Son Haberler

Katledilen gazeteciler unutulmayacak!

24 Ocak 2017

Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi ile Bursa Gazeteciler Cemiyeti üyesi gazeteciler, Uğur Mumcu ve faili mechul gazeteci cinayetlerinin aydınlatılması için bir araya geldi. Geçtiğimiz yıllarda Setbaşı Mahfel önünden başlayan ve Atatürk Anıtı’nda yapılan basın açıklamasıyla son bulan etkinlik, bu yıl OHAL gerekçesiyle Ataevler’deki Basın Kültür Sarayı’nın önünde yapıldı. Demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri, sendikalar ve akademik odaların temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte ortak açıklama metni okundu.

BGC ve ÇGD adına basın açıklamasını okuyan Rabia Deniz konuşmasına ‘Buradayız dostlar! Yine bir aradayız…’ diyerek başladı. 24 yıl sonra bir kez daha gazetecilik mesleğinin onur simgesi Uğur Mumcu için bir arada olduklarını söyleyen Deniz, ‘bu açıklamayı, kim oldukları hala bulunamayan alçaklar tarafından katledilen Mumcu’nun tüm yazılarında çıkış noktası olarak gösterdiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtı önünden yapamıyoruz… Bu yıl burada, Ataevler’deyiz çünkü; 24 yıl önce başlayan ve her yıl tekrar ettiğimiz Setbaşı-Heykel yürüyüşü sonrasında anıt önündeki basın açıklamasını, bu OHAL nedeniyle yapamıyoruz. O halden, bu hale geldik… Olsun!’ sözleriyle devam etti.

Uğur Mumcu’nun, Karlı Sokak’ta bomba kalleşliğiyle katledilmesinin üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen faillerin hala bulunamadığını ve devletin “namus borcunu” hala ödemedini dile getiren Deniz, ‘Geride bıraktığımız yıllara ve günümüze bakıp, etnik ve mezhepsel bir cehenneme doğru sürüklenen memleketimiz ve bölgemizi gördükçe, Mumcu’nun neden hedef tahtasına konduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Mumcu, yolsuzluk ve yoksulluktan arınmış “Tam Bağımsız Türkiye” ideali için çalıştı, halkını aydınlattı. Ancak, üzerine üzerine gittiği, ”Siyaset-Tarikat-Ticaret“ ile simgelenen şeytan üçgeninin kurbanı oldu. Tıpkı gerçeğin peşinde koşturan Hasan Fehmi, Ahmet Samim, Sabahattin Ali, Abdi İpekçi, İlhan Erdost, Musa Anter, Turan Dursun, Çetin Emeç, Metin Göktepe ve Hrant Dink gibi…’ şeklinde konuştu.

Bu cinayetlerin ardında hep tam aydınlatılmamış, ortaya çıkarılmamış, devletin çeşitli kademelerine odaklanmış, tetikçiler, güvenlik görevlileri ve delilleri karartan odaklar olduğunu ifade eden Rabia Deniz, Mumcu ve benzeri tüm siyasi cinayetlerde, yönetenlerin ciddi sorumlulukları ya da sorumsuzlukları olduğunu söyledi. Deniz, sözlerine şöyle devam etti;

‘Bu konuda hem siyaseti hem halkı uyaran sivil demokratik güçler olarak, bir avuç da kalsak susmayacağımızı, Uğur Mumcu kararlılığı ve cesaretiyle bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. 

Çünkü o; demokrasi, hukuk ve özgürlüğün ancak ve ancak özgür, bağımsız bir vatanla mümkün olabileceğini biliyordu, söylemişti…

O, ulusal bağımsızlığın, laik demokratik düzenin mirasçısı, sakıncalı piyadesiydi… O, Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin, Atatürk ilkelerinin ve çağdaş değerlerin korunması kavgasının öncülerindendi. Bugün Atatürk’ün, Cumhuriyet’in temel ilkelerinin ve çağdaşlığın tasfiye edilmek istenmesine tepki göstermek, çocuklarımızın geleceğine, mesleğimize ve ülkemize sahip çıkmak, hem memleketimize hem de Mumcu’ya karşı boynumuzun borcudur… Buradayız dostlar… Bir aradayız… Yan yanayız… Bir aradayız, bir arada duracağız! 

Bursa Gazeteciler Cemiyeti ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’yle birlikte burada bulunan tüm sivil toplum örgütleri, Mumcu’nun katledilişine yol açan tüm değerlerin savunucusu olmayı sürdürecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurur.

BursaMuhalif.com

Katillerini bulmadıkları yetmiyor! Bursa’da Uğur Mumcu’yu anmak yasak

Yoruma kapalı.

Scroll To Top