Eğitim-İş İl Milli Eğitim Müdürünün karnesini verdi

Eğitim-İş Bursa Şubesi 2017-2018 eğitim öğretim yılının tamamlanması nedeniyle bugün Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklması yaparak İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger’in çalışmalarını değerlendiren karnesini açıkladı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan Eğitm-İş üyeleri adına açıklama yapan şube başkanı Özkan Rona; “Yarın 2017-2018 eğitim öğretim yılının son günü. Türkiye’de 18 milyon, Bursa’da ise 600 bine yakın öğrenci bir yıllık çalışmalarının değerlendirildiği karnelerini alacak. Biz de her yıl olduğu gibi bu yıl da, öğrencilerimizin yanında, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü’nün çalışmalarını değerlendirdiğimiz karnesini hazırladık.
Bildiğiniz üzere İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger, Veli Sarıkaya’nın başarısız bulunarak görevden alınmasının ardından 11 Aralık’ta göreve başlamıştı. Öğrencinin dönem sonuna doğru ilimize nakille Kütahya’dan gelmesi nedeniyle 1. dönem notları Kütahya’daki öğretmenler tarafından, 2. dönem notları ise Bursa’daki öğretmenler tarafından verilmiştir” dedi.

Özkan Rona tarafından yapılan açıklmanın devamı şu şekilde; “Geride bıraktığımız bir yıl boyunca okullarımızda neredeyse her gün öğretmenlere yönelik psikolojik ya da fiziksel şiddet olayı yaşanmıştır. Basına yansıyan haliyle, Yıldırım’da bir öğretmen dövülmüş, bir başka öğretmen okulunda bıçaklanmış, bir okul müdürü dövülmüş, yine Mudanya’da bir okul müdürü dövülmüştür. En vahim şiddet olayı ise Nilüfer’de yaşandı. Okul müdürü ve müdür yardımcısı bir veli tarafından silahla vuruldu. Öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliği tehlikesi yaşadığı bu olaylarda İl Milli Eğitim Müdürü caydırıcı ve etkili önlemler almak yerine, yaşanan şiddet olayları karşısında sadece herkes gibi üzüntüsünü ifade etmiştir. Bu nedenle Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dğlger’e okul güvenliği alanından “0” veriyoruz.

Kariyer ve Liyakatı Önemseme 
Ülkemizde kamu yapılamasının en önemli sorunu liyakat sahibi kişilerin hak ettikleri görevlere gelememesidir. Kamuda, görevde yükselme için kariyer ve liyakatin yerine kullanılan en önemli ölçüt “yandaşlıktır”. Bursa milli eğitiminde de yapılan görevlendirmelerin tamamında yandaşlık hukuku geçerli olmuştur. Örneğin Mudanya’da, yandaş sendika Eğitim Bir-Sen ilçe temsilcisi önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Büro’da görevlendirilmiş, daha sonra İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü yapılmış, o kadro dolunca da yine özel büro görevlendirilmesi yapılarak kıyak görevlendirmeye devam edilmiştir. Bu ve buna benzer “yandaşlara kıyak” şeklinde yapılan görevlendirmelere onay veren İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger’e kariyer ve liyakatı önemseme alanından “0” veriyoruz.
Şaibeli Mülakat: 
Bursa’da yıllardır yönetici görevlendirme süreçlerinde usulsüzlükler yaşanmakta, mülakatlar açık bir şekilde yandaş seçme sınavı olarak uygulanmaktadır. Üstelik Türkiye’nin dört bir yanında mülakat listeleri ve sonuçları açıklanırken Veli Sarıkaya döneminden başlayan listeleri gizleme alışkanlığı bu dönem de devam etmektedir. Sabahattin Dülger,adeta bir usta-çırak ilişkisi içinde Veli Sarıkaya’nın halefi olduğuna sadık kalarak, mülakat listelerini gizlemekte, şaibeyi devam ettirmektedir. Bu nedenle Sabahattin Dülger’e şaibeli mülakat konusundaki yüksek başarısı nedeniyle “5” veriyoruz.
Eğitim Planlaması:
Bursa’da eğitimin can çekişiyor olmasının nedenlerinden birisi de planlama hatalarıdır. Deprem nedeniyle yıkım kararı verilen okulların yıkılması ve yeniden inşası planlandığı gibi gitmemiştir. Bu nedenle bir okulun 3 farklı ilçeye dağıldığı, aynı binada hem Anadolu Lisesi, hem İmam Hatip Ortaokulu hem de Meslek Lisesi olarak hizmet verdiği durumları Bursa’ya özgü uygulamalar olarak kayıtlara geçmiştir. Plansız bir şekilde tam gün eğitime geçme çalışmaları sınıf mevcutlarını arttırmış, Bursa merkezde sınıf mevcutları 49’u bulan okullarımız olmuştur. Yine geçtiğimiz hafta yapılan öğretmenlerin il içi yer değiştirme işlemlerinde açıklanan listelerde hata yapılmış, atama listesi ilan edildikten sonra geri çekilerek düzeltme yoluna gidilmiştir. Görünen odur ki İl Milli Eğitimdeki birimler arasında ciddi bir iletişim ve planlama eksikliği vardır. Bu nedenle Sabahattin Dülger’e eğitim planlaması alanından “0” veriyoruz.

Bilgi Paylaşımı ve Şeffaflık:
Eğitim toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ciddi bir iştir. Bu nedenle eğitsel verilerin tüm kesimlerle şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır. Ancak Bursa bilgi paylaşımı konusunda şeffaf değildir. Bu nedenle bilgi paylaşımı ve şeffaflık alanından da “0” veriyoruz.
Eğitimde Bilimden Yaralanma
Okullarımız bilim yuvası olmalı, çocuklarımızı ve gençlerimizi alanında uzman öğretmenler bilimin ışığında yetiştirmelidir. Ancak son dönemlerde okullarımız cemaat ve tarikatların çalışma sahasına dönüştürülmüştür. Sözde bakanlıkla yapılan protokoller yoluyla cemaat mensupları değerler eğitimi vermek bahanesiyle okullara girmekte, öğrencilerimize cemaatleri tanıtmakta hatta cemaat liderlerinin kitaplarından ödev dahi vermekteler. Hizmet Vakfı ile yapılan protokol gerekçesi ile yürütülen çalışmalarda, protokole aykırı olmasına rağmen velilerinden izin almadan, dersleri alınarak yıl boyunca öğrencilerimize zorla cemaat eğitimleri yapılmıştır. Sendikamızın İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptığı başvuruda, bu çalışmaların imzalanan protokole aykırı bir şekilde yürütüldüğü, ders saatlerinde zorla yaptırılan bu çalışmaların durdurulması gerektiği belirtilmiş ise de, yetkililer kör-sağır-dilsiz olmuş, kayıtsız kalmış, bu çalışmalara kolaylık sağlamışlardır. Bu ve benzeri bilim dışı çalışmalara zemin hazırlaması, bilimi bir kenara bırakarak eğitimde cemaatlerden yararlanması nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger’e eğitimde bilimden yararlanma alanından “0” veriyoruz.
Özgüven
Selefi Veli Sarıkaya gibi Sabahattin Dülger de eğitim ile ilgili konuların en yoğun tartışıldığı dönemlerde ortalarda pek görünmemiş, kamuoyunu yönlendirme ve bilgilendirme konusunda geride kalmayı tercih etmiştir. Anlaşılan o ki Sabahattin Dülger de kamuoyunu bilgilendirme konusunda kendisine yeteri kadar güvenmemektedir. Hatta 1. dönem Kütahya’da gösterdiği performansın da gerisine düşmüştür. Bu nedenle özgüven alanından “0” veriyoruz.
Hukuka Saygı
Bursa Milli Eğitimi öğretmenlere açılan soruşturmalar ve verilen disiplin cezaları ile ülke genelinde derece yapmıştır. Verilen disiplin cezalarının bir çoğu hukuksuzdur, mahkemelerden dönmektedir. Bu dönem milli eğitimin adaleti yandaş okul müdürlerine teslim edilmiştir. Yandaş müdürler eliyle yürütülen soruşturmalarda verilen adrese teslim cezalar tam anlamıyla bir hukuk katliamı haline gelmiştir. Üstelik son zamanlarda disiplin cezalarına ek olarak il içinde sürgünler yapılmaktadır. Osmangazi’nin doğusu ve Yıldırım ilçesi sürgün bölgesine dönüştürülmüştür. Hukukun ayaklar altına alındığı, adalet duygusunun ve idareye güvenin yok edildiği bu dönemde hukuksuzluğun giderek artması nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger ‘e hukuka saygı alanından “0” veriyoruz.
Sendikalarla İletişim
Sabahattin Dülger, sendikalarla iletişim kurma konusunda selefine göre daha yapıcı bir tavır göstermektedir. İhtiyaç halinde görüşme yapılabiliyor, sorunların çözümünü konuşabiliyor olsak da, asıl beklentimiz kentimizin eğitim sorunlarını bilen ve çözüm önerileri olan sendikalarla belirli periyotlarda bir araya gelerek görüşmeler yapması, sorunlar büyümeden ortak çözümler bulunmasıdır. İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger’e beklentileri karşılamaya yetmese de sendikalarla iletişim alanından “2” veriyoruz.
Beslenme
Tam gün eğitim için altyapısı uygun ve yeterli olmadığı halde sırf sayıyı yüksek göstermek amacıyla tam gün eğitime geçirilen okullarda yeni yeni sorunlarla karşılaşıyoruz. Kayıt bölgesindeki öğrencileri okula sığdırabilmek için derslik harici tüm alanlarının kapatılarak dersliğe dönüştürüldüğü bu okullar, laboratuvar, atölye, spor salonu, kütüphane, yemekhane, kantin gibi alanların kapatılması nedeniyle okul vasfını kaybediyor. Bu durumda ortaya çıkan sorunların birisi de öğrencilerimizin öğlen yemeği sorunu olmuştur. Velilerin öğle arasında okulun demir parmaklıkları arasından çocuklarını beslemeye çalışmalarının görüntüsü adeta Bursa ile özdeşleşmiştir. Eğitimi yönetenlerin bu soruna buldukları tek çözüm ise velilerin yola yakın parmaklıklardan çocuklarını beslemesini yasaklayıp, velileri okulun arka tarafında gelip geçenlerin görmeyeceği demir parmaklıklara yönlendirmesi olmuştur. Çocuklarımızın beslenme ihtiyaçlarını görmezden gelen ve çözüm üretemeyen Sayın Sabahattin Dülger’e beslenme alanından “0” veriyoruz.
Okullar Arası Ayrımcılık 
Okullarımız arasında yapılan ayrımcılık nedeniyle özellikle İmam Hatip Okulları “dönemin okulları” olarak öne çıkarılmaktadır. Bir çok okulumuz yardımcı hizmetli ihtiyacını karşılayamazken bu okullara birden fazla hizmetli görevlendirilmekte, fiziki ihtiyaçlarının karşılanmasında diğer okullara göre öncelik verilmektedir. İhtiyaçtan fazla açılan imam hatip okulları velinin, öğrencinin tercihi değil, eğitimi yönetenlerin siyasi tercihidir. Bu ayrımcı tutumu sürdüren Sayın Sabahattin Dülger’e okullar arası ayrımcılık alanındaki başarısından dolayı “5” veriyoruz.
Temizlik Ve Düzen
Okullarımızın temizlik, kırtasiye, bakım onarım, güvenlik gibi ihtiyaçları velilerin omuzlarına yıkılmış durumdadır. İhtiyaçlarını karşılamada zorluk çeken okullar da ihtiyaç duydukları kaynağı bulmak için kayıt parası, aidat, parayla sınıf seçme, parayla öğretmen seçme gibi uygulamalarla veliden para almaya çalışmaktalar. Ancak bu yolla okulların ihtiyaçları karşılanabilmekte; ekonomik düzeyi okula para vermeye yetmeyen çevrelerde, özellikle de kentimizin doğu bölgesinde okullarımız, bakımsız, yıkık dökük ve hijyenden yoksun bir durumda, kaderine terk edilmiştir. Okullarımızın ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle Sayın Sabahattin Dülger’e temizlik ve düzen alanından “0” veriyoruz. (Kütahya’da görev yaparken bu konuda daha başarılıymış)
Başarıyı Arttırma
Bursa, eğitim başarıları konusunda gündeme gelememektedir. Türkiye sıralamalarına başarılarıyla değil, yüksek derslik açığı olan iller arasında girebilmektedir. Yine bu dönem kentimizin eğitim başarısı açısından herhangi bir ilerleme kaydedemeyen Sayın Sabahattin Dülger’e başarıyı arttırma alanından da “0” veriyoruz.
Eğitimi Özeleştirme Ve Ticarileştirme
Yaşanan tüm bu sorunlar velilerin devlet okulundan umutlarını kestikleri, çocuklarının geleceği kaygısı ile özel okullara yöneldikleri, bu yönelme ile de özel okul sayısının hızla arttığı bir kısır döngü ile karşı karşıyayız. Eğitim bir insan hakkıdır, insanlığın ortak kültür birikiminin gelecek nesillere aktarılması ve bir aydınlatma işidir. Böylesine önemli bir görevin, tek kaygıları daha fazla kazanç elde etmek olan ve ticari kaygıların eğitsel kaygılardan daha önde olduğu özel sermayeye bırakılması en başta çocuklarımıza yapılmış büyük bir haksızlıktır. Her gün mantar gibi türeyen özel okul sayısının, Nilüfer ilçemizde devlet okulu sayısını geçtiğini biliyoruz. Eğitim yöneticileri de adeta özel okulların açılmasını teşvik edercesine devlet okullarını yönetsel sorunları büyüyen, ihtiyaçlarını karşılayamayan, kalabalık, sorunlu ve çaresiz kurumlar haline dönüştürmek için yoğun çaba harcamaktadırlar. En temel kamusal görev olduğu halde eğitimi satılan ve satın alınan bir hizmet olarak yaygınlaştırmaya çabalayan sistemin yöneticisi, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger’e eğitimi özelleştirme ve ticarileştirme alanındaki çabayı olanca hızıyla sürdürdüğü için “5” veriyoruz.
Karne Öğretmen Görüşü:
Tüm bu süreçleri izlediğimizde görüyoruz ki Bursa’da İl Milli Eğitim Müdürü değişmiş olsa da anlayış değişmemiştir. Sayın Sabahattin Dülger 11 Aralık 2017’de ilimizde göreve başlarken yayınladığı mesajda selefi Veli Sarıkaya’ya beğenisini de ifade etmiştir. Görünen o ki Sayın Dülger önceki süreci örnek almakta, aynı yöntemleri kullanmakta, eğitimi aynı anlayışta yönetmektedir. Hiçbir anlayış ve uygulama değişimine gitmeden, kendisinden önceki süreci devam ettirme niyetinde olan Sayın Sabahattin Dülger’e öğretmen görüşü olarak; “Büyükler her zaman iyi örnek değildir. Selefinden kalan kötü alışkanlıkları devam ettirmemelisin. Başkası olma, kendin ol diyoruz.”