Erdal Aktuğ’dan Bursa Büyükşehir Meclisi değerlendirmeleri

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi Olağanüstü Toplantısı, gündemdeki önemli maddeleri nedeniyle uzun müzakerelere ev sahipliği yaptı. CHP Meclis Grubu Sözcüsü Erdal Aktuğ, son dönemdeki gelişmelere ilişkin parti görüşlerini dile getirirken, Başkan Alinur Aktaş’ı terleten açıklamalar yaptı. Aktuğ, Cargill fabrikasının derhal kapatılması için Büyükşehir Belediyesi’nin tavır alması gerektiğini vurgularken, Muradiye Su Şişeleme Tesisleri’nin satışına ilişkin maddede de Büyükşehir Belediyesi’nin borçları konusu tartışıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi 1. Olağanüstü Toplantısı, Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ, konuşmasına Adıyaman’da 4 askerimizin şehit olduğu haberinin yarattığı üzüntüyü dile getirerek başladı. Şehit ailelerine ve Türk milletine başsağlığı, şehitlerimiz için de Allah’tan rahmet dileyen Aktuğ, Göynüklü bölgesindeki orman yangının da Bursa için çok üzücü olduğunu vurguladı. Mudanya-Çağrışan-Göynüklü ve Bademli’de oturanlara geçmiş olsun dileklerini ileten, orman yangını söndürme çalışmalarına emekleri için teşekkür eden Aktuğ, yangının gündüz olmasının müdahalede kolaylık sağladığı anlattı. Aynı bölgede 2015’te çıkan yangın sonrasında da önerge vererek dile getirdikleri bir ihtiyacı hatırlatan Aktuğ, gece saatlerinde olabilecek benzer durumlar için Valilik (İl Özel İdaresi), Orman Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle mutlaka gece görüşü olan yangın müdahale helikopteri alınması gerekliliğinin altını çizdi.

“Doburca’daki ölüm yolunun vebalini taşıyamayız”

Doburca’daki ölüm yolunda meydana gelen kazayı da hatırlatan CHP Grup Sözcüsü Aktuğ, meslek odalarının sıkıntı yaşanacağı itirazlarına rağmen yolun yapıldığını, 2014’te meydana gelen 4 vatandaşımızın öldüğü kaza sonrasında da bu yolun kesinlikle kapatılması gerektiğini tekrar tekrar söylediklerini hatırlattı. Aktuğ, yol yapımının teknik olarak yanlış olduğunu defalarca dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye aktardıklarını kaydederek, “O kazadan sonra, bu yol Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olmasa bile 1 kişi daha ölürse, vebali belediye başkanınındır diye belirtmiştim. Nitekim iki öğrenci kardeşimizi daha kaybettik burada. Son kazada ölenlerin sorumlusu bu yolu kapatmayanlardır, buradan ihbar ediyoruz, ölenlerin vebalini de biz taşımak istemiyoruz. Bu yoldaki gerekli önlemin de alınması için gerekli çalışmaların yapılmasını rica ediyorum” diye konuştu.

“Cargill fabrikası derhal kapatılmalıdır”

Türkiye’nin bir ekonomik saldırı altında bulunduğunu belirten Aktuğ, “Vatan tek ve hepimiz bu bayrağın altında yaşıyoruz. Hep birlikte bunun mücadelesini vermek zorundayız. Yerelde de en azından kendi evimizin önünü temizlemek durumundayız. Hakkında en az 6 tane kapatma davası bulunan, İznik Gölü’nü kirleten, çevreye zarar veren, nişasta bazlı şekerle sağlığımızı tehdit eden ve bir ABD aile(?) şirketi olan Cargill’in kapatılması için bizim de gereğini yapmamız lazım. Yerelden genel idareye bizim meclisimiz tarafından taşınması gereken bir konu olarak bunu gündeme getiriyorum”dedi.

Yabancıya farklı fiyat uygulamasına tepki

Teleferik AŞ’nin doları 6 TL’ye sabitlemesi ve turistlere ayrı Türklere ayrı uygulama yapmasının yanlış olduğunu, bu durumun Bursa turizmine olumsuz etki edeceğini kaydeden Aktuğ, “Türklere 38 lira, yabancıya 15 dolar (90 lira)” uygulamasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Aktuğ, Karaağız’da kurulmak istenen biyokütle imha tesisinin Çevre Komisyonu’nda olduğunu hatırlatarak, komisyonun bir an önce karar vererek konuyu sonlandırması talebini dile getirdi.

Muradiye su fabrikasının satışı konusu

Gündemin 2. maddesinde yer alan Muradiye Su Fabrikasının satışı konusu ise Meclis’te uzun müzakerelere yol açtı. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Muradiye Su’ya Kızılay’ın talip olduğunu açıkladı. Belediyenin sosyal tesis işletmesine ve su fabrikası işletmesine karşı olduğunun altını çizen Başkan Aktaş, “Kızılay’dan talep gelince ciddiye aldık. Konuyu Plan Bütçe ve Hukuk Komisyonu’na havale ediyoruz. 60 bin metrekaredeki fabrika, 6 milyon lira arsa maliyeti, 85 milyon lira da tesis için kredi çekilerek hayata geçirildi. Kredinin geri ödemesi 160 milyon lirayı buluyor. Herhangi bir sermayesi yok. BUSKİ’nin iyi niyetleriyle götürmeye çalıştı. Ben göreve devraldığımda tüm anlaşmalar yapılmıştı. Özellikle son 3-4 aydır yazla birlikte distribütör firmanın hakimiyetiyle ciddi rakamlara ciddi aşamalara gelindi. Kızılay milli bir kuruluş olması sebebiyle talebinin ciddiye aldık. Su fabrikasının satılacağı dün de bugün de söyleniyor. Konunun komisyona havale edilmesi ve istişare edilmesini görüşlerinize sunuyorum. Meclisi yöneten birisi olarak söylenen fikirleri önemsiyorum” diye konuştu. Söz alan CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ, Başkan Aktaş’ın Muradiye Su tesisinin satışı konusunu komisyona göndermek üzere yaptığı ön konuşmanın komisyonun kararına yön vermek anlamına geldiğini, bu konunun mutlaka kamuoyunda enine boyuna tartışılması gerektiğini kaydetti. Su ve ekmeğin kamu yararına faaliyet konusu olduğu görüşünü tekrarlayan Aktuğ, “Belediyemiz bir ticari kuruluş değil. Siz işletmeci olarak bakarsanız, bu tavrın doğru olduğunu düşünebilirsiniz. Biz belediyemizin suyu diye bakıyoruz. İstanbul’daki Hamidiye su örneğinden yola çıkmıştık ilk kurulurken. Belediyemize ve BUSKİ’ye çok katkı sağlayacak bir proje olduğunu düşünüyoruz. Bu maddenin, komisyona bile gönderilmeden geri çekilmesi gerekirdi. Çünkü komisyona gittiği takdirde, başka yönlere gidecek konu” şeklinde konuştu. Konunun Büyükşehir’in bütçesine gelmesi üzerine tartışma borçlar konusuna kilitlendi. CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ, Başkan Aktaş’ın altyapıya bağlı euro bazlı borçların da bulunduğu söylemesi üzerine, Muradiye Su tesislerinin satılmak istenmesiyle bağlantılı olarak Büyükşehir’in bütçesi ve borçlar konusunda şunları söyledi: “Bu satış talebi komisyonlarda konuşulur ama Bursa kamuoyunda da tartışılarak en doğru kararın alınması gerektiğini düşünüyorum. Ben Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali anlamda sıkıntıda olduğunu, hatta zaman zaman da, battığını söylüyorum. 2 milyar 350 milyon dolayında toplam borç stokumuz var, bunun 4-5 milyar seviyesine çıktığını da biliyoruz. Ayrıca euro olarak ne kadar TL olarak ne kadar borcumuz var onu bilmiyoruz. Ama belediyeyi bu duruma getiren de biz değiliz. Bakınız her Meclis’te başka konular vardı. Mesela Siirt’e park yapmayın, Batman’a, Rize’ye 10 milyon verip park yapmayın. Makedonya’da Üsküp’te 5.000 -10.000 çocuğu sünnet ettirmeyin, ramazanda 5 bin kişilik, 10 bin kişilik iftarlar yapmayın derken bütçenin doğru kullanılması anlamındaki bakış açımızı ifade ediyorum. Tasarruf ve bütçeyi hizaya getirme çabalarınızı da görüyoruz. Bunları da destekleyeceğiz ama yer satarak, işte BUSKİ’nin şişeleme tesisini satarak elde edilecek durumun tasarruf değil, satarak kazanma olduğunu düşünerek söylüyorum. Bursa kamuoyu da bunu böyle değerlendirmelidir.”