Son Haberler

İrgil: Bu anayasa değişikliği daha ilk gün kadük olmuştur

22 Nisan 2017

CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, tartışmalı referandum sonucunun hem iktidar için hem de Cumhurbaşkanı için meşruiyet sorgulaması yarattığını belirterek, “Anayasa değişikliği daha ilk günden kadük olmuştur” dedi.

CHP Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil yazılı bir açıklama yaparak; “Ülke ekonomisinin yüzde 90’ını oluşturan büyük kentlerin, gençlerin, kadınların kabul etmediği bu anayasayı yüzde 49 – 50 – 51 gibi oranlarla geleceğe taşıyamazsınız. Olsa olsa bir adamı birkaç yıl daha ‘tek adam’ yaparsınız. Bu nedenle bu anayasa değişikliği daha ilk günden kadük olmuştur” ifadesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı’nın, “YSK’nın kararı kesin, bu iş bitti” açıklaması için “YSK, Cumhurbaşkanı’nın emriyle veya korkusu ile hareket etmiştir” diyen CHP’li İrgil, Anayasa Mahkemesi’ne de bir nevi talimat verici açıklamalar yapıldığını belirterek şöyle devam etti:
“Anayasa Mahkemesi de Cumhurbaşkanı’nın emriyle veya baskısı ile hareket edecektir. Atı alan Üsküdar’ı geçti, Sür eşeği Niğde’ye gibi amiyane üslubu bir yana bıraksak ve sadece bu söylemlere bile baksak, Cumhurbaşkanı bu hukuksuzluğu ve oldubittiyi doğruluyor demektir. Bu referandumla millet iradesini yok sayan, milletin yarısı ile kavga eden, ülkenin yarısını terörist ilan eden, tarafsız olmadığını ortaya koyan Cumhurbaşkanı’nın şimdiki ve yeni anayasayla da tarafsız olacağını düşünmek kesinlikle mümkün değil. Tarafsızlığı bir yana seçilen cumhurbaşkanı meşru bile olmayacak.”

Tekrar referanduma gidilecektir!

CHP’li İrgil, tam hukuksuzlukla kabul ettirilmeye çalışan yeni anayasa ile yapılacak ilk seçimlerde kimin kazanacağını ise şu şekilde ifade etti:
“İlk seçimde bu anayasa değişikliğini değiştireceğini ve demokratik, toplumcu, çoğulcu, herkesi kucaklayan, vicdani ve insani bir anayasa yapmayı vaat edenler kazanacak. Bir yıl gibi bir sürede bu ülkeye ve çağa yakışır, geleceği yakalayabilecek, herkese umut ve huzur verebilecek bir anayasa yapılarak tekrar referanduma gidilecektir. Seçim ve partiler yasası demokratikleşmiş, lider sultalarının sona erdiği, özgürlükçü, hakkaniyetli ama en önemlisi kuvvetler ayrılığını temel almış, herkesin gönlüne sinen, aklına yatan vicdanlı bir anayasa ile tekrar demokratik seçimlere gidilecek ve bu Cumhuriyet ilelebet payidar olacaktır.”

Mesele yüzde 51 meselesi değildir

İrgil’in açıklamasından diğer satırbaşları şöyle:

• Anayasal sınırları dışında hareket eden bir Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya uymayan yargı mensupları, Anayasa’nın gerekirse çiğnenebileceğini söyleyen bir iktidar partisinin hükmünde yaşayan ülkemiz insanı, bu hukuksuzlukları kabul etmek zorunda değildir.
• 80 milyonun 25 milyonu tarafından kabul edilmiş bir anayasa en azından vicdanlarda ve tarih önünde meşru değildir. Yüzde 51’lik sonuçla çocuklarımıza sağlıklı, güven duyacakları bir Anayasa bırakmıyoruz. Bu açıdan sonuç yüzde 51’le ‘hayır’ çıksaydı da rahatlatıcı olmayacaktı ve adil, çoğulcu, demokratik yeni bir anayasa yapmanın zemini olacaktı. Önemli olan çocuklarımıza bir kavga ve çatışma ortamı yaratmamak, huzursuz bir gelecek bırakmamaktır. O nedenle bugün birilerinin yenme kibiri, Türkiye tarihinde bir leke olarak yer alacaktır.
• Nitekim 16 Nisan günü gerçekleşen referandum sonucu da bunu gösterdi. Yüzde 51 çıkan ‘evet’ oylarının hiçbir hile, yalan, baskı ve yasaya aykırılık taşımadığını düşünsek bile ülkenin yönetim sistemini değiştirmeye yeter bir oran olduğu asla kabul edilemez. Bu anayasa değişikliği ‘çok olan kazanır ve haklıdır’ anlayışı ile ‘geçerli’ ancak vicdanlarda ve çoğulcu demokratik anlayış açısından kabul görmeyecek, yıllarca tartışılacak ve asla gönüllere giremeyecektir. Ve ilk fırsatta halk, bu anayasayı değiştirmek için çaba harcayacaktır.

İktidar OHAL ile hukuk devletini bitirdi

• Referandum günü sosyal medyada pek çok görüntü yayınlandı. Kalaşnikoflu olanı, silahını oy pusulasının yanına koyanı, sandık kurullarında olay çıkaranları, birçok oy pusulasının evet kısmına mührü basan sandık görevlileri referandumla ilgili hiçbir güvenliğin alınmadığını göstermiştir. İnsanların hiçbir baskı altında kalmadan oy kullanmaları bile sağlanamamışken, bugüne kadar bu şahıslardan hangisi gözaltına alınmıştır? Hangisi hakkında savcılık soruşturması başlatılmıştır?
• Referandum sonrası sonuçların şaibeli olmadığını kanıtlayamayan, “Kamuoyu zamanla kabul eder” açıklamasıyla bu şaibeleri doğrulayan iktidar OHAL’i üç ay daha uzatarak toplu gösterilerin de önüne geçme çabasında. İktidar muhaliflerin gözünü korkutarak koltuğu sahiplenme amacında. 16 Nisan’dan bu yana kalaşnikoflu olanın peşine düşmesi gerekirken, bu referandum şaibeli diyeni gözaltına almasının da sebebi budur.
• İşine gelmediğinde yasaları çiğneyen iktidar, hakkını arayan halkına ise yasaları kılıfına uydurarak zulmetmekte. Seçmenin yarısının onayını almamış iktidar artık meşruluğunu da kaybettiğinden, bunun intikamıyla hareket etmekte. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa’yı öldürdüğünü 600 yıl sonra diziden öğrenenler acaba bu iktidarın ülkeye ne yaptığını, nasıl zarar verdiğini kaç yıl sonra öğrenecek?

Yoruma kapalı.

Scroll To Top