Çocukların tatilde öğrenmeyi sürdürmesini nasıl sağlayabiliriz? – Prof. Dr. Şermin Külahoğlu

Sevgili anne ve babalar

Bana ayrılan bu köşede, uzmanlık alanımla ilgili bilgi ve analizlere yer vermekten öte, eğitim konularında, siz anne ve babaların, duygularını, düşüncelerini, seslerini duyurabilecekleri bir ortam yaratmayı amaçlıyorum. Çocuklarımızın gelişimi ve eğitimi konusunda sizlerin sorularınızı yanıtlamak, isteklerinizi, görüşlerinizi dile getirebilmenizi,  söyleyeceklerinizin bu köşede duyulmasını sağlamak amacındayım. Bu köşenin temel amacını, sizlerin iletişim ve katılımlarıyla fikir ve öneriler geliştirmek, ortak akıl ve eylem gücü yaratmak olarak düşünüyorum.

Haydi, birlikte çalışalım, birlikte başaralım!

Bana, s.kulahoglu@bursamuhalif.com E-Posta adresimden ulaşabilirsiniz.

İki hafta arayla buluşmak üzere, esen kalın.

Prof. Dr. Şermin Külahoğlu


Çocuklarımızın sabırsızlıkla bekledikleri tatil zili nihayet çaldı. Şimdi onlar mutlular, çünkü tatiller keyifli zamanlardır. Tatiller fiziksel olarak daha çok dışa dönük yaşamlardır. Ev-okul çizgisinin dışına çıkılır, tatil yerlerine gidilir. Tatil, psikolojik olarak da dışa dönüklüktür. Tatilde sohbet etmek, birbirimizi daha iyi tanımak için daha çok zaman buluruz. Akrabalarla, arkadaşlarla buluşur, yeni tanışıklıklar ediniriz.

Tatiller öncelikle, dinlenme zamanlarıdır. Çocuklarımızın önce, yorgunluklarını atmaları gerekir. En az 10-15 gün dinlenmekten başka bir şey düşünülmeyebilir. Gezsinler, oynasınlar, bisiklete binsinler… Biz anne-babalar, onları bilim merkezlerine, botanik bahçelerine, müzelere, sıra dışı ortamlara götürebiliriz. Bir balıkçıyla veya bir bal üreticisiyle karşılaşmak, onların öğrenme merakını uyandıracak, onlarca test sorusu çözmekten daha öğretici olacaktır. Sonuçta tatiller, yeni yerleri ve yeni insanları keşfetme zamanlarıdır.

Tatilde ders çalışma konusuna gelince, şuna dikkat çekmek isterim: Çocuklar her zaman kendilerini geliştirmek isterler. Çocuklarımızın çok yorulduğunu ve dinlenmeleri gerektiğini düşünüyoruz ama onlar gerçekten öğrenmeye her zaman açtırlar. Tabi ki ortam değiştirmeye, aileleriyle birlikte zaman geçirmeye ihtiyaçları vardır ama bilişsel hareketlilik düzeyinde tatile ihtiyaçları yoktur. Okulda başarı düzeyi ne olursa olsun, her çocuk daha ileri gitmek arzusundadır ve her çocuğun tatilde çalışmak için yönlendirilmeye ihtiyacı vardır. Bu bakımdan, çocukları öğrenme sürecinde tutmak önemlidir. Öğrenme açlıklarını doyurmayı tatilde de sürdürmek gerekir. Tatil süresince bilgisini zenginleştirme ve kendini daha çok geliştirme çabasına destek vermek iyi olur.

Dinlenme döneminin ardından, hergün biraz daha artan biçimde düzenli çalışmaya sıra gelmelidir. Bıkkınlık yaratmadan ama hergün kendi amaçladığına ve yaptığı plana bağlı kalarak bitirmek şartıyla çalışmaya koyulmak gerekir. Oyunun kuralı, çocuğu tatilde de bunaltmamak olmalı. Tatil zamanları, okul zamanları değildir. Onu okuldaki gibi çalışmaya zorlamamak gerekir. Tatilin “dışa dönüklük” özelliği, içe dönüklük gerektiren ders çalışma anlarıyla pek uyumlu değildir. Bu nedenle, çocuklarımızı okuldaki gibi çalıştırmak istememiz, tatile uygun düşmez. Bu tutum, öğrenme eğilimini onarılmaz biçimde bloke edebilir. Öte yandan, okumak/öğrenmek filillerinin emir kipine tahammülü yoktur. Öyleyse, çocuğunuzun sesine kulak verin. Bu çalışma saatlerinde onu günlük ödevlere zorlamak, “oku/çalış” komutlarına bağlamak yerine, tatil çalışmalarını, onun kendi benimsediği bir amaca dönük ve kendisi için bir anlam ifade edecek biçimde planlamasına yardım etmeye çalışın.

Tatilde çocuklarımıza ayıracak daha çok zamana sahibiz. Onlara zaman ayırıp, biraz yaratıcı düşünceyi işe koşarak, hoşlanacakları etkinlikler yoluyla farklı biçimde öğrenmeye teşvik edebiliriz. Onlara yeni bir öğrenme biçimi önermek için tatil bağlamından (deniz, dağ, vb.) öğrenme zamanı olarak yararlanabiliriz. Burada temel düşünce, onları tatilde çevreleyen yeni ortamda, okulda tüm yıl boyunca öğrendiklerine ilişkin, farklı biçimde bağlantılar kurmaktır. Burada, öğrenme için daha çok zaman değil, bağlamı kullanmak önemlidir. Örneğin bahçede çalışmalarınıza yardım etmek isteyen çocuğunuza “zamanını burada boşa harcamak yerine eve girip birkaç test çöz” demek yerine, bence, bahçedeki asma için onunla birlikte bir çardak planlamaya girişebilir ve buradan matematik öğrenme fırsatı yaratabiliriz.”Bu çardağı kurmak için bize kaç çubuk ve bağlantı gerekecek?” Bu soru onu günlük yaşam içinde farklı biçimde matematiğe yaklaştırılabilir. Küçük çocuğunuz plajda kumla oynuyorken, bir kumdan şato kurma oyunu ile bir öğrenme fırsatı yaratabilirsiniz. Ona kurduracağımız bir simetrik şato yoluyla, geometrinin temelleri gözden geçirilebilir. Sonra ondan bu şato üzerine giriş gelişme ve sonuç bölümleri içeren bir öykü oluşturmasını isteyerek, bir plaj etkinliği yoluyla matematikten dilbilgisine geçebiliriz. Bir yemek tarifini, bir mobilya montajını, alış veriş listesini birlikte yapmaya girişmek bile ummadığınız kadar öğretici sonuçlar ortaya çıkarabilir. Burada önemli olan, çocuğu bir amaca bağlamak, okuduğunun-yazdığının onun için bir anlam ifade etmesini sağlamaktır. Büyük olasılıkla, bu etkinliklerin devamında çocuğunuzun o konuda kafa yormayı ve öğrenme çabalarını sürdürdüğünü gözlemleyeceksiniz.

Tatil kursları bu türden bağlam içimde öğrenmeler için elverişli ortamlar olabilir. Küçük yaşlarından beri futbola meraklı veya artistik jimnastik mi yapıyor? Geleceğin yıldız dansçısı veya profesyonel basketçi olmaya aday mı görünüyor? Giderek artan sayıda belediyelerin, spor federasyonlarının veya özel şirketlerin düzenlediği yaz kursları, çocuklarımızın yeteneklerini geliştirmeleri veya tutkularını yeni bir çerçevede ilerletmeleri için fırsat sunar.

Tatil kampları ise çocukların kolektif yaşamı, bağımsız olmayı öğrenme yerleridir. Arkadaşlarını taklit ederek, dişlerini fırçalamayı, yatağını toplamayı, yeni yemekleri sevmeyi öğrenirler. Okul başarısı çok yüksek olmayan çocukların, farklı alanlarda kapasitelerini keşfetmeleri ve öz-güven kazanabilmeleri için olanak sağlaması açısından da önemlidir.

Ergen çocuğumuzun öz güven kazanmasına yardımcı olmanın bir yolu da onun tatilde bir iş deneyimi yaşamasını sağlamak olabilir. Tatil işi yeni bir çevreye, yeni insanlarla iletişime girmesini iş dünyasını tanımasını sağlar. Okul ritmi dışında, kendine, birlikte çalıştığı kişilere, amirlerine ve müşterilere karşı sorumluluk almayı öğrenir. Okulda olduğu gibi iş yerinde de bir sonuç üretme bir üst makama hesap vermek gerektiğini kavrayacak, çalışma disiplinini pekiştirecektir. Tatil işinde, ileride yararlanabileceği becerileri geliştirebilir ve hatta iş başvurularında bile kullanabileceği deneyimler kazanabilir. Öte yandan, ekmeğini kazanmak için çalışmak gerektiğini öğrenir, evde yalnız başına kalıp, can sıkıntısı çekmek yerine, eğer dilerse aile bütçesine katkı veya cep harçlığına eklemeler yapabilir.

Son olarak, çocuklara tatilde tatil günlüğü tutmayı öneriyorum. Tarih koydukları, geçirdikleri günü anlattıkları, sevdikleri bir resim, günün fotoğrafını, beğendikleri sözleri ekledikleri, tatil günlüğünü yıllar sonra gülümseyerek okuyacaklardır.

Özetle, tatiller hep anne-babayla birlikte olma, zamanını TV ve özellikle bilgisayar ve internet karşısıda geçirip, pilav makarna, hamburger yeme zamanları değil, çeşitli öğrenme fırsatlarından yararlanarak,kendini geliştirme ve daha ileri gitmek çabasını sürdürmektir.

Keyifli ve verimli tatiller diliyorum.

Bursa Muhalif Gazetesinde yayınlanmıştır