HDP

Gemlik’in taşınması ancak toplumsal mutabakatla mümkün

CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş, Gemlik İlçe Başkanı Cemil Acar ve Geçmiş Dönem İlçe Başkanı Mehmet Sertaslan, Gemlik İlçe Başkanlığı’nda düzenledikleri basın toplantısında Gemlik’in taşınmasını öngören Kanun hükmünde Kararnameye ’ye tepki gösterdi.  Yaptığı konuşmada Gemlik Belediye Başkanı’nın açıklamalarını eleştiren İl Başkanı Hüseyin Akkuş, belediye başkanının kendisini gözden geçirmesi gerektiğini ifade ederek; “Üç siyasi partinin temsilcisi ile birlikte Ankara’ya gidildi ve onlarla birlikte bu karar alındı algısı doğru değildir. Oraya gidilme nedeni ile ortaklaştırılan neden aynı şey değil” dedi.

CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş, Gemlik İlçe Başkanı Cemil Acar ve Geçmiş Dönem İlçe Başkanı Mehmet Sertaslan, Gemlik İlçe Başkanlığı’nda bir araya gelerek Gemlik KHK’sı ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Konuyla ilgili bilgi veren İlçe Başkanı Cemil Acar, 24 Aralık’ta yayınlanan kanun hükmünde kararnamenin 25. özel maddesinin doğrudan Gemlik’i ilgilendirdiğine dikkat çekerek; “24 Aralık’ta çıkan 25. madde Gemlik’in deprem bölgesi olması dolayısı ile taşınması. Gemlik’in taşınması olayını, bir sabah kalktığımızda Belediye Başkanı tarafından basın mensuplarına yaptığı açıklamada ‘müjde Gemlik taşınıyor’ dedi. Gemlik’in taşınması söylemi büyük bir olumsuz etki yarattı. Konuyla ilgili geçmiş dönem İlçe başkanımız Mehmet Sertaslan,  diğer siyasi parti başkanları ve belediye başkanı Ankara’ya gitmişlerdi. Ancak beklenilen olmadı. Kanun çıkarılması için gidilmişti, koordinatlar belirlenmişti. Ama maalesef ki bizlerden habersiz kanun hükmünde kararname çıkartılarak Gemlik’in sosyolojik ve ekonomik çöküntüsüne sebep olunmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

MEHMET SERTASLAN; HALKA İHANETTİR

İlçe Başkanı Cemil Acar’ın ardından söz alan Geçmiş Dönem ilçe Başkanı Mehmet Sertaslan, Gemlik gündemini yoğun şekilde meşgul eden 696 sayılı KHK’nın Gemlik’in nakledilmesinin zorunlu olduğunu söyleyen geçici 25. maddesine ilişkin görüşlerini aktarmak istediğini söyleyerek, öncelikle bir durum tespiti yapılmasının yararlı olacağını ifade etti. Gemlik’in Kuzey Anadolu fay hattının güneye doğru sarkan yan kolu üzerinde olduğunu belirten Sertaslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimizin bildiği gibi konut yerleşimi alanlarının büyük bir kısmı yıllar boyu biriken ve alüvyon olarak tarif edilen zeminlerden oluşmaktadır. Hatta geri kalan kısımlarını da yoğun eğim sebebiyle kütle hareketleri oluşabilecek alanlar olarak tarif etmekte mümkündür. Bu durum bir takım konutlarımızda yaşayan yurttaşlarımız açısından can ve mal kaybı riskini de beraberinde getirmektedir. Ancak bu tespitleri yapmanın tek başına bu risk altındaki yurttaşlarımıza bir faydası olmadığı da aynı oranda gerçektir. Hatta bunu ulusal basın yoluyla duyurmanın bir yarar sağlayacağını düşünmek ve bu doğrultuda adımlar atmak neresinden bakarsanız hem büyük bir sorumsuzluk örneği hem de yaşadığın şehre ve halkına ihanettir.”

Toplumsal mutabakat aranmalıdır

Gemlik’in afet riski altından kurtarılmasının ancak planlı, bilim insanları eliyle yapılan detaylı ve organize bir çalışmayla mümkün olabileceğinin altını çizen Sertaslan; “Bu çalışmalar sonucu ortaya çıkan sonuç üzerinde toplumsal mutabakatla mümkündür. Yapılması gerekeni bir kez daha adım adım anlatmak isteriz. 1-Yer bilimciler öncelikle riskli olduğu iddia edilen alanlarda gerekli önlemlerin alınması kaydıyla yapılaşmanın mümkün olup olmadığını, mümkün ise önlemlerin ne olduğunu ortaya koymalıdır. 2-Bu sonuç üzerinden mühendisler bu alanlarda yüksek katlı yapılaşmanın mümkün olup olmadığını araştırmalıdır. 3-Aynı anda yapılan envanter çalışmalarıyla yapı stoğumuz tespit edilmeli, bu yapıların iş yeri, konut, kat, mülkiyet durumu, yapıldığı yıl, fay hatlarıyla ilgileri gibi başlıklarla detaylı durum tespitleri yapılmalıdır. 4-Şehir plancıları ada ve hatta mümkün ise mahalle bazlı yeni bir plan çalışması yapmalıdır. 5-Bütün bu çalışmaların sonucunda kaç binanın yerinde dönüşebileceği, tamamı yerinde dönüştürülemeyecek ise kaç konut için rezerv yapı alanına ihtiyaç duyulacağı belirlenmelidir. 6- Hepsinden önemlisi bu konuda sosyologların yapacağı kentsel dönüşüm toplantıları aracılığı ile halk bilgilendirilmeli bu yolla toplumsal mutabakat aranmalıdır” şeklinde konuştu.

Enkazın altında kalırlar

“Amaç gerçekten afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi ise başka bir yolun işe yaramayacağını bir kez daha duyurmak isteriz” diyen Sertaslan sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer amaç bu değil de başka bir şeyse de insanları depremle korkutmanın hangi amaca hizmet edeceğini de hep birlikte takip edeceğiz. Bütün bu ikazlarımıza kulak verilmemesi halinde ortaya çıkacak yeni Gemlik nasıl olur buna da bir bakalım. KHK çalılık demiş ama sınırlandırma yapmamış. Haritalarda çalılıklara baktığımızda gördüğümüz alan mevcut Gemlik’in yerleştiği alandan çok daha büyük görünmektedir. Bu şu anlama gelebilir. Eğer dönüşüme rezerv olarak kullanma amacının dışına çıkılır ve bu alanlar öylece imara açılır ise yakın gelecekte Gemlik 300-500 bin nüfusa ulaşabilir. İstanbul il çevre düzeni planının ‘Ekonomi şehri olacağız hizmet sektöründe çalışanların oranını artıracağız’ deyişine, sanayiciye Bursa’yı adres gösterişine, yakınımızda pek çok enerji santrali yapım çalışmalarına, Gemlik-İstanbul arasının 1 saate inişine, Karacabey ovasında sayıları her gün artan organize sanayi sitelerinin yapılıyor olmasına, Ro-Ro limanı yapılacak olmasına bakıldığında bu söylediğimiz pek hayal ürünü gibi görünmemektedir. Hele hele belediyenin bunu deprem riskini azaltacak bir çalışmaymış gibi gösterme gayreti bu konudaki endişelerimizi daha da artırmaktadır. Gemlik halkını korkutup “cambaza bak “ yapmak yerine asıl fotoğrafı kentin gözü önüne koyup tartıştırmak daha sorumlu bir idare anlayışı olacaktır. Eğer gerekli tedbirler alınmaz ise ortaya çıkacak yeni Gemlik sadece nüfus açısından değil zaten var olan problemlerin daha da çözülemez hale gelecek olması açısından da tehdit altındadır. Bu anlayış bu kentin felaketi olur ve korkarız asıl Deprem bizim için bu olur. Şiddeti ne olur bilmeyiz ama bu duruma seyirci kalan siyasetçi ve idareciler de şüphesiz ki bu enkazın altında kalır.”

Hüseyin Akkuş “İstanbul Bursa’ya akacak”

Mehmet Seratslan’ın ardından konuşan İl Başkanı Hüseyin Akkuş, Belediye Başkanlığı tecrübelerine dayanarak, Gemlik ile ilgili ortaya çıkan tabloda yöntem açısından sorun ve sıkıntıların olduğunu ifade etti. “ Bu KHK’nın buraya getirdikleri ya da getirmediklerini tartışırken bir de bunun özgürlükçü, eşitlikçi, adaletli bir uygulama olmadığını söylemek istiyorum” diyen Akkuş,  Gemlik’te yaşayan insanların hiçbir şekilde katkı vermediği bir planın bir kişinin iki dudağı arasında hayata geçmesi mümkün olmadığını belirterek; “Bu kararı verenler görmek zorunda.  1/5000’lik planların içerisinde 500 hektarlık bir alan, bunun 200 hektarlık alanı çalılık ya da makilik dediğimiz alan ve bu alanda imalat yapacaklarını söylüyorlar. Bu doğru değil. 1/5000’lik planlarda eğer 500 hektarlık alanı planlanabilir alan haline getirdiysen, Bütünşehir olarak ya da KHK ile bunu yaptıysan bu alanın hepsi planlanabilir demektir. 3194 sayılı yasa, kanun bunu böyle söyler. Kalan alanları da planlamalısınız. İstanbul çevre düzeni planı yapılırken Bursa, Balıkesir, Adapazarı, Tekirdağ bölgesine 12-14 milyon insanın sevk edileceği ve o bölgelere yerleştirileceği söylenmektedir. Görünen o ki İstanbul Bursa’ya ve bu bölgelere akacak. İstanbul kendine göre, bu çevre düzeni planı içerisinde bir yer edinmek istiyor. Ama burada İstanbullular buna karar verirken, Bursalıların bunun içerisinde olmaması doğru değil” dedi.

Ne olduğunu kimse bilmiyor

Gemliklilerin kendi yaşam alanlarını, yaşam biçimlerini değiştirecek bir yapılaşmanın bu bölgeye getireceği olumsuzlukları bilmek zorunda olduğunu vurgulayan Akkuş, ülkenin doğru şekilde yönetilmediğini ifade ederek; “AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Ben Gemlik’i değiştireceğim, dönüştüreceğim’ diyor. Burada yaşayan 100 bin insanın bunlardan haberi yok. 2030 nazım imar planları var. Buraya gelene kadar bunlar hazırlanmıştı ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde bunlar imza beklemekte. Ama imza beklenirken de biraz atıfta bulunduğumuz tehlikeli atık tesislerinden, çimento fabrikalarına, birçok sanayi alanı ve bizim yaşam alanlarımızı kısıtlayıcı bazı projeler gibi plana işlenmesi gereken yerler var. Bunlar olduğu içinde 2030 nazım imar planlarımız Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın önünde duruyor. Gemlik Belediye Başkanı ulusal ve yerel basında çok iddialı bir şekilde ‘Biz Gemlik’i dönüştürüyoruz’ dedi. Gemlik’i dönüştürüyorlar ama olumlu anlamda olmadığını hepimiz biliyoruz. Gemlikliler de bunun farkında. Bence öncelikle Belediye Başkanı olan arkadaşımızın kendini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Kendisinin sürekli, herkesi içine kattım dediği, Ankara’ya beraber gidip bazı konularda önerilerimiz oldu dediği şeyin hayata geçmediğini görüyoruz. Üç siyasi partinin temsilcisi ile birlikte gidildi ve onlarla birlikte bu karar alındı algısı doğru değildir. Oraya gidilme nedeni ile ortaklaştırılan neden aynı şey değil. O yüzden belediye başkanının ve bu planları yapanların, geçmiş dönemde ilçe başkanlığı yapan arkadaşlarımızın üzerine bıraktığı bir lekenin bir yanlış anlamanın düzeltilmesi gerektiğini de düşünüyorum. Bu kararları verirken yapılması gereken Bursa’daki, İstanbul’daki, Tekirdağ’daki, Balıkesir’deki sorumluları, sivil toplum örgütleri, odaları ve en önemlisi orada yaşayanların görüşlerini almak zorundaydı. Bunları yapmadı. Yapmadığı için de bugün ne olduğunu kimse bilmiyor. Bundan sonra Gemlik’in nasıl yönetileceği konusunda da doğru düzgün bir fikri olan olduğunu da ben zannetmiyorum. Genelde böyle yapıyorlar. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak asla yaptırmayacağız. Yaptırmamak için de kamuoyuyla birlikte açıklamalar yapacağız, onların sözcüsü olacağız. Bu konuda herkesin duyarlı olacağını düşünüyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

TKP