Son Haberler

İşçi avukatlar üzerine… – Av. Fazilet Karaözbek

2 Ağustos 2014
“Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime, hele ne de iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızdaki kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiç bir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar tarih boyu köle kullanmadılar. Ama hiç bir zaman efendileri de olmadı.” Molierac
Molierac’ın bu cümleleri avukatlığa daha ilk adımları atarken meslek adına ilk öğrendiğimiz, çoğumuzun meslek hayatına damga vurmuş, ilke olmuş sözlerdir. Biz avukatlar için mesleğimizi yaparken tadabildiğimiz özgürlük duygusu her değerin üstündedir.
Seneler içinde Hukuk Fakültesi sayısının artması, mesleğin sürdürülebilmesi için gerekli giderler ve vergi yükü, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar gibi pek çok etkene bağlı olarak genç meslektaşlarımızın yerleşik bir hal almış hukuk bürolarında işveren avukatlara bağlı avukatlık yapma zorunluluğu doğduğu meslek adına bilinen acı bir gerçektir. Ne yazık ki bu noktadan sonra bu zorunluluk meslekte patron / işçi avukat ayrımını doğurmuş ve kapitalist sistemin bir kuralı olarak da emeği sömürülen, bilgi ve birikimi hiçe sayılan, özgür çalışma hakkı elinden alınmış bir avukat grubu ortaya çıkmıştır.
İşte bu genç meslektaşlarımızın diğer bir deyişle işçi avukatların 2008 yılında başlayan mücadeleleri ‘Bir Avukat Yanında, Avukatlık Ortaklığında veya Avukatlık Bürosunda Ücret Karşılığı Birlikte Çalışan Avukatlar Yönergesi’nin 09 Eylül 2013 Tarihinde TBB Yönetim Kurulu tarafından kabul edilerek 01 Ekim 2013 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmesi ile sonuçlanmıştır.
Ancak bu sonuç yeni bir mücadelenin ilk basamağıdır. Daha sonraki yazılarımda içeriğini ayrıntılı olarak konu edeceğim bu yönerge TBB ve Barolar tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen uygulaması olmayan, düzenlenen yaptırımları işletilmeyen bir durumda kalmıştır.
Senelerce meslektaşının emeğini ve birikimini sömüren, ‘işveren-işçi’ kavramından yönergenin isminde de vurgulanan ‘birlikte çalışma‘ kavramına geçiş yapamayan, belirlenen ücreti, sosyal güvenceyi sağlamaktan kaçınan, çalışma saati ve insanca yaşama hakkı, özel hayat kavramlarından uzak zihniyet yönergeyi işlevsiz bir halde tutmaktadır.
Bugün Bursa Barosu’nun tüm avukatlarına ve Baro Yönetimine düşen görev bu yönergenin vakit geçirmeksizin uygulamasına başlamak, yönergeye uymayanlara gerekli yaptırımları uygulamak, emeğe, emekçiye, insan haklarına ve meslektaşlarına sahip çıkmaktır.
Seneler süren bir mücadele sonucunda haklarını edinebilme yolunda büyük bir adım atmış olan meslektaşlarımızın bu mücadele ve değerlerini hiçe sayan, çalışma saati kavramı olmaksızın meslektaşının emeğini sömürüp karşılığı olan ücreti ödemeyen, bu zihniyeti ile de Bursa Barosu’nu yönetme talebinde olan zihniyete de gerekli yaptırımın Baro seçimlerinde genç meslektaşlarımızca uygulanacağı şüphesizdir.
Av. Fazilet Karaözbek – 1 Ağustos 2014

Yoruma kapalı.

Scroll To Top