Metal işçisi kadının gündemi: ‘8 saat çalışma, vardiya, kreş, kriz ve şiddet’

Ağır iş koşulları ve sürekli değiştirilen vardiyalardan dertli olan, işçi sağlığı açısından ciddi sorunlar yaşayan, aşağılama ve mobbinge karşı sendikalarına güven duymak isteyen kadınlar anlatıyor…

Türkiye’de metal sanayi hem ekonomik büyüklük, hem barındırdığı iş gücü, hem de stratejik önem itibari ile en önemli sanayi alanı durumunda. Bu büyük sanayi kolunda demir çelik, otomotiv, metal, beyaz eşya, savunma, otomotiv yedek parça gibi sektörler var.

Ülkede çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 30’u metal sanayide istihdam ediliyor; 2019 Ocak ayı verilerine göre toplam 1 milyon 521 bin 942 kayıtlı işçi var. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden sayılan bu işkolunda erkek egemen bir yapı görülse de, azımsanmayacak sayıda kadın çalışıyor. Çalışma Bakanlığı’nın 2016 işkolu istatistiklerine göre sektördeki kayıtlı işçi sayısının yüzde 19’u kadın. Sendika üyesi olan toplam metal işçisi sayısı ise 279 bin 790. Yine 2016 verilerine göre sendikalı metal işçilerinin yüzde 8’i kadın.

Ekonomik krizin etkilerinin en çok görüldüğü sektörlerden biri metal. 2018’in Temmuz ayında resmi rakamlara göre sektörde 1 milyon 582 bin 714 kişi çalışıyordu, Ocak 2019’da ise sayı 1 milyon 521 bin 942’ye düştü. Yani sektörde 2018 yılında ihracat rekorları kırılırken, işçi sayısı 60 bin 772 kişi azaldı. Ancak işten atma eğilimlerine bakıldığında öncelikli olarak kadınların işten atıldığını söyleyemiyoruz; alt sektörlere göre değişen bir tablo var.

Kadın işçiler sektörde daha çok, otomotiv ve yan sanayi ile elektronikte, kısmi olarak da ana metal alanında çalışıyor. Yoğun olarak da montaj, kalite kontrol, paketleme bölümlerinde, kimi fabrikalarda ise preslerde çalıştırılıyorlar. Bazı otomotiv fabrikalarının montaj bölümlerinde tamamen kadın işçilerin çalıştığı görülüyor. Elektronik sektöründe işçilerin yarısı, bazı fabrikalarda tamamına yakını kadın işçilerden oluşuyor. Buralardaki kadın işçi yoğunluğu “dikkat ve incelik isteyen işlerde, küçük ellere ve hassas el koordinasyonuna duyulan ihtiyaç” ile açıklanıyor.

Metal işçisi kadınlarsa patronlar ve kimi zaman sendikalar tarafından “zayıf, güçsüz, eksik” gibi sözlerle aşağılanıyor. Ama söz konusu olan çalışma koşullarının giderek daha da ağırlaşması ve buna dayanmak olunca kimse “kadın” olmalarına bakmıyor.

Ağır iş koşulları ve sürekli değiştirilen vardiyalardan dertli olan, işçi sağlığı bakımından ciddi sorunlar yaşayan hatta kimi zaman sakat kalan, aşağılama ve mobbing karşısında sendikalarına güven duymak isteyen metal işçisi kadınlar anlatıyor: Çalışmanın gücünü ve güvenini hem işte hem evde hissetmek istiyoruz! 

‘Dertler derya olmuş, nerde sendika?’

TOFAŞ’ın yan sanayi olarak araba kauçuk üretimi yapan fabrikada sendikalı çalışan kadın işçi “Şu an en çok canımı sıkan, uykularımın kaçmasına neden olan kıdem tazminatını gasp etmek için uğraşmaları. Şu ana kadar da sendikadan ciddi bir açıklama, eylem gibi bir şey de duymadım. Hani bir ara kırmızı çizgimiz diyenler vardı, kıdem tazminatına dokundurmayız diyen sendika başkanları vardı, dertler derya olmuş neredeler?” diye soruyor.

“Bakanlar ikide bir çıkıp konuşuyor. Bizim işyerinde sendika odasına gidip konuşmak istedim, ne yapacağız bu kıdem tazminatına ilişkin diye, ama işyeri temsilcisi bana sert çıkıp ‘Ülkede kriz var, sen işini kaybetmemeye bak, bunlarla kafanı yorma’ dedi, bak hala öfkeden ellerim titriyor. Sendika 1 Mayıs’ta başka bir ile gidecekmiş, ben Bursa’daki 1 Mayıs’a katılacağım. Bu sene 1 Mayıs’a katılırken en önemli derdim de kıdem tazminatının gasp edilmemesi…” 

Sendikasız işyerlerinde durum daha vahim

Gemlik’te Yazaki Fabrikasında çalışan bir kadın şöyle anlatıyor: “Son günlerde sürekli çalıştığımız bölümlerde yerlerimiz değişiyor, bu da çok ciddi sorunlara neden oluyor. Zaten üç vardiya çalışıyoruz ve vardiya değişimlerimiz çok düzensiz. Mesela sabah işe gidiyorum öğlen yanıma geliyor formen, diyor ki ‘Bu gece A4 bandında geceye geleceksin’, yani akşam 17.30’da evde oluyorum ve saat 22.00’de tekrardan işe gidiyorum. Geçenlerde iki kadın arkadaşımız insan kaynaklarına gidip ‘Biz artık üretim yapamaz hale geldik, evimizde ciddi sorunlar yaşamaya başladık’ demişler. İnsan kaynakları da sorunlardan haberdar olmadıklarını, durumu düzelteceklerini söylemiş. Birkaç gün sonra iki kadın arkadaşımız da işten çıkartılmış. Fabrikada sendika yok, bu nedenle de yaşadığımız sorunları nasıl ve nereye anlatacağımızı tam bilemiyoruz.”

Kadın işçinin en önemli gündemi “kriz”. Fabrikanın sipariş alamadığı gerekçesiyle işten çıkarmakla çalışanları tehdit ettiğini, özellikle kadınların baskı ortamından, düzensiz çalışmalardan bıkmış, yorulmuş olduğu için önceleri ‘Çıkartsın da tazminatımı versin, borçlarımı kapatır biraz insan gibi yaşarım’ dediğini aktarıyor. Ancak son günlerde bu duygu değişmiş, ‘Ne olursa olsun, bir işim olsun’ fikri ağır geldiği için yaşanan sorunlar karşısında bir sessizlik başlamış.

Kaynak: ekmekvegul.net sitesinde hazırlanan 1 Mayıs dosyasından Bursa bölümü

ankara escort ankara escort ankara escort beylikdüzü escort istanbul escort porno izle sex hattı