Gençler

EMEP: Tek adam tek parti rejimine geçit yok, çözüm halk demokrasisi

Uğur Ökdemir

Emek Partisi’nin (EMEP), seçimler konusundaki tavrını Emek Partisi Bursa İl Başkanı Hasan Özaydın’la konuştuk. Kurulan ittifakları değerlendiren Özaydın, seçim barajının salt HDP’ye uygulandığını söyledi. EMEP’in cumhurbaşkanı adaylığında Selahattin Demirtaş’ı, parlamentoda HDP’yi destekleyeceğini belirten Özaydın, demokrasi mücadelesinin büyütülmesi ve ortaklaşması, gerçek bir demokrasi, laiklik ve barış için kendi partisi olan Emek Partisi’nde örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırdı.

Meşru olmayan düzenlemeler peşi sıra geliyor

24 Haziran’da Cumhuriyet döneminin en kritik seçimlerinden biri yapılacak ve ülkenin nasıl bir siyasal rejimle ve kimler tarafından yönetileceği oylanacak. Bu seçimlere çok az bir zaman kaldı. Adaylar ve ittifaklar netleşti. Tüm bu ittifaklar dışında kalan HDP’ye ilişkin baraj tartışması yapılıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve temsilcisi oldukları tekelci sermaye çevrelerinin gündeme getirdiği ve 16 Nisan’da yapılan şaibeli referandumla anayasaya konulan “tek adam tek parti yönetimi” politikalarının geleceği açısından 24 Haziran seçimleri büyük önem taşıyor. Bu seçimlerde, ya “Cumhur İttifakı” etrafında birleşen bloka güçlü bir darbe vurulacak, ya da bu blok gerici faşist bir politik sistem kurma yolunda güçlü bir adım daha atmış olacak.  Seçimlerde demokratik ittifak ve ortak aday çağrısı yapan Partimiz ise kararını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Hükümet içine girdiği sıkışmışlıktan kurtulmak için baskın seçime başvurdu. Cumhurbaşkanın YSK yasaklarının dışında tutulduğunu hatırlatan Özaydın, şunları söyledi: “Hükümet ekonomi ile iç ve dış politikada içine girdiği sıkışmışlığın etkisiyle baskın seçim kararı aldı ve bu kararıyla bağlantılı olarak seçim süreçlerini işletiyor. Bir taraftan Erdoğan’ı seçim yasaklarının dışında tutmak, diploması ile ilgili iddiaları ve tartışmaları sonlandırmak üzere karar almak dahil pek çok meşru olmayan düzenlemeler hızla gündeme getiriliyor.”

Bahçeli’nin tehdidi nasıl bir seçime gittiğimizi gösteriyor

Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı adayı için imza verecek seçmenleri tehdit ettiğini belirten Özaydın, “Erdoğan bizzat 7 Haziran’da tek başına hükümet kuramadığı pozisyonu hatırlatarak, kendisi ve ittifakının dışındaki seçeneklere oy verecekleri tehdit etmeyi sürdürüyor. 7 Haziran’dan sonra ne yaşadığımızı hatırlayalım. Ülke içinde çatışmalar, terörle mücadele adı altında yürütülen operasyonlar, yıkılan kentler, patlayan bombalar, kan, gözyaşı. İşte bu kaos ile halkı tehdit ediyor. Yine Erdoğan ve ortağı Bahçeli, adaylar için 100 bin imza verenleri fişleme ve çeşitli suçlamalara maruz bırakma riski ile açıkça tehdit etti. Bu örnekler artırılabilir. Ama bunlar, seçime hangi koşullarda gidildiğinin, seçim sürecinin nasıl işletileceğinin göstergesi olması bakımından çarpıcı örneklerdir. AKP hükümeti, OHAL yönetimi ve KHK düzenlemeleriyle, adil olmayan, antidemokratik koşullarda, baskı, tehdit, şantaj gibi yöntemleri de kullanarak her koşulda sandıktan kendini çıkarmak ve Erdoğan’ı ne olursa olsun  başkan yapmak üzere her yolu deneyeceğini gösteriyor” diye konuştu.

Demokrasi mücadelesini büyüteceğiz

24 Haziran’da en acil siyasi görevin “tek adam, tek parti rejimi”ne geçit vermemek olduğuna dikkat çeken Özaydın. “Cumhur İttifakı’nın sandıktan kazanarak çıkması, demokratik hak ve özgürlüklerin son kırıntılarının da yok edilmesi, ülkenin tarihsel süreçte oluşturulan demokratik birikiminin tasfiyesi olacaktır. Tüm emekçileri, halkın gerçek egemenliği, tekelci kapitalist sömürünün ortadan kaldırılması, gerçek bir demokrasi, laiklik ve barış için kendi partimiz Emek Partisi’nde örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyorum. Tüm yurttaşları, “Tek adam rejimini engellemek için Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’a, Meclis seçimlerinde ise HDP’ye oy vermeye çağırıyoruz” dedi.

Bursa Muhalif Gazetesinde yayınlanmıştır

TKP