“Gençliği gerici politikalara teslim etmeyeceğiz!”

Türkiye’nin tüm renkleriyle Türkiye partisiyiz diyen Halkların Demokratik Partisi Bursa’da ki seçim çalışmalarını gençliğin coşkusuyla hızlandırdı. Gençlerin siyasette neden olması gerektiğini konuşmak için Halkların Demokratik Partisi’nin genç milletvekili adayı İbrahim Korhan ile konuştuk

 

Seçim çalışmalarınıza gençliğin tepkisi nasıl?

Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olan Osmangazi İlçesi çok kozmopolit bir yapı. Burada çalışma yürütüyorum ve burada tepkiyle karşılaştığımız durum olmadı. Bize, seçmenimiz olmasa bile, hoşgörülü yaklaşanlar var. Tabi suratını ekşitip bakmamaya çalışan kesim de var. Gençliğin bir kısmı politikayla ilgileniyor ama bir kısmı da hiç ilgilenmiyor. Seçim bildirisi dağıtıyoruz. Gelip geçen gençler sadece bizim değil bütün partilerin bildirisinden uzak duruyorlar. Siyaseti o kadar itici yapıyorlar ki bu durum gençlerin gözünde de itici olarak kalıyor.

Türkiye’de genç nüfus fazla ve bu genç nüfus HDP ile buluşuyor mu?

Genel itibari ile Türkiye’de sosyolojik yapı olarak gençler çok büyük yoğunlukta yaşlı nüfusa göre. Gençlerin tercihleri de son anketlerde gördüğünüz gibi çoğunlukla HDP ve sola yakın partiler. Bu da gösteriyor ki aslında Türkiye’de ki iktidar algısının solla açılabileceğini, sol sosyalist düşünceye mensup insanların bu bilindik arzusu ile değişebileceğini gösteriyor. Biz bunun sandığa, seçime yansıyacağını özellikle, 16 yıllık mafya iktidarının, talan iktidarının bu seçimde son bulacağına inanıyoruz.  Bunun mücadelesini veriyoruz. Gençliğin önünü açıp kendi sözünü söylemesini istiyoruz. Yaşamın her alanında söz sahibi olmasını istiyoruz.

AKP İktidarının gençliğe bir gelecek verdiğini düşünüyor musunuz?

Bu 16 yıllık süreçte bizim savunduğumuz ilkelerimiz doğrultusunda savunduğumuz değerlerimizden hiç birisi, -özellikle gençlere yönelik olanlar- hiçbiri gerçekleştirilmedi. Biz bilimsel, parasız, laik düşünceyi, özgürlükçü bir eğitim sistemini benimsiyoruz. Baktığınız zaman, her sokak başına bir imam hatip lisesi açılmış. Tekçi bir zihniyet mensup. Bazı okullarda haremlik selamlık bile yapılmış durumda. Ayrıca piyasalaşan bu eğitim sistemi sonucu gençler, mezun olur olmaz işsiz kalıyor ve bu işsizlik sonucunda bunalıma girip farklı yollara sapan gençler de çok fazla. Özellikle Türkiye’de uyuşturucunun bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri de bu. Diğer bir nokta üniversitelerin tamamı kar merkezleri haline gelmiş noktada. Bilimsellikten uzak, sosyallikten uzak yerler haline gelmiş. Biz HDP iktidarında, üniversitelerde öğrencilerin söz hakları olduğu bir üniversite tahayyül ediyoruz.

AKP, siyaseti gençleştiriyoruz diyor. Gerçekten öyle mi?

Neye göre gençlerin önünü açıyorlar. Ne söz hakkı verdiler ki gençlere bunu diyorlar. Bugün en ufak bir basın açıklamasına bile tahammül gösterilmiyor. Bu söylemin sözde olduğunu herkes görüyor. Gençler üzerinde bir hegemonya kurdular. Ama biz, gençler için söz söylemiyoruz veya onlara alan açmıyoruz. Gençler, kendi alanlarını kendileri açıyor. Gençlik özgün olmalıdır. Biz bunu destekliyoruz. Yukardan siyaset gençleştirilmez, tabandan gençleştirilir. Mahallelerde gençlere, gel kendini ifade et diyorsun, o gencin gözlerindeki ışığı görüyorsun. Çünkü toplumda gençlere söz hakkı tanınmıyor. Aileden başlayarak gençliğin üzerinde iktidar hegemonyası var. Bunu kırmak için gençliğin önce kendini tanıması gerekiyor. Biçilmiş kaftanların, kalıpların dışına çıkması gerekiyor. Gençlerin kendini görmesi gerekiyor, çünkü yapılan tanım, kendisi değil. Biz çalışmalarımızı siyaset odaklı yapmıyoruz. Kültürü, sanatı da katıyoruz. Biz birbirimizden öğreniyoruz. Bunu yansıttığımızda genç, kendini doğal olarak içinde hissediyor ve örgütleniyor. Yoksa siz ne kadar gençleştiriyoruz derseniz deyin, olmuyor.

Gençliğin en büyük sorunu ne sizce?

Gençliğin en büyük sorunu işsizlik. Bir diğeri, gençler üzerinde çok yoğun bir baskı var. Gençlik içinde çok büyük bir kitle madde kullanıyor. Gençleri buradan kurtarmak gerekiyor. Siyaseti gençleştiriyoruz demekle olmuyor. Kültür-sanat, spor gibi alanlara yönelterek bu tür kötü alışkanlıklardan kurtarmak gerekiyor gençleri. Ülkede genel olarak ekonomik sıkıntı var ve gençlik bu sıkıntıyı en çok yaşayan kesim. Üniversite öğrencilerine bugün kredi veriliyor. Bunu neden burs olarak vermiyorlar. Dolayısıyla HDP’ye oy vermek için çok sebebimiz var. HDP’de yönetim organlarında bulunmak için çok sebebimiz var. Herkesi, gençleri özellikle, geleceklerini etkileyecek siyasi karar organlar olan siyasi partilere davet ediyoruz. Bu çeşitlilik içinde en büyük, en geniş, en kolektif yapı olan HDP’ye herkesi davet ediyoruz.

Seçim ittifakları, HDP için neyin göstergesi?

İki ittifak var: Biri AKP ve MHP’nin oluşturduğu yüzde yüz faşist bir ittifak; diğeri ise CHP’nin oluşturduğu ittifak ve HDP yine ittifak dışı. Aslında biz, her zaman ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin partisi olduğumuzu söylüyoruz. Burada da ortaya çıktı bu ötekileştirilenlerin partisi olduğumuz. Çünkü herkes bir ittifaka mensup; biz yine baraj sorunuyla karşı karşıyayız. Biz, ötekileştirilenlerin partisiyiz ve biz yine bunun için mücadele ediyoruz ve biz yine tüm renkliliğimizi koruyacağız, tüm çeşitliliğimizle var olacağız.

Son olarak gençliğe mesajınız nedir?

24 Haziranda gençler sandığa gitmeli, bu gidişata dur demeli. Bizimle değişmez diye oylarını kullanmamazlık yapmamalı, gençler sandık başında olmalı ve oyunu kullanmalı. Aydınlık günler için siyaset alanlarını doldurmalarını istiyoruz. Kendileri için yapılmasını istediği şeyleri siyasetçilere söylemek yerine kendileri bu işin içine girmeli. Bu alanları bizler doldurup bizler yönlendirmeliyiz. Gençler, 60, 70 yaşına gelmiş birilerinin dediği değil de, kendilerinin tercih ettiği bir hayatı yaşayabilmeleri için mücadele etmeliler ve siyasete katılım göstermeliler. Bugün için de bunun adresi HDP’dir. Bizler genç başladık, genç bitireceğiz.

Bursa Muhalif Gazetesinde yayınlanmıştır