Son Haberler

Karanlığı çağıranlara ‘Diren İnsanlık’ – Mustafa Şen

10 Ekim 2014

Barışa uzanan yolda ön yargılarımız gerçekleri görmemizde duvarlar oluşturuyor.

Sağır ve dilsiz ve kör duygular usulca sarıp sarmalıyor taşlaşan kalpleri. Bazen yakın bazen de uzak taşlar canımızı derinden yakıyor!

Şengal’in Ezidileri, Humusun Türkmenleri, Rojova ve Kobanili Kürt halklarına, Şii olan Arap halklarına , IŞİD denilen caniler, hunharca katliamlarına devam ederken nasıl susabilirdik ki?

Savaşta bir insan öldüğünde insanlık ve vicdanlarımız ölüyor. Birileri güneşi yok etmek istiyor. Karanlığı çağırıyor. Onlar ki kanımızı diplomatik pazarlıklarla, kişisel hırslarına egolarına ve Osmanlıcılık rüyalarına bizleri gömmek istiyorlar!

Oysa savaş bir felaket değil midir?

Savaş bir ekonomik çöküntüdür.

Savaş sosyal-siyasal ve demokratik hakların yok oluşudur. Sınıfsal mücadelenin kırılmasıdır savaş.

Ve savaş diktatörlerin-zengin sınıfların sevinç çığlıklarıdır.

Hepsinden önemlisi savaşlar, kardeş halkların birbirine düşman edilmesi ve kahrolası petrol zenginlerinin zafer çığlıkları atmasıdır.

Biz ağıtlar yakarken Amerikalı ve Avrupalı kapitalist ve faşist baronların kanımızdan beslenmesidir savaşlar.

Oysa insanca bölüşmek ve eşit ve özgürce yaşamak varken yarınları, bu kavga, bu kin, bu nefret neden? Taşeron ve özelleştirmelerle, fabrika da ezilen, özgürlüğü ve en temel sendikal hakları yok edilen bunca işçi varken bu düşmanlık neden?

Sorun kendinize bir! Hangi zengin sınıfların çocukları savaşır?
Peki ya hangi kan asildir sizce? Düşmanlık ve nefret tohumları saçarken yıkılırken insanlık, akan kanların asaletimi mutlu edecek bizleri.

Önemli olan ırk mıdır? Din midir ya da mezhep midir?

Yoksa evrensel değerlerle düşünmek ve tüm yaşayan her şeyi ve insanlığı sevmek midir?

Sevgi,  barış ve kardeşlik ekilen bu topraklar. Mevlana – Yunus Emre – Pir Sultan özümüz Anadolu değil midir bizim?

Diren Kobane ve direnin Ortadoğu’nun tüm halkları. Diren insanlık.

Yoruma kapalı.

Scroll To Top