Son Haberler

Eğitim Sen: “Bir kereden bir şey olmaz” diyen Aile Bakanı istifa etmelidir!

24 Mart 2016

Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği’nde(KAİMDER) 45 çocuğun cinsel istismarına karşı toplumun her kesiminden tepkiler yükseliyor. 

1474563_1738198529749024_7371580652601557528_n

Ensar Vakfı ve KAİMDER’e bağlı ev ve yurtlarda kalan öğrencilere Eğitim Bir Sen’li öğretmenin tecavüz ettiği bilgisinin kamuoyuna yansımasının ardından, KESK’e bağlı Eğitim Sen Bursa Şubesi bugün “Tecavüz meşrulaştırılmasın, çocuk istismarının üstü örtülmesin” diyerek basın açıklamasında bulundu.

Eğitim Sen Bursa Şubesi Kadın Sekreteri Öznur Koyuncular’ın ve diğer yönetim kurulu üyelerinin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

“TECAVÜZ MEŞRULAŞTIRILMASIN, ÇOCUK İSTİSMARININ ÜSTÜ ÖRTÜLMESİN!

Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’ne (KAİMDER) yakın kişilerin kiraladığı evlerde kalan 9 ve 10 yaşlarındaki 45 erkek öğrencinin, etüt öğretmeni M.B. tarafından cinsel istismara maruz kaldığı haberlerine hemen hemen her gün bir yenisi ekleniyor.  Maalesef İlimizde de bazıları basına yansımış haberleri endişe ile izliyoruz. En son Hoca İlyas Ortaokulu’nda görevli ve aynı zamanda Eğitim Bir Sen’in işyeri temsilcisi M.G cinsel istismar iddiası ile görevinden uzaklaştırılmıştır.
Eğitim Sen olarak, Anayasa ve Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere taraf olduğu insan hakları sözleşmelerinin ortak koruma alanı içinde yer alan, yaşam hakkının korunması bir yana ihlalinin sıradanlaştığı günlere bir kere daha dikkat çekmek istiyoruz.
Türkiye’de ne yazık ki kamu denetiminden uzak dini vakıflar ve kuruluşlar aracılığı ile eğitim adı altında yapılan faaliyetlerin sonuçları can yakmaktadır. Diyarbakır’da kaçak Kuran Kursunda çıkan ve 6 çocuğun yaşamına mal olan yangından sonra Karaman, Aydın ve Osmaniye’de yaşanan cinsel istismar vakaları, gönüllülük adı altında dini eğitim veren kurum ve kuruluşlarda kamu denetimine ne kadar ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
Çocuk istismarı ve ihmalinin toplumumuzda ne denli ciddi ve bir o kadar da örtük kalmış bir olgu olduğunu, istismarı önlemeye, ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaları yaşama geçirmenin ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Ülkemizde yargı kararları ve uygulamaları cinsel istismara uğrayan çocuklara ne yazık ki istismarcılar kadar zarar vermektedir. Bu konuda  bir çok olay örtbas edilmekte cinsel istismar suçu işleyen sanıklar adeta yargı kararları ile korunmaktadır. Yetmezmiş gibi Diyanet, verdiği fetvalarla çocuk istismarı konusunda erkek egemen düzenin çürümüşlüğünü ortaya koymayı görev edinmiş haldedir.
Çocuk yaşta evlendirme sayısının hızla artması kaygı verici iken AKP hükümeti izlediği politikalar ile çocuk istismarı, pedofili ve ensestin yaygınlaştırmasına hizmet etmektedir. Çocuğa yönelik cinsel sömürü alanında çalışan Çocuk Fuhuşu, Çocuk Pornografisi ve Cinsel Amaçlı Çocuk Ticaretine Son (ECPAT) kuruluşunun geçtiğimiz günlerde yayınladığı rapor bunun en açık göstergesidir.
Son olarak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Ensar Vakfı ve tacizci öğretmeni ‘Buna bir kere rastlanmış olması hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz.’ sözleriyle sistematik olmayan tecavüzü suç saymadıklarını itiraf etti. Hükümet bütün kurumları ve yandaş medya aracılılığı ile canhıraş bir şekilde Ensar Vakfı ve tecavüzcü öğretmeni aklama telaşına düşerek, neredeyse cinsel istismara uğramış çocukları suçlayacak bir pozisyon almıştır. Ancak çürümüş sistemlerinin kokusunu örtbas edemeyeceklerdir.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak bizler; bu ve benzeri vakaların bir daha yaşanması için kalıcı çözümlerin bir an evvel hayata geçirilmesini, hukukun tecavüzcüleri korumak yerine adaleti tesis etmesini ve Ensar Vakfı başta olmak üzere denetimden uzak olan dini vakıf ve cemaat evlerin kapatılmasını talep ediyoruz.  “Bir kereden bir şey olmaz” anlayışı içerisinde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanını istifaya davet ediyoruz. Mahkemelerin çocukları ilgilendiren cinsel sömürü davalarında kararlarını verirken Türkiye’nin kabul ettiği sözleşmeleri hayata geçirmelerinin uluslararası ve insani yükümlülük olduğunu hatırlatıyoruz. Eğitim Sen Bursa Şubesi olarak ilimiz ve tüm ülkemizdeki çocuk istismarı ile ilgili davaların takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.”
BursaMuhalif.com

Yoruma kapalı.

Scroll To Top