Erkan Aydın “Artık tamam! Değişim zamanı geldi”

Uğur Ökdemir

24 Haziran Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kaldı. İyi Parti’nin seçime katılmasının önünü açmak için CHP’den İyi Parti’ye geçen CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın sorularımızı yanıtladı

4 Haziran Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kaldı. Partiler ve adaylar da çalışmalarını hızlandırarak mahalle mahalle, kapı kapı dolanıp seçmenlerden oy istiyor. İyi Partinin seçime katılmasının önünü açmak için CHP’den İyi Partiye geçen CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın sorularımızı yanıtladı.

1 Kasım seçimi öncesi ile 24 Haziran seçimi öncesi sahada nasıl bir fark var?

1 Kasım’dan bugüne Bursa üzerindeki tabloya baktığımızda bir kere hava 1 Kasıma göre çok farklı, 7 Haziran seçiminden önceki gibi. O dönem AK Parti %40 almıştı, MHP %13 almıştı. İkisinin toplamı %53’lerdeydi. Bugün yayınlanan anketlere ve bizim sahada baktığımızda Cumhur İttifakı adı altında BBP’yi de kattığınızda %45 civarlarında görünüyor. %10 %12 lik bir kopuş var. AKP seçmenin yaklaşık beşte biri, MHP seçmenin de yaklaşık üçte biri oy vermiyor. Biz de bunu sahada zaten çok net görüyoruz. Aslında Cumhur İttifakı kendi kazdığı kuyuya düşecek gibi duruyor. Bunların tabi birçok sebebi var. Başta ekonomik sebepler. O kadar fazla kandırılması, bütün süreçleri kötü yönetmesi, toplumsal barışı adeta baltalaması, dış politikada çuvallaması, insanları bizden, öteki diye kendine oy vermeyenleri hain, terörist diye dışlaması, kutuplaştırması aslında bugünün sonucunda da şaşırtıcı değil. Geldiğimiz noktada beklenen bir sonuç. Bu iki partinin %40’ın üzerinde alabilmesi bile bana hayret verici geliyor. O yüzden de bu seçimde birçok anket yanılacak birçok tahmin tutmayacak. Ben 2002 öncesi seçimlerde de sahadaydım. Kime sorsak insanların AK parti ile ilgili bilgileri olduğu ortadaydı ama tek başına iktidar olur mu desek %1 bile söylemiyordu. Öyle bir kestirememe durumu vardı. Şu an için de ben aynı şeyi söylüyorum.

24 Haziran seçimlerinde CHP Bursa’da sürpriz yapar mı?

Biz Bursa’da 8 ya da 9 milletvekili çıkarabiliriz, Millet İttifakının 11, 12 lere gidebileceğini söyleyebilirim. Bunun sonucunda da hem mecliste AKP çoğunluğu kaybedecek, MHP ve BBP ittifakı ile oluşan Cumhur İttifakı’nın da çoğunluğu alma şansı görünmüyor. Almış olsa dahi Bahçeli’nin son çıkışları ile bu ttifakı sürdürmeyeceğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanlığına gelince de %30 %31 gösteriyor Sayın İnce’yi anketler ama bunun da daha fazla şekilde sandığa yansıyacağını ben düşünüyorum. Burada da çok öngörülemeyen bir dip dalgası var. İnsanlar üzerinde hala bir korku baskı, iş yapan belediyede çalışan, devlet dairesinde çalışanlar anketlerde dahi çok net tercihini ve nereye oy vereceğini belirtmediği o gri alan denilen kesimin büyük bir çoğunluğunun bize oy vereceğini düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse Pınarbaşı’ndaydık üç gün önce akşam. Masaları geziyoruz. Bir 12-13 kişilik masada kapalı, başörtülü bir grup. Masaya doğru yaklaşınca bir alkış koptu. Önce bir çekindik acaba bizi protesto mu ediyorlar diye. Yaklaşırken “Artık tamam biz de sizinleyiz, bunlara oy verdik artık bıktık” diye tepki geldi. Daha önce elimizin havada kaldığı çok oluyordu o kesimden, şaşırdık ve umutlandık açıkçası. Bunlar gibi onlarca örnek var. Aynı söyledikleri gibi metal yorgunluğu var çok doğru bir tespit. Metalin artık parçalanmaya, gıcırdamaya başladığını halk da gördü biz de gördük. En son Bursa mitinginde de tescillendi.3 saat sonra başlayan, o kadar talimata, zorunlu olmaya, bedava ücretsiz taşımaya rağmen 3 saatin sonunda dahi alanın sadece üçte birini doldurabilmiş bir Tayyip Erdoğan, bir AKP. Artık yolun sonuna geldiğinin en büyük ispatı.

İyi Partiye geçiş süreciniz oldu. Bu geçişinize tepki gösteren ya da destekleyen oluyor mu sahada ki çalışmanızda?

Bizim İYİ Partiye gidiş gelişimizle ilgili de %90 gittiğimiz her yerde bir demokrasi kahramanı olarak karşılaşıyoruz, bunu direk yaşıyoruz. Arada şunu diyen AK partinin o kemik ki bana göre en fazla %20 olan o da menfaatle ilişkili birçoğu, söylüyor ya diyor çok üzgündün. Ne olacak diyoruz insan parti değiştirirken güle oynaya mı değiştirir. Ya işte o kadar üzülmeseydin. Yani neticede üzülmek normal ne için biz yaptığımızın anlaşılması konusuna gelince A Haberin söylediği algıları dışında herhangi bir bilgilerinin olmadığı da ortaya çıkıyor. Yani hava güzel. Biz 24 Haziranın kendi elleri ile getirdikleri bu sistemin onlar için bir son olacağını, millet için bir umut, yeni bir başlangıç. Kartalların belli bir yaştan sonra ya tırnaklarını çıkartıp acılı bir süreçten sonra hayatlarına devam etmesi gerekiyor ya da bir köşeye çekilip ölümü beklemesi gereken bir süreci gibi düşünüyorum.

Seçmenlerin sizlerden çözülmesini istediği en acil talepleri neler?

Bir sürü talep var bir sürü sıkıntı var. En başta tabi ekonomik sıkıntılar yani. Esnaf bitmiş, çiftçi, köylü bitmiş, işçi bitmiş, sanayici bitmiş. Yani memnun olan kimse yok. Sadece bunlar gibi belli bir yandaş rantiyeden geçinen, paradan para kazanan, kolay para ile hayatını döndüren küçük kesimin dışında herkes şikayetçi. AKP’ye oy verenler de şikayetçi. Ekonomik görünüyor aslına bakarsanız da herkes gerilmekten bıkmış. Bir adamın çıkıp 24 saat millete ayar vermesinden ey mey demesinden sıkılmış. Yani biz diyor biraz aç kalabiliriz araba yerine yürüyebiliriz, metroyla toplu taşıma ile gidebiliriz, evi değiştiremeyebiliriz, 3 yaşındaki arabaya değil 13 yaşındaki arabaya binebiliriz ama artık huzur istiyoruz. Yani huzurun içine özgürlük de giriyor, eşitlik de giriyor, baskının kalkması da giriyor, OHAL’in kalkması da giriyor, KHK’lar ile tek bir adamın dikta rejimi de giriyor, hepsi giriyor. Ama özü millet artık sıkılmış.

Son olarak sandık güvenliği hakkında seçmene ne demek istersiniz?

Son üç dört seçimde %80 il %90 arasında katılım oluyor. Referandumda olsun 7 Haziranda olsun, 1 Kasımda olsun. Aslında vatandaş üstüne düşeni büyük oranda gerçekleştiriyor. Bunun yanında seçim ve sandık güvenliği de çok önemli. Ben bu konuda da vatandaşın sağduyulu olduğunu, bilinçlendiğini, eskiye oranla daha fazla sahip çıkacağını da görüyorum. Çünkü gelecek kendi geleceği. Sandığa sahip çıkarsa kendi geleceğine sahip çıkacak. Bana soranlara diyorum sadece ben mi yaşıyorum memlekette, sen yaşamıyor musun? Vatandaşta da bu bilinçlenme var. Onu da görüyorum. O yüzden Erdoğan’ın kendi mahalle başkanları toplantısında resmen HDP’yi baraj altına bırakın, bunun için her şeyi yapın. Yasakları kaldıracağız diyen bir partinin bugün kendi iktidarını kurabilmek için yasağı bırakın her türlü entrikaya, her türlü hileye, her türlü yasadışı yola başvurabildiğinin en güzel ispatıdır o video. Dolayısıyla bunlar artık son çırpınışlar, bunlar artık kendi sonunu, kendi hazırladığı son tabi ki kimse bunu diretmedi. Belki birtakım yerlere sözler verip o koşulla koltuğa oturduğu için bunları yapmış olabilir. Kandırıldım dediğinde de devamlı o kişiler tarafından kandırılmış olabilir. Ama bu 80 milyon vatandaş da yurttaş da artık gerekeni yapacak. Bunu ben net görüyorum. Ne yaparsa yapsın son çırpınışlar ama korkunun ecele faydası yok. Artık tamam değişim zamanı geldi. Bu millet de bir yere kadar evet doğru bildiği iyi olacağını düşündüğü için belki de destek verdi. AK Partiye oy veren yurttaşlara da bir şey demiyorum. Onlar da kötü niyetle asla ülke kötü olsun diye oy vermez, kimse vermez. O yüzden bunun da sandığa giderek, görevini yaparak ve bir değişimin kendisi için, kendi çocuğu için, bizim için değil, siyasetçiler için değil kendi ülkesi için yapması gerektiğine inanıyorum ve bunu yapacağına da eminim.