu nedenle de FETÖ’cüler hangi delikte ise o delikten en iyi kendinizin çıkaracağını da iyi biliyorsunuz. FETÖ ile mücadele etmek için üç aylık OHAL size yeterliydi. Ama sizin derdiniz FETÖ değildi. FETÖ bahanesiyle ilan ettiğiniz OHAL ile diktatörlüğünüzü ilan ettiniz.”

Ülkede can güvenliği yok

Fethullah Gülen Terör Örgütü15 Temmuz’da darbeyi gerçekleştirseydi Türkiye’de mezhepçi, dinci, şeriat esaslarına dayalı bir yönetim kurulacağını belirten Muharrem Or; “Fethullah Gülen diktatörlük kuracak, kendinden olmayan herkesi sindirecek, yok edecekti. Bugün ne yaşıyoruz? Mezhepçi, dinci, şeriat düzenini ülkeye egemen kılma özlemleriyle, saray diktatörlüğü ile yönetiliyoruz. Aradaki fark ne” şeklinde konuştu. Türkiye’de bu niyetle faaliyet gösteren başka cemaatlerin de olduğuna dikkat çeken Or, bazılarının devlet kurumlarında da aktif olduğunu ifade ederek; “FETÖ bunlardan sadece biri. El Nusra Türkiye yapılanması,  İŞİD Türkiye yapılanması, Müslüman kardeşler Türkiye yapılanması ve diğer cemaat örgütlerinin tek hedefi; laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti yönetimine son verip şeriat esaslarına dayalı mezhepçi-dinci bir diktatörlük kurmak” dedi. Olağanüstü Hal sürecinin AKP’nin işine geldiğini vurgulayan Or, sözlerini şöyle tamamladı: “20 Temmuz AKP tarafından gerçekleştirilen sivil darbedir ve biz bugün bu sivil darbenin birinci yılını yaşıyoruz. Bir yıldır OHAL ile yönetiliyoruz. İnsan hakları örgüt toplantılarına dahi tahammülleri yok.  Ülkede can güvenliği yok. Çocuklarımız güvende değil. Neredeyse her gün sözde dini eğitim verilen bir yerde çocukların cinsel istismara uğradığı ortaya çıkıyor. Gece yarısı yayınladıkları KHK’lar ile binlerce, yüzbinlerce kamu çalışanı işsizliğe açlığa mahkum ediliyor. Bugün açlık grevlerinin 134. gününde olan Nuriye ve Semih hukuk tanımaz ve kanunsuz uygulamaların en çıplak örneğidir. Yarın sabah hangimizin KHK ile işsiz kalacağı, işinden aşından olacağı, kimin malına mülküne el koyulacağı bilinmemektedir. O nedenle diyoruz ki; Ne darbe ne dikta yaşasın demokrasi, OHAL kaldırılsın, KHK’lar iptal edilsin.”

 

Yoruma kapalı.

Scroll To Top