Kütüphane Günleri “Medya ve İktidar” söyleşisiyle sona erdi

Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Nilüfer Kütüphane Günleri, “Medya ve İktidar” söyleşisiyle tamamlandı. Gazeteciler Sevilay Çelenk, Mehveş Evin ve Hakkı Özdal’ın konuk olduğu söyleşiye ilgi büyüktü.

Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri’nin “İktidar” alt başlığıyla düzenlediği Nilüfer Kütüphane Günleri sona erdi. 29 Eylül’de Misi Yazıevi’nde başlayan Nilüfer Kütüphane Günleri’nin bir çok aydını ve sanatçıyı Bursalılarla buluşturdu. Son oturumu Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleşen ‘Medya ve iktidar’ başlıklı söyleşiye gazeteciler Sevilay Çelenk, Mehveş Evin ve Hakkı Özdal katıldı.

Medya ve iktidar ilişkisini sinema ve dizi sektörü üzerinden değerlendiren Sevilay Çelenk, “Medya ve iktidar ilişkisi sürekli problemli olmuştur. Medya eskiden dördüncü büyük kuvvet olarak görülürdü ama bugün bu algıdan uzaklaşıldı. Bugünlerde gazetecilik ve medya çalışanı olmak zor. Medya haberden ibaret değil. Sinema ve diziler de günümüzde önemli bir sosyal mecra. Televizyon dizileri bugünlerde belirli kitlelere hitap eder yapımlar oldu. Ülkemizde 1975 yıllarından bu yana dizi sektörü başladı. Günümüzde çok modern yapımlar ortaya çıktı. Dizi ve sinemalar sayesinde kültürel alana daha kolay ulaşılabiliniyor” dedi.

Gazeteci Hakkı Özdal da Türkiye’de basının yaygınlaşma sürecine de değindi. Özdal, “Bizde de gazetelerin ortaya çıkışı Batı tipi modernleşmeyi kabul etmemiz ve aslında Osmanlı’nın Batı ile rekabet edemez hale geldiği 19. yüzyılda başladı. Bizde Batı’dan farklılık modernleşmede olduğu gibi devletin direkt eli var. Devleti yönetenler o zamanlar kendi iç haberleşme organı gibi gazeteler çıkarmışlar. Bizdeki ilk gazeteler ağır sansüre maruz kalıyor. Siyaseten kendi özerkliğini kabul etmeyen bir burjuva sınıfı olduğu için siyaset ehliyetini devlete teslim etmiş egemen sınıf olduğu için bizde de medya ile devlet arasındaki ilişki, batı ülkelerinden farklı olarak bir çatışmaya sahip olmamıştır” diye konuştu.

Gazeteci Mehveş Evin de mesleki özgürlük ve sansür üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de basının hiçbir zaman özgür olmadığını ifaed eden Evin, “Bugün verilere bakarsanız 2018 yılı Mayıs ayında hazırlanan bir rapora göre Türkiye’de basın özgürlüğü son 30 yılın en kötü seviyesinde. Basın özgürlüğü konusunda 2015-2017 yılları arasında toplam 56 basamak gerilemiş Türkiye. 90’lı yıllarda işlenmiş günahların bedelini 2000’li yıllarda hepimiz çekiyoruz. En büyük sebebi bu düşüşün Türkiye’nin en büyük gazeteci hapishanesi olmasıdır. Medya çalışanı olarak bakarsak 174 kişi hapishanede. Sansür, tazminat davaları, sahiplik meselesi ve işten atmalar son dönemde basına büyük darbe vurdu. Sadece darbe girşimi için değil muhalif kanadın tamamının üzerinden tank gibi geçildi son birkaç yılda. İktidar, medya ve basın üzerinde büyük baskı kurdu” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Şafak Pala, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına konuklara anmalık vererek teşekkür etti.