Muhalefet ve mizah ilişkisi Bursa’da konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin, Tarih Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Tarih Buluşmaları” söyleşilerine katılan Levent Cantek ve Levent Gönenç, Türkiye’de muhalefetin tarihinde, mizahın hikayesini anlattı.

Nilüfer Belediyesi’nin, Tarih Vakfı iş birliği ile gerçekleştirdiği “Tarih Buluşmaları” söyleşi dizisi, “Bir Muhabbet Kuşu: Postmodern Göstergeler Işığında Zeki Müren”, “İşçilerin Sınıf Olma Tarihi”, “Türkiye ve Bursa’da futbol tarihi”, “Kadın hareketinin saklı tarihi”nin ardından, “Türkiye’de mizah ve muhalefet” söyleşisiyle devam etti.

Nâzım Hikmet Kültürevi Balaban Salonu’ndaki söyleşide Levent Cantek ve Levet Gönenç, Türkiye’de muhalefetin tarihinde mizahın hikayesini katılımcılarla paylaştı. Söyleşiyi, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ilgiyle takip etti.

Cumhuriyet’in ilk döneminden günümüze kadar mizah dergilerinde yayınlanan muhalif karikatürlerden seçkileri yorumlayan Levent Cantek ve Levent Gönenç, katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı.

“İlk dönemde propaganda işlevini görüyoruz”

Mizah dergilerinin popüler kültürün bir parçası olduğunu dile getiren Levent Cantek, bu yüzden kamusal değerlerin belirlediği yönde ihtimam gösterdiğini ifade etti. Cantek, “İçinde bulunduğu rejim neye dostsa onun dostu, neye düşmansa onun düşmanı olurlar. Çünkü satmak zorundadır. İçinde bulundukları kamusal alanı belirleyenlerinin savunucusu, bazen de hakimi ve yargıcı gibi davranabilirler. Popüler kültürün işleyişine böyle de bakılması gerekir” dedi.

Cumhuriyet’in ilk döneminde mizah dergilerinde bir takım tiplerin kullanıldığını belirten Levent Gönenç de, bu dönemde mizahın muhalefetin yanında propaganda işlevi gördüğünü dile getirdi. Levent Gönenç şöyle devam etti: “Cumhuriyetin ilk döneminde mizah dergilerinde işçi, köylü, aydın gibi tipleri görebiliriz. Cumhuriyetin taşıyıcı değerleri neyse, onlar bu mizah dergilerinde sembolleştiriliyor. Bu, gazetelerdeki karikatürlerde de aynı semboller sürekli tekrarlanıyor. Ve bir anlamda sembolik lisan oluşturuluyor. Rejime destek vermek, pekiştirmek, onun değerlerini tanıtmak adına bu semboller sık sık kullanılıyor. Bu anlamda aslında karikatürün ve mizahın bir başka işlevini de görüyoruz. Muhalefet etmekten ziyade, propaganda işlevi gören bir mizah anlayışı var. Ancak, o rejime karşı olan akımlara ve ya gruplara da bir muhalefet var. Dolayısıyla bu ilk dönemi, biraz farklı görmek lazım. Cumhuriyet’in ilk döneminde rejime kim karşıysa, onlara karşı da bir eleştiri ve muhalefet söz konusu.”

“Mizah dergileri dendini yenilemeli”

Günümüzde mizah dergilerinin, eskisi kadar üretemediğini ifade eden Gönenç, “Mizah dergileri kendilerini yenileyemiyor. Şuan yayınlanan dergilere baktığınızda klişeler dönüyor. Bu da okuyucuda bıkkınlık yaratıyor. Artık internet ve sosyal medya var. Geçmişte televizyon ile rekabet etmek zorundaydı, şimdi sosyal medyayla rekabet etmek zorunda. İnternette müthiş bir mizah dili var. Yeni bir dil, anlayış ve yeni konular ortaya çıkarmak zorunda” dedi.

Levent Cantek ve Levent Gönenç, geçmişten günümüze yayınlanan Akbaba, Gırgır, Fırt, Mikrop ve Çarşaf gibi mizah dergilerinin dili ve duruşu hakkında da paylaşımlarda bulundu.